Ana içeriğe geç
Sözlük

dostlar ile cümle

dostlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.В конечном счёте они стали лучшими друзьями.
Dostlarım artık onlar sizindir.Они ещё твои.
İnanan kişiler de birbirlerinin dostlarıdır.Среди верующих приобрёл популярность как чудотворец.
Başı sıkışınca dostları yüz çevirirler.А потом, когда наступила оттепель, Презент вернулся.
Babasının ölümü üzerine çıktığı halvethaneden dostlarının telkinleriyle geri dönmemiştir.После гибели своего отца не желал иметь дела с вечножителями.
Küçük dostları Sansar ve Porsuk Tarık'ı çok sevmişlerdir.Тем более, молодые Толстые и их друзья любили застолья.
Daha sonra yeniden Dostlar Tiyatrosu'na katıldı.Ребята вновь возвращаются в театр.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Эти двое стали прекрасными друзьями и напарниками.
Oya'nın en yakın dostları ona iftira atana kadar.Она стала второй женой Эйе до его воцарения.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Она представляет её всем друзьям.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.На свадьбе присутствовали только близкие родственники.
Dostları ve ailesi onun hayatını kurtarmaya çalışsada idam cezasına çarptırıldı.Он и его жена были казнены как зачинщики этого заговора.
Buffy ve dostları, Adam ile Organizasyon'u yok etmek için bir araya gelir.Айболит и его друзья решают помочь мальчику.
Tüm dostları balıkçılardır.Основные пассажиры — рыбаки.
İyi dostlardır.Хорошие ребята.
Burada eski dostlarıyla teker teker tekrar karşılaşır.Ещё один из старых друзей нашёлся.
Allah'ın dostları anlamındadır.А кто в обетовании верней Аллаха!
Dergi, "Edebiyat Dostları" gibi önemli bir derginin kapanmasından sonra bir ihtiyaç olarak doğdu.Она охарактеризовала журнал как «альманах закрытого литературного общества».
Profesyonel sahne yaşamına ilk kez Dostlar Tiyatrosu'nun sergilediği "Yalınayak Sokrates" adlı oyunla başladı.Впервые приобрёл известность во время сотрудничества с театральной труппой Big Spirit.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.والذي لم ينسى صديقته السابقة.
İnanan kişiler de birbirlerinin dostlarıdır.المؤمنون مستوون في الإيمان متفاضلون في الأعمال.
Ben insan kalmak istiyorum, tüm dostlarım gibi.وأنا مثل أي شخص، أود أن أعيش حياة طويلة.
Başı sıkışınca dostları yüz çevirirler.فإذا أحسستَه فتعوَّذْ بالله منه .
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.ولكن المشروبات يتولاها بشر حقيقيون.
Kur'an'da "Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur.قال: لم يُنْـزِل الله السِّحْر.
İyi dostlardır.كنا أصدقاء.
Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı.وقد جمعت في كتابها ما يسمى ب (اصدقائي الصغار) ، وذلك فيما يتعلق بذكرياتها في مهنة التدريس.
O'ndan başka dostlar edinerek 'Onlar bizi Allah'a yaklaştısınlar diye kulluk ediyoruz' derler.Os companheiros, aterrorizados, responderam: «Nós não sabíamos o que ia no teu coração, Apóstolo de Alá!
İnanan kişiler de birbirlerinin dostlarıdır.Juntamente com Fujin, são companheiros fiéis de Seifer.
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.Eles se tornaram melhores amigos imediatamente.
Sahibine ve dostlarına karşı inanılmaz bir bağlılık gösterir.Demonstra uma excepcional fidelidade para com o seu dono.
Sadâkat, aynı zamanda kişinin dostlarına, ailesine ve eşine karşı olan yükümlülüklerin genişletilmiş şekliydi.A lealdade era também uma extensão dos deveres do indivíduo com os amigos, cônjuge e familiares.
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.Essa decisão não foi tomada de ânimo leve, dado que a maioria eram colegas ou amigos próximos.
Tüm dostları balıkçılardır.Meus velhos pescadores).
Dostlarım artık onlar sizindir.Nós somos ainda seus amigos.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Recebemos todos das suas queridas mãos.
Fakat dostları yine de ona zan altında bulunduğunu hatırlatarak, kararından vazgeçmesini tavsiye ettiler.Não obstante seus subordinados negaram a cumprir a ordem.
Dostlarına sadıktır.É leal com os amigos.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.É uma honra tocar ao lado de meus parceiros novamente.
Autobot'lar insan dostlarıyla son kez vedalaşır fakat Ratchet Dünya'da kalır.Ao final da temporada, Maddy diz adeus a seus amigos e confessa seu amor por Rhydian.
Monica kendisinden 21 yaş büyük aile dostları Richard (Tom Selleck) ile çıkmaya başlar.Monica começa a namorar Richard (Tom Selleck), recentemente divorciado e 21 anos mais velho que ela.
Hızır Çakırbeyli ve dostlarına ihanet eder.Ele tem o habito de fazer trocadilhos ruins para seus clientes e amigos.
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.Dit besluit viel erg zwaar daar veel van de gestorvenen voormalige klasgenoten en vrienden waren.
Dostlarım artık onlar sizindir.De villa is nu van hen.
Burada eski dostlarıyla teker teker tekrar karşılaşır.Hij wil eens en voor altijd afrekenen met de vrienden.
Ben insan kalmak istiyorum, tüm dostlarım gibi.Hij wil graag net zo zijn als anderen en ook vrienden hebben.
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.Dit zijn enkele in de boeken vermelde relevante toverdranken.
Tüm dostları balıkçılardır.De meeste werkenden zijn vissers.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Zijn vrienden kennen hem nog niet.
Evliya (Arapça: أوْلِياء) Allah dostları.God zal de Edomieten daarvoor straffen.
Gunther buna karşı çıkar ve onları ancak dostları olarak davet edeceğini söyler.Danny beaamt dit en stelt voor dat ze vrienden blijven.
Autobot'lar insan dostlarıyla son kez vedalaşır fakat Ratchet Dünya'da kalır.Yoko en haar vrienden nemen afscheid van Khany en gaan weer terug naar de oppervlakte.
Başı sıkışınca dostları yüz çevirirler.Toen hij bij haar in de buurt kwam, draaide zij zich om.
Geriye kalan vampir dostlarının aslında birer canavara dönüştüğünü bildiğinden onları da öldürür.Van weerwolven werd geloofd dat zij na hun dood in vampieren veranderden.
Kalan Narnia dostları da onlara yardım eder.Uiteraard zijn onze vrienden van de Kameleon bereid hem te helpen.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Bewaert toch Sybrant met uw allen.
Dostlar Tiyatrosu için filmler hazırladı.Zijn kleinzoon maakt films voor het internet.
Dostlarına sadıktır.Bądź wierny przyjaciołom.
Dostlarım artık onlar sizindir.Obecnie są przyjaciółmi.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Byłe dziewczyny nie chcą go znać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod