Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Milletvekilleri, Amerikalı dostlarım:Herr Speaker, Herr Vizepräsident, Mitglieder des Kongresses, amerikanische Mitbürger:
Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Milletvekilleri, Amerikalı dostlarım:Kính thưa ngài Speaker, Ngài Phó Tổng thống, các thành viên Quốc hội và nhân dân Hoa Kỳ:
Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Milletvekilleri, Amerikalı dostlarım:의장님, 부통령, 의원님들, 그리고 미국시민여러분
Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Milletvekilleri, Amerikalı dostlarım:Signor Presidente, Signor Vice Presidente, membri del Congresso, concittadini americani:
Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Milletvekilleri, Amerikalı dostlarım:Г-н Спикер, г-н Вице-президент, члены Конгресса, дорогие соотечественники:
Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Milletvekilleri, Amerikalı dostlarım:السيد المتحدث، السيد نائب الرئيس، أعضاء الكونغرس، مواطني الأريكان
Sen ve içen dostların, neler olduğunu siz biliyorsunuz, öyle mi?Usted y sus amigotes sí que lo saben, ¿no es así?
Sen ve içen dostların, neler olduğunu siz biliyorsunuz, öyle mi?И мы продолжаем воевать только благодаря вам и вашим вечно пьяным приятелям.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Celui qui couvre une faute cherche l`amour, Et celui qui la rappelle dans ses discours divise les amis.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Chi copre la colpa si concilia l'amicizia, ma chi la divulga divide gli amici
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Cine acopere o greşală, caută dragostea, dar cine o pomeneşte mereu în vorbirile lui, desbină pe prieteni. -
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Den, der dølger en Synd, søger Venskab, men den, der ripper op i en Sag, skiller Venner.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Den som dekker over overtredelse, søker kjærlighet; men den som ripper op en sak, skiller venn fra venn.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Den som skyler vad som är brutet, han vill främja kärlek, men den som river upp gammalt, han gör vänner oense.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.El que cubre la transgresión busca amistad, pero el que divulga el asunto aparta al amigo
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Joka rikkeen peittää, se rakkautta harrastaa; mutta joka asioita kaivelee, se erottaa ystävykset.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Kdo přikrývá přestoupení, hledá lásky; ale kdo obnovuje věc, rozlučuje přátely.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Kdor greh zakriva, išče ljubezni, kdor pa stvar ponavlja, loči dobre prijatelje.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Kẻ nào lấp giấu tội lỗi tìm cầu điều tình ái; Còn ai nhắc lập lại điều gì chia rẽ bạn bậu thiết cốt.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Kẻ nào lấp giấu tội_lỗi tìm cầu điều tình_ái ; Còn ai nhắc lập lại điều gì chia_rẽ bạn bậu thiết_cốt .
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.허물을 덮어 주는 자는 사랑을 구하는 자요 그것을 거듭 말하는 자는 친한 벗을 이간하는 자니라
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Kto pokrywa przestępstwo, szuka łaski; ale kto wznawia rzeczy, rozłącza przyjaciół.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.O que perdoa a transgressão busca a amizade; mas o que renova a questão, afastam amigos íntimos.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Ten, kto prikrýva prestúpenie, hľadá lásku; ale ten, kto obnovuje vec, rozlučuje priateľov.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Wer Sünde zudeckt, der macht Freundschaft; wer aber die Sache aufrührt, der macht Freunde uneins.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Οστις κρυπτει παραβασιν, ζητει φιλιαν αλλ' οστις επαναλεγει το πραγμα, χωριζει τους στενωτερους φιλους.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Който покрива престъпление търси любов, А който многодумствува за работата разделя най-близки приятели.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.Прикрывающий проступок ищет любви; а кто снова напоминает о нем, тот удаляет друга.
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.מכסה פשע מבקש אהבה ושנה בדבר מפריד אלוף׃
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.من يستر معصية يطلب المحبة ومن يكرر أمرا يفرق بين الاصدقاء
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.遮 掩 人 過 的 、 尋 求 人 愛 . 屢 次 挑 錯 的 、 離 間 密 友
Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır.遮掩人 過 的 、 尋求人愛 . 屢次 挑錯 的 、 離間 密友
Şimdi benim dna ve dostlarım New York'tan Japonya'yaDe New York jusqu'au Japon
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Agora temos que ir além do círculo de conforto dos nossos amigos ocidentais.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Ahora tenemos que ir más allá del circulo acogedor de nuestros amigos occidentales.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Maintenant, nous devons aller au delà du cercle confortable de nos amis occidentaux.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Messzebb kell nyúlnunk a Nyugati barátok kellemes köreinél.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Musimy sięgnąć poza przytulne kręgi naszych zachodnich przyjaciół.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Ora dobbiamo andare oltre il comodo circolo degli amici occidentali.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Τώρα πρέπει να πάμε εκτός του βολικού μας κύκλου των δυτικών μας φίλων.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Днес трябва да излезем от уютния кръг на нашите Западни приятели.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Тепер ми змушені вийти за межі затишного кола західних друзів.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Теперь нам надо выходить за пределы уютного круга наших западных друзей.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.A voi miei amici, dico: Non temete coloro che uccidono il corpo e dopo non possono far più nulla
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Digo-vos, amigos meus: Não temais os que matam o corpo, e depois disso nada mais podem fazer.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.내가 내 친구 너희에게 말하노니 몸을 죽이고 그 후에는 능히 더 못하는 자들을 두려워하지 말라
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Men jeg sier til eder, mine venner: Frykt ikke for dem som slår legemet ihjel og derefter ikke kan gjøre mere;
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Pravím pak vám přátelům svým: Nestrachujte se těch, jenž tělo zabíjejí, a potom nemají, co by více učinili.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Pravim pa vam, prijateljem svojim: Ne bojte se jih, ki ubijajo telo, a potem ne morejo ničesar več storiti.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Ta nói cùng các ngươi , là bạn_hữu ta : Ðừng sợ kẻ giết xác rồi sau không làm_gì được nữa .
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Ta nói cùng các ngươi, là bạn hữu ta: Ðừng sợ kẻ giết xác rồi sau không làm gì được nữa.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Vă spun vouă, prietenii Mei: Să nu vă temeţi de cei ce ucid trupul, şi după aceea nu mai pot face nimic.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın."Y os digo a vosotros mis amigos: No temáis a los que matan el cuerpo, y después no tienen nada peor que hacer
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Глаголю ж вам, другам моїм: Не лякайтесь тих, що вбивають тїло, а потім не можуть більш нічого заподїяти.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.Говорю же вам, друзьям Моим: не бойтесь убивающих тело и потом не могущих ничего более сделать;
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.ואני אמר לכם ידידי אל תיראו מן הממיתים את הגוף ואחרי זאת אין לאל ידם לעשות עוד דבר׃
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.ولكن اقول لكم يا احبائي لا تخافوا من الذين يقتلون الجسد وبعد ذلك ليس لهم ما يفعلون اكثر.
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.我 的 朋 友 、 我 對 你 們 說 、 那 殺 身 體 以 後 、 不 能 再 作 甚 麼 的 、 不 要 怕 他 們
‹‹Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın.我的 朋友 、 我 對 你 們說 、 那殺 身體 以 後 、 不 能 再 作 甚 麼 的 、 不 要 怕 他們
Size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz.I ären mina vänner, om I gören vad jag bjuder eder.