1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek,כאשר דיברנו על רוטב העגבניות האותנטי של שנות ה-70,
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek,عندما تحدثنا عن صلصة الطماطم الأصلية في السبعينيات,
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek,イタリア系のトマトソースでした。初期のラグーですね
Abla, çeri domates mi yemek istedin?Azért mert enni akarsz egy koktélparadicsomot?
Abla, çeri domates mi yemek istedin?C'est parce que vous vouliez manger une tomate ?
Abla, çeri domates mi yemek istedin?نونا, يجب عليك ان تأكلي بعض الطماطم
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Aber es gibt Tomaten, die in einer Suppe enden.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Ale niektóre pomidory trafiają do zupy.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Ale sú tu paradajky, ktoré skončia v polievke.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Dar există şi roşii care ajung în supă.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.De vannak paradicsomok, amik levesbe kerülnek.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.하지만 결국 스프가 되는 토마토들이 있습니다.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Ma alcuni pomodori finiscono in una zuppa.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Maar dit zijn de tomaten die in soep belanden.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Mais il y a des tomates qui finissent en soupe.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Men det finns tomater som hamnar i soppa, och så länge de uppfyller
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Nhưng cũng có cà chua được làm súp.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Pero hay tomates que terminan en una sopa.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Tapi tetap ada tomat yang dibuat menjadi sup tomat.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Αλλά υπάρχουν ντομάτες που καταλήγουν να γίνουν σούπα.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Но есть и помидоры, которые идут на суп,
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Но има и домати, които стават на супа.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.אבל ישנן עגבניות שמגיעות במרק.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.ولكن هناك من الطماطم التي ينتهي بها المطاف لأن تكون حساءاً.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.食品衛生局の基準を
Ama teknik olarak -- bu yan bir konu -- Prego, Ragu'dan daha iyi bir domates sosu.Aber es war so, technisch ausgedrückt -- als Randbemerkung -- dass Prego als Tomatensauce Ragu überlegen ist.
Ama teknik olarak -- bu yan bir konu -- Prego, Ragu'dan daha iyi bir domates sosu.Maar technisch gezien - even tussen twee haakjes - is Prego een betere tomatensaus dan Ragu.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .그는 근본적으로 그가 판 176개의 토마토를 뺄 것입니다.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Cơ bản ông ấy sẽ phải trừ đi 176 quả mà ông ấy bán
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Dacă vrem să ne dăm seama câte îi mai rămân, vom scădea 176.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Lényegében kivonja azt a 176 darabot, amelyet értékesít.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .les 176 qu'il a vendues.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Takže v podstate odpočíta tých 176, čo predá.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Tolik prodá za tři dny.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Vi skal altså fratrække 176, som er det antal, han sælger over 3 dage.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Тоест, ще извади 176 - те, който ще продаде
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .فسيقوم بالطرح ال 176 طماطم الذي قام ببيعهم
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .本質的に売る176個を引く問題です。 そして
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Älkää ymmärtäkö väärin, pidän kyllä kalasta ja tomaatista, mutta tämä on karmaisevaa.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Đừng hiểu sai ý tôi, tôi cũng thích cà và cà chua, nhưng như thế này thì thật là ghê sợ.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Forstå mig ret, jeg kan godt lide fisk og tomater, men det her er bare klamt.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici. (Gülüşmeler)Begrijp me niet verkeerd, ik wil vis en tomaten, maar dit is gewoon griezelig. .
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Já mám rád ryby i rajčata, ale tohle je prostě nechutné.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Jangan salah paham, saya suka ikan dan tomat, tapi ini aneh.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.오해 하지 마세요. 저는 생선과 토마토를 좋아합니다, 하지만 이건 좀 무섭네요.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Missförstå mig rätt, jag gillar fisk och tomater, men detta är bara läskigt.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Não me levem a mal, eu adoro peixe e tomates, mas isto é assustador.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Nechápte ma zle, ryby a rajčiny mám rád, ale toto je jednoducho strašné.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Ne vous méprenez pas, j'aime les poissons et les tomates, mais c'est juste malsain.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Nie zrozumcie mnie źle, lubię ryby i pomidory, ale to jest po prostu przerażające.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.No me malinterpreten, me gustan el pescado y los tomates, pero esto es horrible.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Non fraintendetemi, il pesce e i pomodori mi piacciono, ma questo è orripilante.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Nu mă intelegeţi greşit, îmi place peştele şi roşiile, dar asta este pur şi simplu înfiorător.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Tévedés ne essék, szeretem a halat és a paradicsomot, de ez azért hajmeresztő.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Verstehen Sie mich nicht falsch: Ich mag Fische und Tomaten, aber so etwas ist doch wohl unheimlich.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Μη με παρεξηγείτε, μου αρέσουν τα ψάρια και οι τομάτες, αλλά αυτό είναι κάπως ανατριχιαστικό.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Не зрозумійте мене неправильно, я люблю рибу і помідори, але це просто гидота.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Не ме разбирайте погрешно. Аз обичам риба и домати, но това е просто страховито.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.Не поймите меня неправильно, я люблю рыбу и помидоры, но это просто гадость.
Beni yanlış anlamayın, balıkları ve domatesleri severim, ama bu biraz tüyler ürpertici.אל תבינו אותי לא נכון. אני אוהב דגים ועגבניות, אבל זה ממש מצמרר.