Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Điểm chung giữa các nhóm tế bào này là chúng sản sinh ra chất dẫn truyền thần kinh dopamine.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.이들 세포 그룹의 공통점은 모두 신경 전달 물질인 도파민을 분비한다는 것입니다.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Lo común entre estos grupos de células es que todas producen el neurotransmisor dopamina.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.O que há de comum neste grupo de células é que todas elas produzem o neurotransmissor dopamina.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.To, co jest wspólne dla tych grup komórek to fakt, że produkują one neuroprzekaźnik - dopaminę.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Wat gewoon is onder deze groepen cellen is dat ze allemaal de neurotransmitter dopamine produceren.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Yang umum di antara sekumpulan sel ini adalah mereka semua menghasilkan neurotransmiter dopamin.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Общото между тези групи от клетки е, че те всички произвеждат невротрансмитера допамин.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Что общего между этими группами клеток - это то, что они производят нейромедиаторный допамин.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.המשותף לשתי קבוצות התאים האלו שהם מייצרים דופאמין שהוא מעביר עצבי.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.いずれも神経伝達物質ドーパミンを生成することです。 しかしドーパミンを生成する
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Buňky, které ve skutečnosti vytváří dopamin, přírodní stimulant, a rozstřikují ho do mnoha mozkových oblastí.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Các tế bào này tiết ra dopamine, một chất kích thích tự nhiên, và bơm chúng ra nhiều khu khác của não bộ.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Cellen die zelf dopamine, een natuurlijke stimulant, aanmaken en verspreiden naar vele hersengebieden.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Células que de hecho producen dopanina, un estimulante natural, y la rocían a muchas regiones del cerebro
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Células que produzem dopamina, um estimulante natural, e o pulverizam para muitas regiões do cérebro.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Komórki te produkują dopaminę, naturalną substancję pobudzającą, i rozpylają ją dalej w mózg.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Sunt celulele care produc dopamina, un stimulent natural, şi îl distribuie către mai multe regiuni din creier.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Te celice proizvajajo dopamin, naravni stimulant, in ga raznašajo v druge možganske dele.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Τα κύτταρα αυτά παράγουν ντοπαμίνη, ένα φυσικό διεγερτικό, και το ψεκάζουν σε πολλές εγκεφαλικές περιοχές.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Вони виробляють дофамін, природний стимулятор, та розповсюджують його по чисельним зонам мозку.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Тези клетки произвеждат допамин, естествен стимулатор, и го разпръскват към много други райони на мозъка.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir. Dopamin doğal bir uyarıcıdır.Эти клетки отвечают за выработку допамина, естественного стимулятора, и доставляют его в другие участки мозга.
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir.이 세포는 자연적인 자극제인 도파민을 분비하여
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir.תאים שלמעשה מייצרים דופאמין, ממריץ טבעי,
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir.في الواقع هذه الخلايا تصنع الدوبامين ، وهي مادة منبهة طبيعية،
Bu hücreler dopamin üretip beynin birçok bölgesine iletir.ドーパミンを脳に放出します
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Aktivuje tím dopaminové neurony v jednom z mozkových center slasti.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Có các nơ-ron dopamine, mà một số bạn có thể đã biết chúng trong một số các trung tâm khoái cảm trong não.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Dit zijn de dopamineneuronen, jullie misschien bekend als de pleziercentra van de hersenen.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Estas son las neuronas dopaminas que alguno habrá oído que forman parte de los centros de placer del cerebro.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Estes são neurónios de dopamina, associados a centros de prazer no cérebro.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Ezek a dopamin neuronjai, amelyekről talán hallottak már, az agy örömkeltő központjaiban vannak.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.도파민 뉴런이란 것이 있는데, 여기 계신 분 중 몇분께선 뇌의 쾌락중추에 관해 들어보신 적이 있을겁니다.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.To neurony dopaminy, w ośrodkach przyjemności mózgu.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.Это - дофаминовые нейроны, они находятся в так называемых центрах удовольствия.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.אלה נוירונים של דופמין, שאולי שמעתם עליהם בהקשר של חלק ממרכזי העונג במוח.
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.هذه اعصاب الدوبامين والتي ربما سمعتهم عنها والتي هي اصل الشعور بالمتعة والسعادة
Bunlar dopamin sinir hücreleridir, bazılarınız beyin merkezlerinde bu isimle karşılaşmış olabilirsiniz.快楽に関わる物質としてご存じの方もいるでしょう 学習を促進するにはこれを少し
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Bahwa keseluruhan dopamine- sistem keinginan mengambil alih dari salah satu sistem kesenangan.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Das gesamte Dopamin-Wollen-System übernimmt und entgleist von allen diesen Vergnügenssystemen.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Dat hele dopaminesysteem van willen krijgt de overhand en koppelt af van elk pleziersysteem.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.El sistema de la dopamina se apodera y descarrila el sistema de placeres.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Întregul sistem de dorinţe al dopaminei preia controlul şi deraiază de la orice sistem de plăceri.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.그 전체의 도파민의 욕구 시스템이 가져가 쾌락 시스템으로부터 빠져나간다는 것입니다.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Przejmuje kontrolę i zupełnie odłącza się od innych układów.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Tức là hệ thống mong muốn của chất dopamine tiếp quản và làm thay đổi cả hệ thống vui vẻ.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Дофамінова система бажання повністю захоплює нас і блокує систему задоволення.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Она охватывает нас и заглушает любую из систем удовольствия.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.כל מערכת ההשתוקקות מבוססת הדופמין משתלטת ומסיטה אותנו ליתר מערכות העונג שלנו.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.بحيث نظام الحاجة والدوبامين ، يسيطر وينحرف عن أي من أنظمة المتعة.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.脳を支配し 快楽のシステムから脱線してしまうのです 1950年代にマズローが考えたのは
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor. Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Por eso el sexo casual no es tan casual, con un orgasmo obtienes un pico de dopamina;
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.A diák gondolta ez jól felemelné a dopamin szintet, és a lány beleszeretne.
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.Chłopak wykombinował, że podniesie jej dopaminę i ona się w nim zakocha.
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.E ele achou que isto aumentaria os níveis de dopamina, e ela apaixonar-se-ia por ele.
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.Él calculó que esto subiría la dopamina y que ella se enamoraría de él.
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.En hij bedacht dat dit de dopamine zou verhogen, en zij verliefd op hem zou worden.
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.Et il a pensé que cela provoquerait une montée de dopamine et qu'elle tomberait amoureuse de lui.
Çocuk, bunun dopamin seviyesini arttırıp, kızı kendine aşık edebileceğini düşünmüş.그는 이 게 도파민을 증가시키고 그녀가 그와 사랑에 빠질 거라고 추측했습니다.