donatı ile cümle
donatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ön kameranın maksimum çözünürlüğü 1.3 megapiksel (1280 × 960) olup geniş açı lens ile donatılmıştır.Фронтальная камера имеет максимальное разрешение 1,3 Мпикс (1280×960) и оснащена широкоугольным объективом.
Bu tür bebeklerin, polivinil klorid veya metalden yapılmış, eğme eklemleri ile donatılmış bir iskeleti var.У таких кукол есть скелет, сделанный из поливинилхлорида или металла, оснащённый сгибающимися суставами.
Lumia 1020, 4G ve 3G modülü, NFC ile donatılmıştır.Lumia 1020 оснащена модулем 4G и 3G, NFC.
Lumia 1520, 4G ve 3G modülü, NFC ile donatılmıştır.Lumia 1520 оснащена модулем 4G и 3G, NFC.
Klima, iklim kontrolü ve elektronik panjur standart olarak donatılmıştır.В качестве стандартного оборудования появились кондиционер, климат-контроль и электрические жалюзи.
Tüm istasyonlar otomatik platform kapılarıyla donatılmıştır.Вся линия полностью автоматизирована, на всех станциях установлены автоматические платформенные ворота.
Silahsız olup keşif / gözetleme maksatlı algılayıcılar ile donatılmıştır.Правильная чистка оружия и уход за ним // Спецназ.
Model çıkarılabilir pil BL-5J 1430 mAh kapasitesi ile donatılmıştır.Телефон укомплектован аккумуляторной батареей BL-5J ёмкостью 1430 мА·ч.
Ancak bunların yerine daha düşük güçlü motorlar ile donatılmıştır.Его двигатели были заменены намного менее мощными.
Renault Scenic altyapısını kullanmaktadır ve Renault tarafından üretilen motorlarla donatılmıştır.Henney Motor поставляла шасси и комплектующие, закупленные у Renault.
Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyayla donatılmıştır.В одном из залов оформлена алтайская юрта с традиционной обстановкой внутри.
Bugün, tüm yeni Rus-tasarlanmış reaktörler çevreleme binanın alt çekirdek-yakalayıcılar ile donatılmıştır.اليوم تم تجهيز جميع المفاعلات الجديدة المصممة من قبل روسيا بنفس الطريقة في أسفل مبنى الاحتواء.
Kursak (ingluvies): çok zayıf halka ve boyuna kaslarla donatılmıştır.وأعطى الشاعر صوتًا للجميع - كبيرًا أو صغيرًا ، غنيًا أو فقيرًا.
Donatımının tamamlanmasının ardından 2 Temmuz 1912'de Alman Donanması'na katıldı.وعقب اكتمال القوات البحرية الألمانية انضم إليها في الثاني من يوليو 1912 م.
Dramatik tenorde benzeri ile donatılmış olsa da daha çok Fransız ve İtalyan operasıyla eşleştirilir.بالإضافة إلى تطويره لهيكل المقطوعة الحالمة، استلهم انغام الأوبرا الإيطالية والفرنسية.
Filmin senaryosu Leone ve onun uzun zamandır arkadaşı ve işbirlikçisi olan Sergio Donati tarafından yazıldı.وقد كتب السيناريو السينمائي للفيلم من قبل ليون وصديق عمره الكاتب سيرجيو دوناتي.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.ويتم تحريك هذه القطع آليا على الآلة.
Tüm istasyonlar otomatik platform kapılarıyla donatılmıştır.جميع الأبواب مزودة بنظام إغلاق عملياتي.
Sağlık kurumları modern cihazlarla donatılmıştır.توجد عيادة مجهزة بأحدث الأجهزة الطبية .
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.وضع نظام إنذار، كاميرات وإضاءة كافية.
Tüm 911 modelleri 1977 yılının sonundan itibaren 2994cc'lik motorlarla donatılmıştı.Todos os modelos do 911 adotaram o motor de 2994 cc no final de 1977.
Tüm kampüsler WiFi ve bilgisayar süitleri ile donatılmıştır.Todos os campus estão equipados com Wi-Fi e terminais informáticos.
Klima, iklim kontrolü ve elektronik panjur standart olarak donatılmıştır.Ar condicionado, controle de temperatura e estores electrónicos são instalados como padrão.
2013'te Leonardo Da Vinci'nin sevgilisi Lucrezia Donati rolüyle Da Vinci's Demons dizisinde rol almıştır.Em 2013, a atriz desempenhou o papel de Lucrezia Donati, na série televisiva Da Vinci's Demons.
1350 mAh Li-ion pil ile donatılır.O Ace é alimentado por uma bateria 1350mAh Li-Ion.
Sonuçta 1776 yılında çan kulesi yıldırım savar ile donatıldı.Finalmente, em 1776, o campanário foi dotado de um pára-raios.
Tüm istasyonlar otomatik platform kapılarıyla donatılmıştır.Elas são equipados com portas de plataforma.
Hastanenin her bir bölmesi modern tıbbi ekipman ve aletlerle donatılmıştır.Todo o edifício será servido por aparelhos sanitários dos mais modernos.
Bu hücreler ayrıca iyi donatılmış, iyi aydınlatılmış ve havalandırma sağlanan alanlardır."As cabines são amplas e bem iluminadas e ventiladas.
Dönemin diğer Alman ana muharebe gemilerinde olduğu gibi, Blücher de Çimentolu Krupp zırhı ile donatıldı.Como outros navios importantes alemães, o Bismarck foi construído com uma proa reta.
Havalimanı yüksek teknoloji ile donatılmış, çağdaş ve işlevsel bir dizayna sahiptir.O uso do solo está sujeito à técnicas adequadas e modernas, com elevada produtividade.
Mistik bilimlere dair uzmanlıkları inanılmaz güçlerle donatır onları.Os cientistas têm dado aos homens poderes consideráveis.
Polysius: Çimento sanayisi için donatım temini.Utilização: Matéria-prima para as indústrias cimenteiras.
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.Eles estão cercados por câmeras e luzes.
Bugün tümleşik devre imkânları ile en modern bilgisayar sistemleri donatılmaktadır.O problema dos sistemas não perturbativos tem sido aliviado pelo advento dos computadores modernos.
Ayrıca İmparatordan Donativum olarak adlandırılan bir tür bahşiş alırlardı.Zo'n gift van de keizer werd donativum genoemd.
Facebook, Twitter ve WhatsApp gibi uygulamalar ile donatıltı.Het is vergelijkbaar met een combinatie van Twitter, Facebook en WhatsApp.
Tüm kampüsler WiFi ve bilgisayar süitleri ile donatılmıştır.Alle vliegtuigen zijn uitgerust met WiFi.
Yeni baştan donatılması gerekecektir.Hij moest van vooraf aan herbeginnen.
Onlar askeri ve hem de tarım aletleri ile donatılmış edilmişlerdi.Ze waren tot de tanden gewapend, doch enkel met landbouwwerktuigen.
Peloponez gemilerinin çoğu aslında bir deniz muharebesi için donatılmamışlardı.De officieren op Pearl Harbor waren niet echt bevreesd voor deze vreemde duikboot.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.Deze motor werd altijd gekoppeld aan een automaat.
251 personel taşıyıcı araçları ile donatılmıştır.250's in gebruik als commandovoertuigen.
Tüm istasyonlar otomatik platform kapılarıyla donatılmıştır.Alle stations zullen worden afgesloten met toegangspoorten.
Envanterinde tamamı CFM56-2 motoruyla donatılmış 5 adet uçak bulunmaktadır.In totaal zijn er reeds rond de 25.000 CFM56-motoren gebouwd.
Komutanın istasyonu, 360° görüş için sekiz adet periskop ile donatılmıştır.De koepel had naast de telescoop ook nog 8 periscopen om de commandant een 360°-zicht te geven.
Santral her biri 300 MW güce sahip olan 8 ünite ile donatılmıştır.De centrale bestaat uit vier eenheden met elk een vermogen van 880 MW.
Kızıl Ordu, giderek daha fazla silahla donatılıyordu.Ze bewapenden zich meer en meer met buitgemaakt Noordelijk materiaal.
Tüm kampüsler WiFi ve bilgisayar süitleri ile donatılmıştır.Wszystkie kampusy są wyposażone w WiFi i sale komputerowe.
125 mm'lik yivsiz top, tam sabitleme sistemi (stabilizasyon sistemi) ile donatılmıştır.125 mm, wyposażona w nową stabilizację.
Her bir motor ana motor kumandalarıyla donatılmıştır.Wszystkie zostały wyposażone w silnik MAN.
Semtte hiçbir sosyal donatı yoktur.Gmina nie posiada Domu Pomocy Społecznej.
Fakat tam bu sırada Donati'nin doktoru eve gelir.W tym samym czasie lekarz przybywa do domu Leticii.
Fakat birden Donati'nin bütün mirasını bir manastıra bıraktığı haberi yayılır.Zmarły Buoso Donati cały swój ogromny majątek zapisał bowiem mnichom.
Bugün tümleşik devre imkânları ile en modern bilgisayar sistemleri donatılmaktadır.Do dyspozycji policji oddano najnowocześniejszy sprzęt informatyczny.
Yargı gücü, Yucatán Adalet Üst Mahkemesi'nde donatılır.Pojawia się jednak problem z odtransportowaniem go do siedziby sądu okręgowego w Yumie.
Modern bir tank genellikle bölük ya da tabur telsiz ağına bağlı çalışan telsizlerle donatılmıştır.Częstotliwość robocza–częstotliwość na jakiej zazwyczaj pracuje dana radiostacja lub inne urządzenie radiowe.
En modern ekipmanla donatılmış yeni fabrikalar kurmaya başladı.Katedrę wyposażono w najnowocześniejszy sprzęt.
Mahalle parklarla donatılmıştır.Sadzony w parkach.
Ayrıca kimyasal ve biyolojik silah etkileri ile de donatılabilir.Do użytku wchodzą broń chemiczna i biologiczna.