Ana içeriğe geç
Sözlük

doy ile cümle

doy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Mi is lehetne könnyebb, táplálóbb vagy egészségesebb az egész család számára, mint bifszteket sütni?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Mikä olisi helpompaa ja terveellisempää kuin pihvi?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?¿Qué podía ser más sencillo, llenar más o ser más saludable para tu familia que asar un bistec?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Wat is er eenvoudiger, vullender of gezonder voor uw gezin dan een biefstukje bakken?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Τι θα μπορούσε να είναι πιο εύκολο, πιο χορταστικό ή πιο υγιεινό για την οικογένειά σου από μια ψητή μπριζόλα;
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Какво би могло да е по-лесно, по-засищащо или по-полезно за твоето семейство от това да изпечеш една пържола?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?Что могло быть легче, сытнее и полезнее для семьи, чем жаренный стейк?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?מה היה קל יותר, ממלא יותר או בריא יותר למשפחה שלך מאשר לצלות סטייק?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?ما الأسهل، شبع أكثر أم صحة أكثر لأسرتك من شواء شريحة الستيك؟
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?有啲乜野比煎塊扒畀屋企人食更加 容易,飽肚、或健康?
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?満腹にさせるものはあったのかな?」と思われた でもその頃にはすでに牛は不自然に育てられていた
Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."Ernähre deinen Kopf, ernähre deinen Kopf, ernähre deinen Kopf." (Musik)
Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."머리좀 채워줘, 머리좀 채워줘, 머리좀 채워줘."
Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."Голове нужна пища, голове нужна пища". (Музыка)
Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."תאכיל את ראשך, תאכיל את ראשך, תאכיל את ראשך." (מוזיקה)
Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."غذي رأسك ، غذي رأسك ، غذي رأسك."
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.A szürkület és az éjszaka a nyulak jöttek rendszeresen készített egy kiadós étkezés.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Dans le crépuscule et la nuit les lapins venaient régulièrement et a fait un repas copieux.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Di senja dan malam kelinci datang secara teratur dan membuat makanan lezat.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.En el crepúsculo y la noche llegó a los conejos con regularidad y se de una buena comida.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Hämärässä ja yöllä kanit tuli säännöllisesti ja joka asetetaan tukeva ateria.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.În amurgul şi noaptea iepurii au venit în mod regulat şi a făcut o masă copioasă.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.In der Dämmerung und der Nacht die Kaninchen kam regelmäßig und machte eine herzhafte Mahlzeit.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.In de schemering en de nacht de konijnen kwamen regelmatig en maakte een stevige maaltijd.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.I skumringen og om natten kaninerne kom jævnligt og gøres et solidt måltid.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.I skymningen och natten kaninerna kom regelbundet och gjorde en rejäl måltid.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.황혼과 밤 토끼는 정기적으로 와서 풍성한 식​​사를했다.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Nel crepuscolo e la notte i conigli è venuto regolarmente e ha fatto un pasto abbondante.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.No crepúsculo e à noite os coelhos vinham com regularidade e fez uma refeição saudável.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Vào lúc hoàng hôn và đêm thỏ đã thường xuyên và thực hiện một bữa ăn thịnh soạn.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.V mraku in ponoči kuncev prišel redno in je okusnega obroka hrane.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.W zmierzchu i nocy królików przyszedł regularnie i wykonane obfity posiłek.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Za soumraku a v noci králíci přišel a dělal pravidelně vydatné jídlo.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Za súmraku a v noci prišiel králiky pravidelne a urobil výdatné jedlo.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.Στο λυκόφως και το βράδυ τα κουνέλια ήρθε τακτικά και ένα πλούσιο γεύμα.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.В здрача и нощта зайците се редовно и обилно ядене.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.В сумерках и ночью кроликов регулярно приезжал и сделал обильная трапеза.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.У сутінках і вночі кроликів регулярно приїжджав і зробив рясна трапеза.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.בשנות הדמדומים והלילה ארנבות בא בקביעות ועשה ארוחה דשנה.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.في غسق الليل وجاء الأرانب بانتظام ، وقدم وجبة دسمة.
Alacakaranlık ve gece düzenli olarak tavşan geldi ve doyurucu bir yemek yaptı.一日中赤リスが来て行き、私にで多くのエンターテイメントが得られた
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.(16:15) А я в правде буду взирать на лице Твое; пробудившись, буду насыщаться образом Твоим.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Ale ja chcem v spravedlivosti hľadieť na tvoju tvár a nasýtiť sa, keď sa prebudím, tvojím obrazom.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Ale ja w sprawiedliwości oglądam oblicze twoje; gdy się ocucę, nasycony będę obrazem obliczności twojej.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Dar eu, în nevinovăţia mea, voi vedea Faţa Ta: cum mă voi trezi, mă voi sătura de chipul Tău.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.En cuanto a mí, en justicia veré tu rostro; quedaré satisfecho cuando despierte a tu semejanza
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Én igazságban nézem a te orczádat, megelégszem a te ábrázatoddal, midõn felserkenek.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Ich aber will schauen dein Antlitz in Gerechtigkeit; ich will satt werden, wenn ich erwache, an deinem Bilde.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Já pak v spravedlnosti spatřovati budu tvář tvou; nasycen budu obrazem tvým, když procítím.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Jaz pa bom v pravičnosti gledal obličje tvoje, sitil se bom, ko se zbudim, s podobo tvojo.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Jeg skal i rettferdighet skue ditt åsyn, jeg skal, når jeg våkner, mettes ved din skikkelse.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.나는 의로운 중에 주의 얼굴을 보리니 깰 때에 주의 형상으로 만족하리이다
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Ma io per la giustizia contemplerò il tuo volto, al risveglio mi sazierò della tua presenza
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Men jag skall skåda ditt ansikte i rättfärdighet; när jag uppvaknar, vill jag mätta mig av din åsyn.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Men jeg skal i Retfærd skue dit Åsyn, mættes ved din Skikkelse, når jeg vågner.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Mutta minä saan nähdä sinun kasvosi vanhurskaudessa, herätessäni ravita itseni sinun muotosi katselemisella.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Pour moi, dans mon innocence, je verrai ta face; Dès le réveil, je me rassasierai de ton image.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Quanto a mim, em retidão contemplarei a tua face; eu me satisfarei com a tua semelhança quando acordar.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Εγω δε εν δικαιοσυνη θελω ιδει το προσωπον σου θελω χορτασθη απο της θεωριας σου, οταν εξεγερθω.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.А аз ще видя лицето Ти в правда; Когато се събудя ще се наситя от изгледа Ти.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod