don ile cümle

don kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Bir şeyler döndüğünü biliyordum.I knew something was up.
Tom bir şeyler döndüğünü biliyor.Tom knows something's up.
Bir şey unuttum. Hemen döneceğim.I forgot something. I'll be right back.
Tom'un dönecek hiçbir yeri yoktu.Tom had nowhere to return to.
Dünya seks, para ve uyuşturucu etrafında dönüyor.The world turns around sex, money and drugs.
Dilini latin alfabesine dönüştürmek ister misin? Belki dönüştürmelisin.Do you want to Romanize your language? Maybe, you should.
Bir saatten az bir zamanda döneceğime söz veriyorum.I promise I'll be back in less than an hour.
Ay, Dünya'nın etrafında döner.The moon circles the earth.
Biz döndük.We're back.
Tom dönmüş.Tom's returned.
Onlar geri döndü.They're back.
Ben şaşkına dönmüşüm.I'm baffled.
Berbat bir döngüye giriyoruz.We are entering a vicious circle.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.I would like to write hundreds of words more to Tatoeba but I have to go back to my work.
Bir saat içinde dön.Come back in an hour.
Bir gün içinde geri dön.Come back in a day.
Bir hafta içinde dön.Come back in a week.
Bir ay içinde dön.Come back in a month.
O ilk evlilik yıl dönümlerini unuttu.She forgot their first wedding anniversary.
Nükleer enerjinin dönemi henüz bitmedi.The age of nuclear power is not yet over.
Sen dönene kadar burada olacağım.I will be here until you return.
Senin geri döneceğini umuyorum.I hope you'll return.
Ben o korkunç yere dönmeyeceğim.I won't return to that terrible place.
Hayır, hayır! Kasabaya geri döneceğim.No, no! I am going back to town.
Yağmur beni garip ve içe dönük yapar.The rain makes me strange and introspective.
İşler tersine döndü.The tables have turned.
Sola dön!Turn left!
Ben şaşkına döndüm.I was flabbergasted.
Ağaçtaki yapraklar kırmızı renge dönüştü.The leaves on the tree have turned red.
Ağaçtaki yaprakların rengi kırmızıya döndü.The leaves on the tree have turned red.
Ağaçlardaki yapraklar kırmızıya döndü.The leaves on trees have turned red.
Onlara yıl dönümü kutlaması için bir hediye verdim.I gave them a present for their anniversary.
İnsan, sözünden dönmemeli.One must not break his promise.
Bu konuda size geri döneceğim.I'll get back to you on this.
Avrupa için uzun dönemli bir vizyon eksikliği var.There is a lack of long-term vision for Europe.
O, birkaç dakika içinde dönecek.She'll be back in a few minutes.
İşe geri dön, seni tembel serseri!Get back to work, you lazy bum!
Biz dışa dönüğüz.We're extroverted.
Sen dışa dönüksün.You're extroverted.
Tom dışa dönüktür.Tom is extroverted.
Ben dışa dönüğüm.I'm extroverted.
Biz içe dönüğüz.We're introverted.
Sen içe dönüksün.You're introverted.
Tom içe dönüktür.Tom is introverted.
Ben içe dönüğüm.I'm introverted.
Biz donuyoruz.We're freezing.
Götümüz dondu.We're freezing.
Günahkar çocuk eve döndü.The prodigal son returned home.
Tom Mary'nin eve tek başına döndüğünü gördü.Tom saw Mary return home alone.
Bu ceketle donmayacaksın.With this jacket you will not freeze.
Neden Boston'a geri dönmüyorsun?Why don't you go back to Boston?
Neden geldiğin yere geri dönmüyorsun?Why don't you go back to where you came from?
Neden oteline dönmüyorsun ve biraz uyumuyorsun?Why don't you go back to your hotel and get some sleep?
Siz arkadaşlar neden bana geri dönmüyorsunuz?Why don't you guys get back to me?
Neden evine dönmüyorsun?Why don't you return to your quarters?
Ben konuşmak için çok serseme dönmüştüm.I was too stunned to talk.
Tom dönecek.Tom will be back.
Tom geri dönecek.Tom will be back.
Gezegenler güneşin yörüngesinde dönerler.Planets orbit the sun.
Tekrar erken döndün.You're back early.

İlgili Sayfalar