Ana içeriğe geç
Sözlük

dostluğu ile cümle

dostluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ziyaret iki adam için ömür boyu sürecek olan bir dostluğun işareti oldu.Det utviklet seg til et livslangt vennskap mellom de to.
İkilinin dostluğu Davis'in 1991'deki ölümüne kadar sürdü.Persahabatan di antara keduanya terus berlanjut hingga Shiki wafat pada tahun 1902.
Nietzsche, Deussen ve Rohde ile olan dostluğundan da soğudu.Tình bạn của Nietzsche với Deussen và Rohde cũng nguội đi.
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."機密保持のためにマックが博士の記憶を一旦消していて」と解説されている。
İşte 27 yıldır süren dostluğun temelleri o sıralarda atıldı.その後の27年間はこの特別な友情に対して大変多くの歴史的出来事が起こることになった。
Tar-Aldarion hala Gil-Galad'la dostluğunu sürdürüyordu.エルロンドはギル=ガラドとともにリンドンに住んだ。
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."曾說過「在失去記憶前、就一直照顧羅傑少爺」。
Bizim dostluğumuz uçuk bir dünyada çok sağlamdı."우리의 우정은 변하는 세상 속에서도 단단합니다."
Kemal Tahir ile güçlü bir dostluk kurdu ve bu dostluğun onun üzerinde derin etkileri oldu.토센 카나메와 깊은 친분을 쌓았으나, 그의 배신으로 마음에 큰 상처를 입었다.
Ancak yerlilerin dostluğu aslında bir hiledir.중화민국의 국도는 사실상 유료제이다.
Bizim dostluğumuz uçuk bir dünyada çok sağlamdı."החברות שלנו נשארה יציבה בעולם מאוד הפכפך".
İşte 27 yıldır süren dostluğun temelleri o sıralarda atıldı.במשך השנים הבאות עיקר פריחתה של יהדות צרפת הייתה בחבל זה.
Glover'ın Venezuela eski Devlet Başkanı Hugo Chavez ile iyi bir dostluğu vardı.גלובר הוא ידיד של נשיא ונצואלה לשעבר, הוגו צ'אבז.
1908'de Hitler kendisi ile olan dostluğu derhal kesip evsizliğe sürüklendi.בראשית יולי 1908 עזב היטלר בפתאומיות את הדירה וניתק את הקשר עם ידידו לשעבר.
Sonraki iki yıl boyunca herhangi bir görev üstlenmedi ve Cicero ile dostluğunu pekiştirdi.Той прекарва следващите две години без служба и несъмнено задълбочава приятелството си с Цицерон.
Nietzsche, Deussen ve Rohde ile olan dostluğundan da soğudu.Приятелството на Ницше с Дойсен и Роде също се охлажда.
Sonraki iki yıl boyunca herhangi bir görev üstlenmedi ve Cicero ile dostluğunu pekiştirdi.Sljedeće dvije godine proveo je bez službe te je očigledno učvrstio svoje prijateljstvo s Ciceronom.
Sonraki iki yıl boyunca herhangi bir görev üstlenmedi ve Cicero ile dostluğunu pekiştirdi.Cassius strávil nasledujúce dva roky bez úradu a značne upevnil svoje priateľstvo s Cicerom.
1978'de Moskova'daki Halklar Dostluğu Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun oldu.Roku 1978 absolvovala ekonomickú fakultu ruskej univerzity medzinárodného priateľstva v Moskve.
Bu İngiltere-Fransa Dostluğu olarak biliniyordu.Bila je pionirka angleško-slovenskega prijateljstva.
Romanda bu iki arkadaşın dostluğunun son dönemleri anlatılmaktadır.Osrednja zgodba romana govori o preživljanju poletnih počitnic treh prijateljev.
İkisinin dostluğu mükemmeldir.Ši draugystė laikoma tobula.
Dostluğu öğrendim.Aprendi sobre camaradagem.
Dostluğu öğrendim.Aprendí sobre camaradería.
Dostluğu öğrendim.Ho imparato lo spirito di squadra.
Dostluğu öğrendim.Ich lernte Kameradschaft kennen.
Dostluğu öğrendim.Naučila sem se kolegialnosti.
Dostluğu öğrendim.Tanultam a bajtársiasságról.
Dostluğu öğrendim.Έμαθα τη συντροφικότητα.
Dostluğu öğrendim.Навчилась товаришувати.
Dostluğu öğrendim.Научих се да бъда приятелка.
Dostluğu öğrendim.Я научилась стоять друг за друга.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ai đáp lời chánh đáng , Tất như hôn nơi môi miệng vậy .
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ai đáp lời chánh đáng, Tất như hôn nơi môi miệng vậy.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ajkakat csókolgat az, a ki igaz beszédeket felel.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Besados serán los labios del que responde palabras correctas
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Bozkáva rty, kto odpovedá pravé slová.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Bude líbati rty toho, kdož mluví slova pravá.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Dà un bacio sulle labbra colui che risponde con parole rette
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Eine richtige Antwort ist wie ein lieblicher Kuß.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››En kyss på läpparna är det, när någon giver ett rätt svar.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Et Kys på Læberne giver den, som kommer med ærligt Svar.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Il baise les lèvres, Celui qui répond des paroles justes.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Jawaban yang tepat adalah tanda persahabatan sejati
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››적당한 말로 대답함은 입맞춤과 같으니라
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Kyss på leber gir den som svarer med rette ord.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Men kust degene, die oprechte antwoorden geeft.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››O que responde com palavras retas beija os lábios.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Pocałują wargi tego, co mówi słowa prawdziwe.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Se huulille suutelee, joka oikean vastauksen antaa.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Un răspuns bun este ca un sărut pe buze.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Ustne poljublja, kdor besede prave odgovarja.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Οστις αποκρινεται λογους ορθους, ειναι ως ο φιλων τα χειλη.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››В уста целует, кто отвечает словами верными.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››Който дава прав отговор, Той целува в устни.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››שפתים ישק משיב דברים נכחים׃
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››تقبّل شفتا من يجاوب بكلام مستقيم.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››應 對 正 直 的 、 猶 如 與 人 親 嘴
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››應對 正直 的 、 猶如與 人 親嘴
Güzel dostluğunuz yüzünden, hepinizle birlikte savaşacağım.Af hensyn til jeres smukke venskab vil jeg give dig ordentlig modstand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod