Ana içeriğe geç
Sözlük

dondurma ile cümle

dondurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dondurma hava kadar sıva vermedi.Аз не мазилка, докато тя е замразяване време.
Dondurma hava kadar sıva vermedi.Я не гипс, пока она не была морозную погоду.
Dondurma hava kadar sıva vermedi.Я не гіпс, поки вона не була морозну погоду.
Dondurma hava kadar sıva vermedi.אני לא טיח עד שמזג האוויר היה מקפיא.
Dondurma hava kadar sıva vermedi.لم أكن حتى الجص كان البرد القارس.
Dondurma hava kadar sıva vermedi.私はの対岸から、この目的のためにいくつか白く、よりクリーンな砂繰越し
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Det var väl en glassbil?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Det var vel en isbil?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Era uma carrinha de gelados, certo?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Era un camión de helados, ¿verdad?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Era un furgone dei gelati, vero?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?-Olihan se jäätelöauto?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?To chyba nie był samochód lodziarnia?
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Ήταν ένα παγωτατζίδικο, σωστά;
Dondurma kamyonuydu, değil mi?Значит, это фургон с мороженым?
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Ella contribuye con 1/2 el costo.
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Elle contribue pour 1/2 du coût. Donc Nadia contribue pour 1/2 du coût.
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Hun betaler halvdelen af prisen.
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Ő a költségek felével száll be.
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Přispěje polovinou částky.
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Zij legt de helft van het bedrag in.
Dondurmanın fiyatının 1/2'sini o ödüyor.Тя допринася за 1/2 от цента.
Dondurma... önemsiz ne varsa!Glass...
Dondurma... önemsiz ne varsa!Helados... todas las cosas que no importan!
Dondurma... önemsiz ne varsa!Icecreams .. semua hal yang tidak penting!
Dondurma... önemsiz ne varsa! Önemsiz şeylerde tercih çok.Gelati??Tutte cose che non hanno importanza!Le cose non importanti,hanno un sacco di opzioni.
Dondurma... önemsiz ne varsa! Önemsiz şeylerde tercih çok.les crèmes glacées...toutes ces choses qui ne comptent pas, les choses peu importantes, là, plein de choix !
Dondurma savaşının üçüncü günü, kumsala erken gidersiniz ve müşterilerin güneyde %75'ine ulaşmayı düşünerek아이스크림 전쟁의 3일 째, 여러분이 해변에 먼저 나갑니다. 그리고는 테디의 영역 정 중앙에 자리를 잡죠.
Dondurma savaşının üçüncü günü, kumsala erken gidersiniz ve müşterilerin güneyde %75'ine ulaşmayı düşünerekAm dritten Tag des "Eiskrieges" bist du früh am Strand und stellst dich in der Mitte von Teddys Gebiet hin.
Dondurma savaşının üçüncü günü, kumsala erken gidersiniz ve müşterilerin güneyde %75'ine ulaşmayı düşünerekביום השלישי למלחמת הגלידה, אתם מגיעים לחוף מוקדם, ונכנסים ישר למרכז השטח של טדי,
Dondurma savaşının üçüncü günü, kumsala erken gidersiniz ve müşterilerin güneyde %75'ine ulaşmayı düşünerekテッド君の領分の 真ん中にカートを置くことにした これで南の75%の お客さんを独占でき
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.A jégkrém árának hányada a hozzáadott adó?
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.Hvor stor en brøkdel af prisen på isen blev tilføjet som afgift?
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.Jaký zlomek ceny zmrzliny byl přidán jako daň?
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.¿Qué fracción del coste de helado se agregó como impuestos?
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.Quelle fraction du coût de la crème glacée a été ajoutée comme taxe ?
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.Welk deel van de prijs van het ijs kwam er nog bij als belasting?
Dondurmaya ne kadar vergi uygulanmıştır.Каква част от цената на сладоледа е била добавена като ДДС?
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor. BC:זה נראה בערך כמו גביע גלידה,
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.대강 아이스크림 콘 모양입니다.
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.Wygląda jak wafel do lodów.
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.الذي يبدو كمخروط مثلجات
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.前部の皿に見える部分には
Eğer dondurma almaya gideceksem, sadece bir dondurma için 8 dolar vermeyi ister miyim?8ドル出して買いに行くべきか 我慢するか それより何か他の用事のついでに買ったほうがいい このように人は価格に敏感に反応します
Eğer dondurma almaya gideceksem, sadece bir dondurma için 8 dolar vermeyi ister miyim?Dacă merg să-mi cumpăr îngheţată, chiar vreau să cheltuiesc 8 dolari să-mi cumpăr îngheţată?
Eğer dondurma almaya gideceksem, sadece bir dondurma için 8 dolar vermeyi ister miyim?Ha elmegyek egy jégkrémért, tényleg 8 dollárt akarok rá költeni?
Eğer dondurma almaya gideceksem, sadece bir dondurma için 8 dolar vermeyi ister miyim?Se vado a comprare un gelato, vorrò davvero spendere 8$ per un gelato?
Eğer dondurma almaya gideceksem, sadece bir dondurma için 8 dolar vermeyi ister miyim? Ya arabasız giderim,Si je vais acheter de la glace, vais-je dépenser 8 $ pour y aller?
Eğer dondurma almaya gideceksem, sadece bir dondurma için 8 dolar vermeyi ister miyim? Ya arabasız giderim,Αν πάω να αγοράσω παγωτό, στ' αλήθεια θέλω να δώσω 8 δολάρια για παγωτό; Η μήπως μπορώ χωρίς αυτό;
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Desde recibir una educación, a tener un trabajo, a poder comer helado.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Du droit à être éduquée, à celui de travailler, à celui de pouvoir même être autorisée à manger une glace.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.교육의 권리, 근로의 권리, 심지어 아이스크림을 먹을 권리도 없었습니다.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Onderwijs krijgen, werk hebben, de toelating hebben om een ijsje te eten.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Școlarizarea, angajarea în muncă, să le fie permis să mănânce înghețată.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Studiare, avere un lavoro e persino avere il permesso di mangiare un gelato.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Von Bildung über Arbeit bis hin zum Recht, ein Eis essen zu dürfen.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Από το δικαίωμα στην εκπαίδευση και στην εργασία, μέχρι το δικαίωμα να τρώνε παγωτό.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Начиная с образования, трудоустройства и заканчивая разрешением есть мороженное.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.От правото на образование, на работа, до правото дори да ядеш сладолед.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.זכות לחינוך, לתעסוקה, ואפילו לאכילת גלידה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod