Dumbledore'ların aile dostu ve Potter ailesinin akrabasıdır.Старый друг семьи Дамблдора, сосед и друг Поттеров.
Bay danışmanın dostudur.Военный советник вождя.
Gaia (Jaime Murray) — Lucretia'nın kadim dostu.Джейми Мюррей — Гайя, подруга Лукреции.
Kullanıcı dostu olan bu site sürekli gönüllüler tarafından hazırlanan grafiklerle desteklenmektedir.Контент сайта создаётся зарегистрированными пользователями на добровольных началах.
Kiersey Clemons as Sophia Preston, Lindy'nin oda arkadaşı ve en iyi dostu .Кирси Клемонс — София Престон, соседка и близкая подруга Линди.
Benim bir dostum var.علي صديق.
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.ولكن لما أرشده الله تبارك وتعالى إلى ملك اليمين بعد عجزه عن الزواج فدل على أنه لا متعة.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."ما الشكر" قلت: "الشكر ألا تعصي الله بنعمه".
Geri kalan ömrünü dostu ve aynı zamanda kuzeni olan XIV. Louis'nin koruması altında sürdürdü.وقد عاش ما تبقي من حياته زاعمًا إنه تحت رعاية ابن عمه، وحليفه المَلك لويس الرابع عشر.
En iyi dostu odur.ويعتبر أعز صديق له.
Aynı zamanda Makedonyalı İskender'in de dostuydu.كما أنه كان زوج ايرشكيجال.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.اعمل الخير لأصدقائك يزيدوك محبة، واعمل الخير لأعدائك ليصبحوا أصدقائك.
O günlerde dostu İsmail Safa’nın evinde okuduğu Abdülhamit karşıtı bir şiiri, gözaltına alınmasına yol açtı.وفي هذه الأيام تسبب الشعر الذي ألقاه في منزل صديقه إسماعيل صفا ضد السلطان عبد الحميد في إعتقاله.
Menstrual bardaklar ayrıca ped ve tamponlardan daha pratik ve çevre dostu olarak tanıtılmaktadır.كذلك يتم الترويج لكؤوس الحيض بإعتبارها أكثر عملية وصديقة للبيئة من السدادات والفوط.
Kullanıcı dostu bir grafiksel arayüz ve kapsamlı bir komut satırı arayüzü içerir.الأشياء الوحيدة التي يحتاج متصفح العميل أن ينفذها هي عرض الصور وجافا سكريبت.
Velî: Allah'ın sıfatlarından Veli: Allah dostu.قال : رحم الله المهدي.
Halilullah yani Allah'ın dostu olarak anılır.اعتبر آية الله روح الله الخميني كزعيم الذي "أوامره مطاعة".
Manav: Bakkalın dostu.محمود صديق المنشاوي.
Çünkü Sasuke ilk dostudur.وكان إسبوزيبوس أقرب صديق له.
Diğer gereksinimler, çevre dostu ve düşük maliyet imkanını içermektedir.الميزّة الأخرى استعمالُ القطوع الزائدةِ والقطوع المكافئةِ.
Bakkal: Manavın dostu.نايل : صديق الزّوج.
İbn-i Arabi'nin seyahat dostudur.تيتو صديق الأمة العربية.
Ailesinin dostu olan Johan Ludvig Runeberg'in şiir dilini takdir ediyordu.أُعجـِب إدلفلت بالشاعر يوهان لودفيغ رونيبيرغ الذي كان صديقاً للعائلة.
Çünkü bütün olayların yaratıcısı dostu oldukları o Allah'tır.الله تعالى خالق لأفعال العباد كلها.
Dumbledore'ların aile dostu ve Potter ailesinin akrabasıdır.عائلة دو بونت للتعرف على أفراد الأسرة الآخرين وأقاربهم.
Adanın yaratıklarını tanıyor ve İwi yerlilerinin dostu.Ele conhece as criaturas da ilha, e é amigo dos nativos de Iwi.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Ele disse: "..eu acho que você não é um Deus e sim um demônio (trecho adaptado).
"Kendini çok fazla önemseme dostum.Você se preocupa demais, irmão.
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Mas eu estou aqui para ser sua amiga.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Ele não estava sozinho em seu ponto de vista.
Bölümde, Homer, yeni aile dostu John'un eşcinsel olduğunu öğrenmesiyle ondan uzaklaşır.No episódio, o patriarca Homer se distancia de John, o novo amigo da família, após descobrir que ele é gay.
Benim bir dostum var.Temos um cara.
En iyi dostu odur.É o melhor amigo de Io.
Ayrıca Marilyn Manson'ın da yakın dostudur.É fã e amigo de Marilyn Manson.
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.Encontro você em outra vida.
Choe, "KWP içerisinde" ve Kim Jong-il ailesinin dostu olduğu New York Times tarafından açıklanmıştır.Choe é descrito pelo New York Times como "um insider do PTC" e como "amigo da família de Kim Jong-il".
Kapak tasarımı mağaza dostu olması için değiştirildi, ancak kitapçıklarda orijinal çalışma yer aldı.A capa foi mudada para ter a venda permitida nas lojas, mas a arte interna foi mantida como na original.
Sadece çok iyi bir dostum" dedi.Era um ótimo amigo".
Eski dostu Jefferson ile bir daha görüşmedi.Ela nunca viveu com seu marido, Godofredo, novamente.
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.Deus não lhes mostrou misericórdia; procurou os seus descendentes e não os libertou de nada.
Ashley Greene, Alice Cullen: Cullen ailesinin geleceği görebilen bir üyesi ve Bella'nın yakın dostu.Ashley Greene como Alice Cullen, membro da família Cullen, torna-se uma amiga próxima de Bella.
Sid ile geçinemese bile dostudur.Ela então conversa com Sid.
Wheeljack'ın eski dostudur.O Bando do Velho Jack.
Kahveye şairin dostu Roucher girer, yaklaşarak kendisi için bir pasaport sağladığını bildirir.Seu amigo Roucher o aconselha a partir e consegue um passaporte.
Ömrünün sonuna kadar bir Hak dostu olarak yaşar.Ele sempre permaneceu um grande amigo dela até ao fim da sua vida.
Tanis'in bütün grup arkadaşlarıyla iyi ilişkileri vardır, yine de en eski dostu Flint'tir.Tem uma paixão secreta por Howie, além de ser sua fã número um.
Öldüğünde o da kardeşleri gibi ölümün dostu olarak gitmiş.Assim a Morte levou para si o irmão mais velho.
Seçkin kullarının dostudur.Haar huisgenoten zijn Jólaköttur (de kerstkat).
Dostu da Kadırgalı Eşref'dir.De kaasmassa is ivoorkleurig.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.Wie de staat genegen is, is zijn vriend; wie dat niet is, is zijn vijand.
Enver Bey'in (o dönem henüz Paşa olmamıştı) yakın dostuydu.Daarmee was hij het grootste zekere lid van de Ornithomimidae.
Bir dostu kaldı - Olcay.Er werd een partner gevonden: Lancia.
Çünkü bütün olayların yaratıcısı dostu oldukları o Allah'tır.Maar dit was slechts een schaduw van de schepping door God.
Amsterdam bisiklet dostu bir şehirdir.Burco was een Amsterdamse fietsenfabriek.
Tien Shinhan'nın en yakın dostudur.Hij is heel goede vrienden samen met Ten Shin Han.
Yohun en iyi dostu.Hij is Yoh's beste vriend.
Halifelerin en büyüğü Ebu Bekir, İslam peygamberi Muhammed'in en iyi dostudur.De eerste van de Rashidun, Aboe Bakr, was de beste vriend van de Profeet.
Ayrıca Marilyn Manson'ın da yakın dostudur.Ook raakte hij goed bevriend met M. Manson zelf.
Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı.Hij was ook medestichter van een coöperatieve melkerij.
Ayrıca kendisini İsrail Devleti'nin dostu olarak tanımlamıştır.Daarnaast ondersteunde hij de stichting van de staat Israël.