Ana içeriğe geç
Sözlük

domates ile cümle

domates kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.Howard Moskowitz hat zur gleichen Revolution in der Welt der Tomatensauce aufgerufen.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.Howard Moskowitzin mielestä tämän saman vallankumouksen tuli tapahtua tomaattikastikkeiden maailmassa.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.Howard Moskowitz wprowadził tę rewolucję do świata sosów pomidorowych.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.하워드 모스코위츠 씨는 이런 대변혁이 토마토 소스의 세계에도 일어나야 한다고 주장했던 것입니다.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.O que Howard Moskowitz fez, foi dizer que a mesma revolução tem de acontecer no mundo do molho de tomate.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.Quello che Howard Moskovitz fece fu dire che la stessa rivoluzione doveva avvenire nel mondo del sugo.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.To, co dělal Howard Moskowitz bylo, že hlásal, že stejná revoluce, se musí stát ve světě rajčatové omáčky.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.To kar je hotel Howard Moskowitz je, da se ista revolucija zgodi tudi v svetu paradižnikovih omak.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.Wat Howard Moskowitz deed, was zeggen dat diezelfde revolutie moest gebeuren in de wereld der tomatensaus.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.А Говард Московиц говорил, что такой же переворот должен произойти в мире томатного соуса.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.А Говрад Московіц говорив, що така сама революція має відбутися у світі томатних соусів.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.Хауард Московиц казваше, че същата революция трябва да се случи и в света на доматения сос.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.הווארד מוסקוביץ' אמר שאותה המהפיכה צריכה להתרחש גם בעולם רוטב העגבניות.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.الذي كان يفعله هاورد موسكوويتس هو الإسهام في تلك الثورة و الذي كان فى حاجة إليها عالم صلصة الطماطم.
Howard Moskowitz'in dediği de, aynı devrimin domates sosu için yapılması gerektiğiydi.トマトソース業界の改革でした 彼に心から感謝したいと思います
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.A Howard sa pozrel na ich produktový rad a povedal, máte mŕtvu paradajkovú spoločnosť.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.A Howard se podíval na jejich produktovou řadu a řekl, to, co máte, je společnost mrtvých rajčat.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Dan Howard melihat lini produk mereka dan berkata, apa yang anda punya adalah kumpulan tomat mati.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.En Howard keek naar hun assortiment en zei: jullie hebben een dode-tomaten genootschap.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Howard a examiné leur ligne de produits, et a dit: "Vous avez est une société de tomates morte!"
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Howard katsoi heidän tuotevalikoimaansa, ja sanoi heidän tomaattiyhteiskuntansa olevan kuollut.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Howard olhou para a linha de produtos e disse-lhes: "O que vocês têm é uma sociedade morta de tomates" .
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Howard såg på deras produkt och sa Vad ni har är ett döda tomaters sällskap.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Iar Howard s-a uitat la linia lor de produse, şi a spus: ce aveţi voi se cheamă clubul roşiilor moarte
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.In Howard je pogledal serijo nijihovih izdelkov, in rekel, to kar imate je društvo mrtvih paradižnikov.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.하워드는 제품 목록을 쭉 보더니 이를 "죽은 토마토의 사회"라고 말하고는
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.On nazwał ich ofertę: "Stowarzyszenie Umarłych Pomidorów". On nazwał ich ofertę:
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Und Howard sah sich ihre Produktlinie an und meinte: Sie haben einen Club der toten Tomaten.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Y Howard miró en su linea de productos, y dijo: "Lo que tienen es una sociedad de tomate muertos".
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Και ο Χάουαρντ είδε τη σειρά των προιόντων τους και είπε, έχετε μια νεκρή κοινωνία από τομάτες.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Говард посмотрел на их продукцию и сказал: "У вас тут общество мёртвых помидоров.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Тоді Говард подивився на їхню лінійку продуктів і сказав: "Так тут у вас товариство мертвих томатів".
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.Хауард погледнал продуктовата им линия и казал: Това, което имате, е "общество на мъртвите домати."
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.והווארד הסתכל על קו המוצרים שלהם ואמר, מה שיש לכם זו "חברת עגבניות מתה".
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.هاورد نظر إلى خط إنتاجهم وقال, لقد ماتت صناعة الطماطم لديكم.
Howard ürün çeşitlerine baktı ve şöyle dedi: elinizde ölü bir domates toplumu var.「これじゃあダメです」 そして、「私ならこうする」と言い
İnanılmaz domatesler topladık.Avevamo questi magnifici pomodori.
İnanılmaz domatesler topladık.Chúng tôi có những quả cà chua rất tuyệt vời.
İnanılmaz domatesler topladık.Conseguimos estos magníficos tomates.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken,A samozřejmě, všechno v Africe roste skvěle.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken,이렇게 큰 토마토가 열렸습니다. 이탈리아에서는
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.Gyönyörű paradicsomok, Olaszországban ekkorára nő, Zambiában meg ekkorára.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.În Italia, o roșie crește atât, în Zambia, atât.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.In Italien wurden sie so groß, in Sambia so groß.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti."Net op tijd om het Zambiaanse volk te redden van de hongerdood."
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken,היה לנו עגבניות מרהיבות. באיטליה, עגבנייה
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken,لقد حصلنا على طماطم هائلة. في إيطاليا
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken,せいぜいこの大きさですが ザンビアではとても大きくなります
İnanılmaz domatesler topladık.Kami memanen tomat yang luar biasa.
İnanılmaz domatesler topladık.Mali sme tam nádherné paradajky.
İnanılmaz domatesler topladık.Meillä oli upeita tomaatteja.
İnanılmaz domatesler topladık.Mieliśmy cudowne pomidory.
İnanılmaz domatesler topladık.Nismo mogli verjeti in Zambijcem smo govorili:
İnanılmaz domatesler topladık.Nous avons eu des tomates superbes.
İnanılmaz domatesler topladık.Tínhamos tomates magníficos.
İnanılmaz domatesler topladık.Vi hade magnifika tomater.
İnanılmaz domatesler topladık.Vi havde disse fantastiske tomater.
İnanılmaz domatesler topladık.Είχαμε υπέροχες ντομάτες.
İnanılmaz domatesler topladık.Помідори виросли дивовижні.
İnanılmaz domatesler topladık.У нас были эти великолепные помидоры.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
domates ile cümle - Sayfa 12 - domates kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App