Tarım: ekili mısır, yulaf, arpa, fasulye, patates, bakla ve domates .Agriculture: cultivated corn, oats, barley, beans, potatoes, broad beans and tomatoes.
Bir kilo ketçap, iki kilo domatese karşılık gelir.Ein Kilo Ketchup entspricht zwei Kilo Tomaten.
Poşet yırtıldı ve domatesler yere döküldü.Die Tüte riss, und die Tomaten fielen auf den Boden.
Sarayın mutfağında aşçı yamağı domates doğrarken gösterilmiştir.Man sieht wie ein Küchenhelfer im Palast Tomaten schneidet.
Domateste kırmızı alarmAlarmstufe rot).
Ama tek benzerlikleri ikisininde domates sevmesidir.Dieser möchte wissen, wie den beiden seine selbstgebackenen Kekse schmecken.
2- Soğuk İşleme: Domatesler parçalanır.Erkältungswelle: So kassieren Apotheken ab.
İsmi, domatesin Latince ismi olan Solanum lycopersicum'den türetilmiştir.Der Name ist von der lateinischen Bezeichnung der Tomate Solanum lycopersicum abgeleitet.
Yeşilköy Muğar küğürü Domates serasıRauhkorn rauhes Getreide
Domatesin ilginç bir tarihi vardır.Der Fox hat eine interessante Geschichte.
Benim halam bahçede domates yetiştiriyor.Ma tante cultive des tomates dans le jardin.
Domates yemeyi sevmem.Je n'aime pas manger des tomates.
Ayrıca domates, kavun.Bière, cercueil.
Domatesler kuşbaşı doğranarak ilave edilir.Le feuillage est aromatique lorsqu'on le froisse.
Chile Colorado sosunda, mevcut tarife domates de ilave edilmektedir.Cependant, sur la commune du Cellier c'est la tarification Lila qui continue de s'appliquer.
Tom domatesleri sever mi?¿A Tom le gustan los tomates?
Bu domateslerin tadı yok.Estos tomates no tienen sabor.
Önceleri domatesin zehirli olduğu düşünülmüş.Antaño se creía que los tomates eran venenosos.
O domates gibi kırmızıydı.Estaba roja como un tomate.
Bana bir kilo domates verin lütfen.Deme un kilo de tomates, por favor.
Kenarları domates ile de süslenebilir.Pueden ser acompañadas con tomate.
En sevdiği yemek domatestir, hayatta en güvendiği şeyin domates olduğunu defalarca vurgulamıştır.Su comida favorita es el tomate, diciendo que confía en los tomates más que nada en el mundo.
Domateste kırmızı alarmEntrevista a Alerta Roja.
Bunun yanı sıra domatesin gövdeyle birleştiği yerden girerek de tüm gövdeyi çürütebiliyor.Cuando hace esto también puede hacer que el área a su alrededor se deshaga.
Organik Domatesi çok meşhurdur.El aporte de materia orgánica es muy alto.
Bir kilo ketçap, iki kilo domatese karşılık gelir.Un chilo di ketchup equivale a due chili di pomodori.
Tom bahçesinde domates yetiştirir.Tom coltiva pomodori nel suo giardino.
İngiltere'ye ilk domates, patates ve tütün ürünlerini ulaştırdı.A lui viene attribuito il merito di aver portato in Irlanda le prime piante di patata e di tabacco.
Kıyılmış kuzu eti zar şeklinde kesilmiş domates ve sebze yağı ile karıştırılır.La carne macinata di agnello è mescolata con pezzetti di pomodoro e condite con olio vegetale.
Domates ABD'de ilk defa Thomas Jefferson tarafından yetiştirildi.La deportazione indiana venne proposta per la prima volta da Thomas Jefferson.
Domateste kırmızı alarm1991 Красная тревога.
Ayrıca domatesler kızartılarak verilir.Также персики сушат.
10 Mayıs - ABD Yüksek Mahkemesi, domatesin meyve değil sebze olduğunu kararlaştırdı.В 2001 году Евросоюз решил, что помидоры не овощи, а фрукты.
Salça domatesin kullanıldığı bütün yemeklerde kullanılabilir.أي زيت طهي يمكن استخدامه.
Özellikle domateste çok büyük miktarlarda bulunmaktadır.وبصفة خاصة توجد ديدان أسطوانية بتعداد مهول.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ a b "Hormonlu Domates Ödülleri".في المرتفعات "chyang" (دخن البيرة).
Ben et, peynir ve domates satın alacağım.انا سوف اشتري لحم وجبنة وبندورة
En sevdiği yemek domatestir, hayatta en güvendiği şeyin domates olduğunu defalarca vurgulamıştır.Sua comida favorita é tomate, e ele mesmo diz que confia mais nos tomates do que qualquer coisa no mundo.
Domates adı İspanyolca tomateden, gelmektedir, bu isim de Nahuatl dilinde tomatotldan alınmıştır.A palavra portuguesa tomate vem do castelhano tomate, derivada do náuatle (língua asteca) tomatl.
Ayrıca domates, kavun.Tomires e Pavão.
İngiltere'ye ilk domates, patates ve tütün ürünlerini ulaştırdı.Hij verkocht horloges, sinaasappels en tabak.
Yurt içersine önemli domates sevkiyatı yapılmaktadır.In het binnenland wordt veel gebruikgemaakt van paprika.
Yetiştirilebilen en önemli tarım ürünü domatestir.Aldus zou de te verwachten hogere graanopbrengst kunnen worden verwerkt.
Genellikle güzlük domates şeklinde ekimi şeklinde yapılır.Taaitaai wordt meestal in de vorm van figuren gebakken.
Domatesin tadını sevmiyorum.Ik hou niet van de smaak van tomaten.
Old-fashioned Tomato Rice (eski tarz domatesli pirinçli) küçük harfle yazılan tek çorba çeşididir.Napis „Old-fashioned Tomato Rice” jest jedynym, w którym wykorzystano małe litery.
Yumurtalarını domatesin yaprağına bırakır.Dlaczego rzucam jajami w PiS?
Kenarları domates ile de süslenebilir.Może także zawierać pomidory.
Entomatada - Acı biber sosu yerine domates sosuyla yapılmaktadır.Widoczną, ważną różnicą jest użycie sosu rybnego w miejsce sojowego.
Yetiştirilebilen en önemli tarım ürünü domatestir.Należy trzymać tyle owadów ile jesteśmy w stanie wykarmić.
Özellikle patlıcan ve domates üretimi yapılmaktadır.Uprawia się głównie bawełnę i pomidory.
Özellikle domateste çok büyük miktarlarda bulunmaktadır.Zwłaszcza jodły osiągają tu znaczne rozmiary.
Domates yemeyi sevmem.Nie lubię jeść pomidorów.
Domatesin ilginç bir tarihi vardır.Näsduksträdet har en mycket intressant historia.
Bunun yanı sıra domatesin gövdeyle birleştiği yerden girerek de tüm gövdeyi çürütebiliyor.Där deras huvud kan ta sig in, passerar också hela kroppen.
Ayrıca domates, kavun.Додати томати і кукурудзу.
Tom domatesleri sever mi?Тому подобаються помідори?
Ben domates yetiştiririm.Я вирощую помідори.
Benim en sevdiğim sebze domatestir.Мій улюблений овоч — помідор.
O domates yiyor.Він їсть помідор.