Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.And you have not besides Allah any protector or helper.
Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur; sonra, yardım da göremezsiniz.Besides God, no one can be your protector nor will anyone be able to help you.
Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna, yani dostunuza vasiyetle bir mal bırakabilirsiniz.However, you may show kindness to your guardians.
Dehari ise, teslim ettiği silahın Kosovalı bir dostundan hediye olduğunu söyledi.Dehari said the gun he had handed in was a gift from a Kosovo friend.
Tanınmış Türk yazar Yaşar Kemal yazar dostuna bir tebrik mesajı gönderdi.Prominent Turkish author Yasar Kemal sent a congratulatory note to his fellow writer.
Gerçek dostun, herkes gittiğinde gelir.Ein wahrer Freund kommt, wenn alle anderen gehen.
Ruslar şöyle der: Bir Köpeğin Dostluğu, Bir Dostun Köpekliğinden İyidir.Die Russen sagen: „Besser einen Hund als Freund, als wenn der Freund ein Hund ist.“
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Somit kann er seinen Freund nicht alleine zurücklassen.
Ben senin dostun değilim.Je ne suis pas ton ami.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Cependant, il n'est pas seul dans son bureau.
Yusuf dostunun sesini tanıyıp dedi: “Benim.Sur quoi les Juifs dirent : « Voyez comme il l'aimait ».
Ben senin dostun değilim.No soy tu amigo.
Yusuf dostunun sesini tanıyıp dedi: “Benim.Los judíos dijeron: «¡Cómo lo amaba (ephílei)!»”
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Me hubiera encantado ser su amigo.
Kundukviran Mahallesi'ndeki bahçesine eşini dostunu toplar, onları eğlendirmekten büyük zevk alırdı.Le desagradaba el cuerpo de su esposo y buscaba entretenimientos amorosos en cualquier parte.
Sanatçı, dostunu adeta bir kahraman olarak takdim etmeye çalışıyor.Cuando alguien visita su palacio se comporta como un buen anfitrión.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Lui rispose, “Neppure io, a meno che Allah non doni il Suo perdono e la sua misericordia a me”.
Filmde iki dostun başından geçenler anlatılır.È, fondamentalmente, un film su due amici.
Ben senin dostun değilim.Я не твой друг.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Пророк ответил: «Но тебя Аллах простит, ты не должен участвовать в священной войне!».
Sûs’ta bir dostunun yardımıyla Dânyâl peygamberin türbesi civarında bir yıl saklandı.Несмотря на все увещевания со стороны Мухаммада, через год они развелись.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.В природе он совершенно не встречается в одиночку.
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.ولكن لما أرشده الله تبارك وتعالى إلى ملك اليمين بعد عجزه عن الزواج فدل على أنه لا متعة.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."ما الشكر" قلت: "الشكر ألا تعصي الله بنعمه".
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.اعمل الخير لأصدقائك يزيدوك محبة، واعمل الخير لأعدائك ليصبحوا أصدقائك.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Ele disse: "..eu acho que você não é um Deus e sim um demônio (trecho adaptado).
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Mas eu estou aqui para ser sua amiga.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Ele não estava sozinho em seu ponto de vista.
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.Deus não lhes mostrou misericórdia; procurou os seus descendentes e não os libertou de nada.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.Wie de staat genegen is, is zijn vriend; wie dat niet is, is zijn vijand.
Yusuf dostunun sesini tanıyıp dedi: “Benim.To powiedziawszy wyszedł powtórnie do Żydów i rzekł do nich: «Ja nie znajduje w Nim żadnej winy.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Oddziały te nie były w żaden sposób samodzielne.
Sanatçı, dostunu adeta bir kahraman olarak takdim etmeye çalışıyor.Sam tymczasem podaje się za rzeźbiarza, swojego przyjaciela.
Sanatçı, dostunu adeta bir kahraman olarak takdim etmeye çalışıyor.Han tog emot mig som man tar emot en god vän.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.У цей період самець не залишає самицю.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Na druhou stranu nechtěla zůstat sama.
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Vaas: Chceš, abych tě rozpáral jako tvýho kámoše?
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.De aceea, nu este găsit deloc singur în atmosferă.
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Így született meg az If I Was Your Boyfriend.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Henkilöä ei kuitenkaan saa jättää tilaan yksin.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.«Να ευεργετείς το φίλο, για να γίνει πιο στενός φίλος και να κάνεις τον εχθρό σου φίλο.
Kundukviran Mahallesi'ndeki bahçesine eşini dostunu toplar, onları eğlendirmekten büyük zevk alırdı.Η γυναίκα του συγκυβερνήτη τον περίμενε με φίλους για να διασκεδάσουν.
Sanatçı, dostunu adeta bir kahraman olarak takdim etmeye çalışıyor.Han vil presentere ham som en venn og gjest.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Ibunya menjawab, “dan untukmu keselamatan wahai anakku, dan rahmat Allah serta barakahnya.”
Yusuf dostunun sesini tanıyıp dedi: “Benim.Dan berfirmanlah TUHAN kepada Yosua: "Hari ini telah Kuhapuskan cela Mesir itu dari padamu."
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Saya akan menjadikan kamu pacar saya.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Chúng không thích bị bỏ ở nhà một mình trong thời gian dài.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.父親は単身赴任で不在。
Din dostunun kadrini, din eri bilir.二階堂氏、伊達氏の家臣。
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.我會让你變成我的女朋友。
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.כדי לזכור אותם, את חברי.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Не се оставят сами в стаята.
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Ma olen sinu sõber, seega sa võid mind alati usaldada.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.Kui käid taimega hästi ümber, saad nende sõbraks ning kui halvasti, siis vaenlaseks.
Aile bireyiniz ya da dostunuz için de yardıma başvurabilirsiniz.Du kan också söka hjälp för en familjemedlem eller en vän.
Aile bireyiniz ya da dostunuz için de yardıma başvurabilirsiniz.También puede solicitar ayuda en nombre de un miembro de su familia o de un amigo.
Aile bireyiniz ya da dostunuz için de yardıma başvurabilirsiniz.Voit hakea apua myös perheenjäsenen tai ystävän puolesta.
Aile bireyiniz ya da dostunuz için de yardıma başvurabilirsiniz.Vous pouvez aussi demander de l’aide à vos proches : famille ou amis.
Aile bireyiniz ya da dostunuz için de yardıma başvurabilirsiniz.Вы также можете обратиться за помощью от имени члена семьи или друга.
Aile bireyiniz ya da dostunuz için de yardıma başvurabilirsiniz.بإمكانك طلب المساعدة أيضاً بالنيابة عن أحد أفراد العائلة أو الصديق.