• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• en tirant le meilleur parti des actions environnementales financées par l'UE;
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• hyödyntämällä mahdollisimman tehokkaasti kaikkia Euroopan yhteisön rahoittamia ympäristötoimia;
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• maximálně využíváme všechna opatření pro životní prostředí financovaná EU;
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• sfruttando nel miglior modo possibile tutte le azioni in campo ambientale finanziate a livello europeo;
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• utilizar da melhor forma possível todas as acções ambientais financiadas pela Europa;
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• utnyttja alla EU-finansierade miljöinsatser så effektivt som möjligt,
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• valorificarea tuturor acţiunilor de mediu cu finanţare europeană;
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• ved bedst mulig udnyttelse af alle EU-finansierede miljøinitiativer
• Avrupa fonlarıyla gerçekleştirilen çevre dostu eylemlerden en iyi şekilde yararlanmak;• като използваме по най-добрия начин всички екологични дейности, финансирани от ЕС;
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.Absalom pa reče Husaju: To li je milost tvoja s prijateljem tvojim? Zakaj nisi šel s prijateljem svojim?
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.Absalom sade till Husai: »Är det så du visar din kärlek mot din vän? Varför har du icke följt med din vän?»
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.Absalom sanoi Huusaille: "Tällainenko on rakkautesi ystävääsi kohtaan? Miksi et mennyt ystäväsi kanssa?"
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.Absalon sagde til Husjaj: "Er det sådan, du viser din Ven Godhed? Hvorfor fulgte du ikke din Ven?"
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.Da sa Absalom til Husai: Er dette din kjærlighet til din venn? Hvorfor drog du ikke med din venn?
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.És monda Absolon Khúsainak: Ez-é a barátod iránti szereteted? Miért nem mentél el barátoddal?
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu."Is dit de manier waarop u uw vriend David behandelt?" vroeg Absalom hem. "Waarom bent u niet bij hem?"
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.압살롬이 후새에게 이르되 이것이 네가 친구를 후대하는 것이냐 네가 어찌하여 네 친구와 함께 가지 아니하였느냐
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.Tedy řekl Absolon k Chusai: Toliž jest vděčnost tvá k příteli tvému? Pročež jsi nešel s přítelem svým?
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.А Авесалом каза на Хусая: Това ли е благостта ти към приятеля ти? защо не отиде с приятеля си?
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.И сказал Авессалом Хусию: таково-то усердие твое к твоему другу! отчего ты не пошел с другом твоим?
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.ויאמר אבשלום אל חושי זה חסדך את רעך למה לא הלכת את רעך׃
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.فقال ابشالوم لحوشاي أهذا معروفك مع صاحبك. لماذا لم تذهب مع صاحبك.
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.押 沙 龍 問 戶 篩 說 、 這 是 你 恩 待 朋 友 麼 . 為 甚 麼 不 與 你 的 朋 友 同 去 呢
Avşalom Huşaya, ‹‹Dostuna bağlılığın bu mu? Neden dostunla gitmedin?›› diye sordu.押 沙龍問戶篩說 、 這是 你 恩待 朋友麼.為甚麼 不 與 你 的 朋友 同去 呢
Avustralya'da büyümüşsen 'Nasılsın dostum?' dersin.Si eres criado en Australia tu dices:
Avustralya'da büyümüşsen 'Nasılsın dostum?' dersin.Ако сте израснали в Австралия и кажете:
-Aynen dostum.Gianluca: Ich weiß!
-Aynen dostum.- Je sais, je sais
-Aynen dostum.No wiem, no wiem ...
-Aynen dostum.- Stiu, nu?!?
-Aynen dostum.Знам, знам...
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum. Buralarda dikkat çeken sen ve Tucker'dın, degil mi?Pyydän sitä myös hyvänä ystävänänne.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Jag ber dig som en vän.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Jeg beder dig som min ven.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Proszę o to jako przyjaciel.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Também to peço como amigo.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Te lo chiedo anche come amico.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Te lo pido como buen amigo.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Στο ζητώ και σαν φίλος.
Ayrıca bunu yakın bir dostun olarak istiyorum.Я также прошу вас об этом как близкий друг.
Ayrıca hayır, erkek arkadaşım değil. En yakın dostum.[Giulio] no, non è il mio ragazzo, è il mio migliore amico
Az kalsın seni öldürecektik dostum! -Bize doğru gel! -Hadi oradan, siz gelin.¡Por poco te matamos! -¡Venga hacia acá! -¡Váyanse al carajo, vengan ustedes!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Dobra!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Hei puhu minulle
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Jebemti! Mogli bi te ubiti, jebemti!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Kau tahu itu. Kita buang-buang waktu.
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Nu am ştiut că a mai ramas cineva pe aici!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!- Quase te matámos!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Παραλίγο να σε σκοτώσουμε!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!Можехме да те убием!
Az kalsın seni öldürecektik dostum!.כמעט הרגנו אותך
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?¿Acaso no me llamas ahora: 'Padre mío', o 'Tú eres el amigo de mi juventud'
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Acum, nu -i aşa? strigi la Mine: ,Tată! Tu ai fost Prietenul tinereţii mele!`
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Azaż od tego czasu wołać będziesz na mnie: Ojcze mój! Tyś wodzem młodości mojej?
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Či nebudeš odteraz volať na mňa: Môj Otče, ty si môj druh, ktorý si ma sprevádzal v mojej mladosti!?
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?E ora forse non gridi verso di me: Padre mio, amico della mia giovinezza tu sei
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Har du ikke nettop nu ropt til mig: Min far, du er min ungdoms venn?
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?네가 이제부터는 내게 부르짖기를 나의 아버지여 아버지는 나의 소시의 애호자시오니
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Kuitenkin sinä nyt huudat minulle: "Isäni! - Sinä olet nuoruuteni ystävä! -
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Maintenant, n`est-ce pas? tu cries vers moi: Mon père! Tu as été l`ami de ma jeunesse!