domuz ile cümle

domuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O domuzu... ...yataktan at.Wywal tego knura ... ...z łóżka. To rozkaz!
O domuzu... ...yataktan at.Πέτα αυτό το γουρούνι... ...κάτω από το κρεβάτι.
O domuzu... ...yataktan at.Разкарай това прасе... ...от кревата. Това е заповед!
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.판매원: 햄과 스위스 치즈가 발린 보리빵이요? BM: 그거 말구요.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Cu brânză și șuncă? BM: Nu.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.[Einige Stunden nach Mittag] (Sirene)
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Empleado: ¿Quieres uno de jamón y suizo con pan de centeno? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Employé : J'ai un jambon-fromage avec du pain de seigle. BM :
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Impiegato: Ho prosciutto e formaggio su pane di segale?
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Man: Ik heb ham-kaas-rogge?
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Nhân viên: Ham và sandwich lúa mạch đen? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır. Ofis çalışanı:Ei, que bom, o que é que tem aí? — Pão com presunto e queijo? — Não. — Ok.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Pracownik: "Z szynką i serem?" BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Úředník: Chcete s hermelínem a se šunkou? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Κλητήρας: Ζαμπόν και τυρί με σίκαλη; Μπ.Μ: Όχι,
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.[Декілька годин після ланчу] (Сирена)
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Офисный работник: Ветчина с сыром на ржаном хлебце? БМ:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.עובד משרד: יש לי כריך חזיר מעושן? בוב: לא.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.موظف التوصيل: تريد لحم مقدد مع جبنة سويسرية؟ بي أم: لا.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.同僚「そうか パストラミサンド?」 ボブ「いいや」
Ofis çalışanı: Kara orman domuzu ve elma havyarlı mozarella?BM: Hayır.עובד משרד: כריך חזיר מעושן עם מוצרלה וחרדל? בוב: לא.
Ofis çalışanı: Kara orman domuzu ve elma havyarlı mozarella?BM: Hayır.موظف التوصيل: لحم خنزير مع جبنه موزيريلا وخردل تفاح؟ بي أم: لا.
Ofis çalışanı: Kara orman domuzu ve elma havyarlı mozarella?BM: Hayır.同僚「インゲンサラダ?」 ボブ「いいや」
Ofis çalışanı: Kara orman domuzu ve elma havyarlı mozarella?BM:판매원: 사과 머스타드 소스가 발린 블랙 포레스트 햄과 모짜렐라 치즈는요?
Ofis çalışanı: Kara orman domuzu ve elma havyarlı mozarella?BM:Nhân viên: giăm bông và pho mát mozzarella với mù tạt táo rừng đen?
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Aşadar, înainte de micul dejun, te-ai întâlnit deja cu porcul de atâtea ori.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Así que antes del desayuno ya encontramos al cerdo muchas veces.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Assim, antes do pequeno-almoço, já se cruzaram com o porco diversas vezes.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Così, ancora prima della colazione, avete incontrato il maiale già un sacco di volte.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Dus, voor het ontbijt heb je het varken al zo vaak ontmoet.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Ešte pred raňajkami ste stretli prasa už niekoľkokrát.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Et puis il y a le petit déjeuner, vous avez déjà croisé le porc si souvent.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Jste ještě před snídání a už jste potkali prase tolikrát.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Już przed samym śniadaniem trafiliście na świnię tyle razy.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.아침 식사를 하기 전에 여러분들은 이미 많은 돼지 제품들을 마주하게 된것이지요
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Sehingga sebelum sarapan anda sudah bertemu babi berkali-kali.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Sie haben das Schwein also bereits vor dem Frühstück einige Male getroffen.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Tehát már a reggeli előtt is sokszor találkoztak a disznóval.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Vậy nên, trước bữa sáng, bạn đã gặp chú lợn không biết bao nhiêu lần rồi.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Έτσι λοιπόν πριν το πρωϊνό έχεις συναντήσει το χοίρο τόσες πολλές φορές.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Така че, преди закуска, вече сте срещали прасето толкова много пъти.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Таким образом, до завтрака вы уже встретились со свиньей много раз.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Таким чином, до сніданку ви вже зустрілися зі свинею багато разів.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.אז, לפני ארוחת הבוקר, כבר פגשתם את החזיר כך וכך פעמים.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.ومن ثم عندما تنتقل الى الافطار سوف تواجه " الخنزير " عدة مرات
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.ブタと出会っているわけです それから朝食では
- Oh hayır. Ben kesinlikle küçük bir domuzum.Soy un pequeña cerdita.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.A ci, którzy to widzieli, opowiedzieli im, co się działo z onym opętanym, i o świniach.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.A kik pedig látták, elbeszélék nékik, hogy mi történt vala az ördöngõssel, és a disznókkal.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.A kteříž to viděli, vypravovali jim, kterak se stalo tomu, kterýž měl ďábelství, i o vepřích.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.A tí, ktorí to videli, rozprávali im, ako sa to stalo tomu posadlému, aj o tých sviniach.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.Cei ce văzuseră cele întîmplate, le-au povestit tot ce se petrecuse cu cel îndrăcit şi cu porcii.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.Ceux qui avaient vu ce qui s`était passé leur racontèrent ce qui était arrivé au démoniaque et aux pourceaux.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.E os que tinham visto aquilo contaram-lhes como havia acontecido ao endemoninhado, e acerca dos porcos.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.In tisti, ki so videli, jim pripovedujejo, kako se je zgodilo obsedencu, in o svinjah.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.이에 귀신 들렸던 자의 당한 것과 돼지의 일을 본 자들이 저희에게 고하매
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.Los que lo habían visto les contaron qué había acontecido al endemoniado y lo de los cerdos
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.Men de, som havde set det, fortalte dem, hvorledes det var gået den besatte, og om Svinene.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.Näille kertoivat näkijät, mitä oli tapahtunut riivatulle ja kuinka sikojen oli käynyt.
Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar.Những người đã thấy việc đó , thuật cho họ nghe chuyện đã xảy đến cho kẻ bị quỉ ám và bầy heo .

İlgili Sayfalar