Ana içeriğe geç
Sözlük

domates ile cümle

domates kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
32
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Och han varierade dem på alla upptänkliga vis som man kan variera tomatsås.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Şi le-a variat în toate modurile posibile în care poţi varia un sos de roşii.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Und er variierte sie auf jede nur denkbare Art, in der man Tomantensauce variieren kann.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Variava-os de todas as formas possíveis com que se pode variar um molho de tomate.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Y las varió de todas las formas imaginables en las que puedes variar la salsa de tomate.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.И ги разделил по всички възможно начини, по които можете да различите доматен сос.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.И разграничил их всеми возможными способами, которыми только можно разграничить томатные соусы.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.והכין מגוון של 45 סוגי רוטב ספגטי בכל דרך גיוון אפשרית.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.トマトソースの種類で思いつく全てです 甘さ、ガーリックの強さ、酸味、トマト味
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.A czasami może to być sos pomidorowy czy jak w tym przypadku, keczup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Bahkan ada juga pencarian yang sekedar mencari saus tomat, atau pada kasus ini, Las Ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Cũng có thể chỉ là sốt cà chua hoặc trong trường hợp này, là sốt cà chua nấm.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.E potrebbe potenzialmente essere importante quanto la salsa di pomodoro, o in questo caso, il ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.그리고 그게 잠재적으로 토마토 소스만큼 중요한 걸 수도 있고, 아니면 이런 경우엔, 케첩만큼 중요할 수도 있습니다.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Mogelijk kan het zo belangrijk zijn als tomatensaus, of in dit geval, ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Ou cela peut traiter de choses aussi importantes que la sauce tomate, ou dans ce cas, le ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Și, potențial, poate să fie ceva la fel de important ca sosul de tomate sau în acest caz - ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.А може да бъде и нещо толкова важно като доматен сос или в този случай ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.А может быть и томатный соус или кетчуп, как здесь.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.ואולי היא גם יכולה להיות משהו כמו רוטב עגבניות, או במקרה הזה, קטשופ.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.ومن المحتمل أن تكون شيئاً بأهمية صلصة الطماطم، أو في هذه الحالة، معجون الطماطم.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.トマトソースと同じぐらい大切といえるかもしれません ここでは ケチャップと表現しましょう これは ケチャップという名の
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Był Jajko, Pomidor, Główka Kapusty i Dynia, którzy żyli w Chłodziarkowym mieście.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Có 1 quả trứng, 1 quả cà chua, 1 bắp xà-lách và 1 quả bí đỏ, tất cả sống trong thành phố tủ lạnh nọ.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Er was een ei, een tomaat, een kropsla en een pompoen, en ze woonden allemaal in koelkast-stad.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Havia um ovo, um tomate, uma alface e uma abóbora, e todos eles viviam nesta cidade frigorífico.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Volt egy tojás, egy paradicsom, egy fejes saláta és egy tök, ők mindannyian a Hűtőszekrényvárosban laktak.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Среди них было яйцо, помидор, головка салата и тыква, жившие в городе-холодильнике.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı.계란, 토마토, 상추 그리고 호박들이 친구가 되었죠,
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı.הייתה ביצה, עגבניה, ראש חסה ודלעת,
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı.كان هناك بيضة، و طماطة، ورأس خسة و يقطينه،
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı.みんな冷蔵庫の街に住んでいます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
domates ile cümle - Sayfa 16 - domates kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App