Ayrıca kendisini İsrail Devleti'nin dostu olarak tanımlamıştır.También se desempeñó como Ministro de Religión en el gobierno israelí.
Kundukviran Mahallesi'ndeki bahçesine eşini dostunu toplar, onları eğlendirmekten büyük zevk alırdı.Le desagradaba el cuerpo de su esposo y buscaba entretenimientos amorosos en cualquier parte.
Gaia (Jaime Murray) — Lucretia'nın kadim dostu.Jaime Murray es Gaia, amiga influyente de Lucrecia.
Ning Skun'un, Skun'da Ning'in en iyi dostudur.Noah, el otro protagonista, es el mejor amigo de Zed en Calm.
Benim bir dostum var.Un nuevo amigo.
Scooby-Doo: Shaggy Rogers'ın en iyi dostu olan bir Danua köpektir."Scooby-Doo": Es un miedoso gran danés que es el mejor amigo de Shaggy Rogers.
Kendisini 1794'te evinin başkahyalığıyla görevlendiren kraliçe Marie-Antoinette'in dostu oldu.Sirvió como dama de compañía de la reina María Antonieta desde 1770 hasta 1791.
Sanatçı, dostunu adeta bir kahraman olarak takdim etmeye çalışıyor.Cuando alguien visita su palacio se comporta como un buen anfitrión.
Noldor'un dostu olmamıştı.Negundo nikoense Miq.
Black Widow eski dostu Hawkeye ile dövüşür ve onu alt eder.Aunque Hawkeye va tras Viuda Negra y Strucker.
Sen ve ben eski dostuz.Io e te siamo vecchi amici.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Lui rispose, “Neppure io, a meno che Allah non doni il Suo perdono e la sua misericordia a me”.
April O'Neil: Kaplumbağalar'ın en yakın insan dostudur.April O'Neil: è l'amica umana delle tartarughe.
Kyle'ın Stan'den sonraki en yakın dostudur.Kyle è il migliore amico di Stan.
Benim bir dostum var.Lui è un mio amico.
Sean Gunn, Kraglin: Yondu'nun Ravagers'deki ilk dostu.Kraglin, interpretato da Sean Gunn: primo ufficiale di Yondu nei Ravager.
Her iki adamı da reddederek Raskolnikov'un sadık dostu Razumihin'i tercih eder.Lei respinge entrambi gli uomini a favore del leale amico di Raskol'nikov, Razumichin.
Debbie Berwick (Kay Panabaker), Pim'in düşmanı ve dostudur.Debbie Berwick (Kay Panabaker), amica-nemica di Pim.
Ayrıca Marilyn Manson'ın da yakın dostudur.É un lontano parente di Marilyn Manson.
"Kendini çok fazla önemseme dostum.Ti prego, non preoccuparti troppo».
Bay danışmanın dostudur.Consigliare → CUnsighjiare.
Ama, ey benim dostum, tanrılar bize sabrı, metaneti şifa bulmamız, acılara derman olsun diye verdiler.Vi prego di essere pazienti, di offrire a Dio la vostra sofferenza.
Filmde iki dostun başından geçenler anlatılır.È, fondamentalmente, un film su due amici.
Stephanie, Emily'nin en iyi dostudur.La migliore amica di Victoria, è il primo obbiettivo di Emily.
Alberto Knox: Sofie'nin felsefe öğretmeni,ve onun yakın dostu.Alberto Knox: Alberto è l'insegnante di filosofia di Sofia.
Yazar eseri, dostu Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır.Il racconto è dedicato al bambino che fu Léon Werth, amico dell'autore.
Sadık Paşa, Adam Mickiewicz'in eski bir dostuydu.I suoi genitori erano amici della famiglia di Adam Mickiewicz.
En iyi dostu bir kurbağadır.Pare che la sua migliore amica sia una capra.
Piyer’in iyi bir dostudur.Sarà un grande amico per Patrick.
Burada, daha sonra hayatının en sevimli dostu olan ıslığı ile tanışmıştır.Con l’affermarsi della Dolce Vita questo locale conosce il periodo migliore della sua vita.
Shaggy Rogers: Asi bir gençtir en iyi dostu Scooby'dir.Shaggy Rogers è il migliore amico e compagno di avventure di Scooby.
Köpek insanın en iyi dostudur.Собака - лучший друг человека.
Dostum, söz konusu kadınlar olunca sen çok aptalsın.Чувак, ты так тормозишь, когда дело касается женщин...
Fransızlar dostumuzdur.Французы - наши друзья.
Ben senin dostun değilim.Я не твой друг.
Harbiden, dostumuz nerede?Где же наш товарищ?
Teşekkür ederim, dostum!Спасибо, приятель!
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Пророк ответил: «Но тебя Аллах простит, ты не должен участвовать в священной войне!».
Celegorm büyük bir avcı ve Vala Oromë'nin dostuydu.Келегорм был великим охотником и другом Вала Оромэ.
Griffin ailesinin evcil hayvanı ve aile dostudur.Он домашняя собака и друг семьи Гриффинов.
Çünkü Sasuke ilk dostudur.Является первой подругой Сасами.
Sûs’ta bir dostunun yardımıyla Dânyâl peygamberin türbesi civarında bir yıl saklandı.Несмотря на все увещевания со стороны Мухаммада, через год они развелись.
Finlandiya Tatarları, Sovyet Rusyası’nın dostu olan Türkiye Hükümeti’nden yardım istemişlerdi.Татары Финляндии обратились за помощью к правительству Турции, дружественному Советской России.
Bir dostu kaldı - Olcay.У него есть жена — Калтась-эква.
April O'Neil: Kaplumbağalar'ın en yakın insan dostudur.Эйприл О’Нил (озвучивает Катерина Грэм) — человеческий друг черепах.
Yazar eseri, dostu Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır.Итак, я исправляю посвящение: Леону Верту, когда он был маленьким».
Dostu da Kadırgalı Eşref'dir.Душица Дружина (Друг) — товарищ.
Tek arkadaşı ve dostudur.Его лучший и единственный друг.
Dostum "diye ekledi.Он ответил: «Дорогой друг.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.В природе он совершенно не встречается в одиночку.
O Asteriks'in can dostu.Неразлучный друг Астерикса.
Bu görevi sırasında “Çocukların dostu olan bir toplum” oluşturulması kampanyası başlattı.По инициативе «сверху» было создано общество «Друг детей».
Aynı zamanda Makedonyalı İskender'in de dostuydu.Бывал тут и Александр Македонский.
Eski dostu Jefferson ile bir daha görüşmedi.С отцом Генриетта больше не виделась.
Kim kazanırsa onun sonsuz dostu olur ancak kaybederse yok olur.Победитель станет полноправным волшебником, а проигравший потеряет свои волшебные силы навсегда.
Puar onun en yakın dostudur.Дерево - его единственный друг.
Ayrıca kendisini İsrail Devleti'nin dostu olarak tanımlamıştır.Посмертно ему было присвоено звание Героя Израиля.
Benim bir dostum var.Я ваш друг.
En iyi dostu odur.Её лучшая подруга.
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Обучал Пола воинскому искусству, впоследствии стал его близким другом и соратником.