Dur, bekle. Çak, dostum.頑張ったな
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Bạn hữu làm cho thương tích, ấy bởi lòng thành tín; Còn sự hôn hít của kẻ ghen ghét lấy làm giả ngụy.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Bạn_hữu làm cho thương_tích , ấy bởi lòng_thành tín ; Còn sự hôn_hít của kẻ ghen_ghét lấy_làm giả ngụy .
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Bezpečnější rány od přítele, než lahodná líbání nenávidícího.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Die Schläge des Liebhabers meinen's recht gut; aber die Küsse des Hassers sind gar zu reichlich.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Fiéis são as feridas dum amigo; mas os beijos dum inimigo são enganosos.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Fieles son las heridas que causa el que ama, pero engañosos son los besos del que aborrece
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Jószándékból valók a barátságos embertõl vett sebek; és temérdek a gyûlölõnek csókja.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Kawan memukul dengan cinta, tetapi musuh merangkul dengan bisa
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.친구의 통책은 충성에서 말미암은 것이나 원수의 자주 입맞춤은 거짓에서 난 것이니라
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Leali sono le ferite di un amico, fallaci i baci di un nemico
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Lepsze są rany od przyjaciela, niż łagodne całowanie człowieka nienawidzącego.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Les blessures d`un ami prouvent sa fidélité, Mais les baisers d`un ennemi sont trompeurs.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Rănile făcute de un prieten dovedesc credincioşia lui, dar sărutările unui vrăjmaş sînt mincinoase. -
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Trofaste er vennens slag, men troløse er fiendens kyss.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Udarci prijateljevi so iz zvestih misli, sovražilec pa mnogo poljublja.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Vännens slag givas i trofasthet, men ovännens kyssar till överflöd.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Vennehånds Hug er ærligt mente, Avindsmands Kys er mange.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Verné sú rany od toho, kto miluje; ale hromadné sú bozky toho, kto nenávidí.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Ystävän lyönnit ovat luotettavat, mutta vihamiehen suutelot ylenpalttiset.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.πληγαι φιλου ειναι πισται φιληματα δε εχθρων πολυαριθμα.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Искренни укоризны от любящего, и лживы поцелуи ненавидящего.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.Удари от приятел са искрени, А целувки от неприятел - изобилни.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.נאמנים פצעי אוהב ונעתרות נשיקות שונא׃
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.امينة هي جروح المحب وغاشة هي قبلات العدو.
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.朋 友 加 的 傷 痕 出 於 忠 誠 . 仇 敵 連 連 親 嘴 、 卻 是 多 餘
Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar.朋友 加 的 傷痕 出 於 忠誠 . 仇敵連連親 嘴 、 卻是 多餘
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.(40:10) Даже человек мирный со мною, на которого я полагался, который ел хлеб мой, поднял на меня пяту.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Auch mein Freund, dem ich mich vertraute, der mein Brot aß, tritt mich unter die Füße.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Aun mi amigo íntimo, en quien yo confiaba y quien comía de mi pan, ha levantado contra mí el talón
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Bahkan kawan karib yang paling kupercayai, orang yang makan bersamaku, telah menghina aku
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Celo prijatelj moj, ki sem mu zaupal, ki je jedel moj kruh, je vzdignil peto proti meni.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Ðến đỗi người bạn thân tôi, Mà lòng tôi tin cậy, và đã ăn bánh tôi, Cũng giơ gót lên nghịch cùng tôi.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Ðến đỗi người bạn_thân tôi , Mà lòng tôi tin_cậy , và đã ăn bánh tôi , Cũng giơ gót lên nghịch cùng tôi .
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Endog min Ven, som jeg stolede på, som spiste mit Brød, har løftet Hælen imod mig.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.En ugjerning henger ved ham, og han som ligger der, skal ikke stå op mere.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana."Heb je het al gehoord? Hij heeft een dodelijke ziekte. Hij zal nooit meer van zijn ziekbed afkomen."
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Hovoria, zkaza vraj prišla na neho, a keď už raz leží, viacej nevstane.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Istennek átka szállott õ reá, s mivelhogy benne fekszik, nem kél fel többé!
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana."Jokin parantumaton paha on häneen tarttunut, ja siitä, missä hän makaa, hän ei enää nouse".
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.나의 신뢰하는바 내 떡을 먹던 나의 가까운 친구도 나를 대적하여 그 발꿈치를 들었나이다
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Mówiąc: Pomsta się nań za niezbożność wylała, a iż się położył, więcej nie wstanie.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.»Ohjälplig ofärd har drabbat honom, han som ligger där skall icke mer stå upp.»
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Pomsta pro nešlechetnost přichytila se ho, a kdyžtě se složil nepovstaneť zase.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.«Un morbo maligno su di lui si è abbattuto, da dove si è steso non potrà rialzarsi»
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Да! Самият ми близък приятел, комуто имах доверие, Който ядеше хляба ми, дигна своята пета против мене.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.גם איש שלומי אשר בטחתי בו אוכל לחמי הגדיל עלי עקב׃
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.ايضا رجل سلامتي الذي وثقت به آكل خبزي رفع عليّ عقبه
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.連 我 知 己 的 朋 友 、 我 所 倚 靠 、 喫 過 我 飯 的 、 也 用 腳 踢 我
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.連我 知己 的 朋友 、 我 所 倚靠 、 喫過 我 飯 的 、 也 用 腳踢我
Elbette, dostum.Claro, amigo.
- Elbette, dostum. - Güzel.Sí... seguro amigo.
- Elbette, dostum. - Güzel.Наравно, другар.
Elbette, dostum.Han knullar gick ut i den kolsvarta.
- Elbette, dostum.Isso. Claro, amigo.
Elbette, dostum.Ja persze, haver.
- Elbette, dostum.- Jasně, kámo.
- Elbette, dostum.Klar, Kumpel.
Elbette, dostum.Možná na nás čeká. Ó, jasně, kámo.
- Elbette, dostum.Natuurlijk, makker.