Coşku dolu resimler yaptı.Han malte andektige bilder.
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.Puppene henger fritt, bare festet med kroker i bakenden.
Sırtı pıçılarla doludur.Ryggen er åpen med ryggfjeler.
Yeryüzü zulümle dolu iken, o, Dünya'yı adaletle doldurur.Hans herlighet dekker himmelen, og lovsang til ham fyller jorden.»
Dolunay günleri Varahi için kutsal sayılır.Hellig fisk til hellig tid.
Vaaz verdiği kiliseler dolup taşıyordu.Rutene ga kirkerommet et dunkelt preg.
Berlin, bu 4 devletin orduları ile doluydu.Byen Berlin ble satt under kontroll av de fire maktene.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Men denne tomheten er i seg selv tom.
Tankın dış kısmındaki boşluk ise batmazlık ve radyason koruması sağlaması için normal su ile doluydu.Da var rommet i brochen fylt opp med naturlig avfall og kulturlag.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Hovedrollene er også veldig krevende.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?Apakah gelasnya setengah kosong atau setengah penuh?
(Uyarıcı Kur’an’a and olsun ki! / Bu öğütle dolu Kur’an’a bak.)Oleh sebab itu berikanlah peringatan, karena peringatan itu bermanfaat.
Süresi dolunca ayrıldı (1986).Maka tinggallah Yakub padanya genap sebulan lamanya.
Endonezya marketi çok çeşit meyveyle doludur.Pasar di Indonesia penuh dengan berbagai jenis buah tropis.
Renkler daha hayat doluydu.Kehidupannya dipenuhi dengan warna.
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Gedung penelitian dan pengembangannya ditempati oleh lebih dari 2.000 karyawan.
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.Danau-danau dan sungai-sungai akan dipenuh oleh berbagai jenis ikan, burung, dan mamalia air.
Dolunay zamanında, ayda üç gece canavara dönüşür.Hari rayanya pada tanggal 1 bulan 3 Imlek.
Tam ay altında yıldızlarla dolu bir gök.Pada masa itu dipuncaknya dipasang Bintang Bulan.
Fakat çok nefret dolu bir adam olduğu söylenebilir.Dikatakan bahwa ia adalah seorang yang sangat religius.
Katanya şehrini uzun ve çok olaylara dolu bir tarihi vardır.Kota Bekasi ternyata mempunyai sejarah yang sangat panjang dan penuh dinamika.
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.Liriknya memang tidak romantis, bahkan cenderung komedi.
Politik kariyeri çelişkilerle doluydu.Karier politiknya terbilang melesat.
En fazla buyanın yeni ay ve dolunayda elde edilebildiğine inanılır.Pasang laut purnama ini terjadi pada saat bulan baru dan bulan purnama.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Gadis itu elok perawakannya dan cantik parasnya.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.Sebaliknya, gerhana bulan terjadi saat bulan purnama, ketika Bumi berada di antara Matahari dan Bulan.
Hem korkunç, hem seksi, hem de sürprizlerle dolu.Cerdas, artistik, dan penuh kejutan.
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.Garis besar empat kebenaran mulia adalah sebagai berikut: Dukkha; Duka atau Penderitaan.
İçerisi ceset doludur.Di dalam ada sebuah mayat berdarah.
Sıradanlık prensibine göre, evren pek çok kompleks yaşamla dolu olabilir.Maka sangatlah mungkin bagi alam semesta untuk menopang kehidupan-kehidupan kompleks.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Orang-orang dari seluruh negeri datang untuk melihat bus.
Kırmızı Kaplumbağa eleştirmenlerden övgü dolu yorumlar aldı.The Red Turtle mendapat banyak pujian.
5. O gece, esenlik doludur.5: Cinta Setengah Mati Vol.
"PKK'nın doludizgin gidişi"."Hasil Kongres Luar Biasa PSSI Hari Ini".
Bu kitabı kesin kurallarla doluydu.Beberapa slot tersebut ditetapkan secara hukum.
Oyun 1880'lerde başlar ve o zaman amcanın evi sayısız çiçekle doludur.Ketidakpuasan mulai muncul pada tahun 1880-an, dan beberapa perwira menunjukkan sifat yang membangkang.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.Mekanisme ini digunakan dalam kendaraan dengan transmisi otomatis.
Yağışın şekli yağmur, kar ve dolu olarak farklı etkiler yapar.Proses pembentukan hujan es sendiri tidak berbeda dengan hujan atau salju.
Ondan bana kalan tek anılar sevgi dolu olan anlardı.Apa yang tersisa dari cerita cinta ini hanyalah rasa kangen yang tidak terhingga.
Ganimet ile dolu bir şekilde geri çekilmelerine yakın, Teofanes komutasında Bizans donanması onlara saldırdı.Ketika mereka hendak mundur, angkatan laut Romawi Timur di bawah pimpinan Theophanes menyerang mereka.
Kısa ama bir o kadar da eğlenceli, göndermeler dolu bir hikâye anlatıyor.Dan disinilah kisah singkat namun manis akan diceritakan.
Philo, Caligula'nın ilk yedi aylık yönetimini tamamen mutluluk dolu olarak tasvir eder.Philo mô tả bảy tháng đầu tiên của triều đại Caligula là hoàn toàn hạnh phúc.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Sự thối nát này, sự mục nát này nằm trong cấu tạo vẻ ngoài của chính nó.
Benim, hükümdarlık uzunluğu olduğum Seti, her iki 11 veya 15 dolu yıldı.Chiều dài vương triều của Seti I có thể 11 hoặc 15 năm.
5. O gece, esenlik doludur.Mục 5: Cuộc thánh chiến ^ Trần Tam Tỉnh.
Dolunayda sürekli aileleri öldürür.Tháng Tý luôn luôn phải chứa ngày đông chí.
Bu nedenle, o gece Ay dolunay şeklinde ve çok güzeldir.Đêm đó có trăng tròn và tầm nhìn tốt.
Leia ise kendisine öfke doludur.Ân Xuân tức giận sai lâu la đem vây bắt.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.Mặt nằm ngang đuôi máy bay lớn.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Người ở quanh vùng đều cho là hạnh phúc và hết sức ngợi khen nàng.
Yalanla, talanla dolu.Kiều Như gian dối.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Đời sống nhân dân gặp rất nhiều khó khăn.
Gerilim dolu bir kovalamaca yaşanır.Có tập tính săn đuổi mồi.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Định thức chỉ được xác định trong các ma trận vuông.
Bununla birlikte hatların doluluk oranı da önemli bir faktördür.Và độ từ thẩm cực đại cũng là một thông số quan trọng.
Ondan bana kalan tek anılar sevgi dolu olan anlardı.Với anh Hoàng Thế Thiện tôi giữ mãi những kỷ niệm về tình người ấm áp của anh.
Fakat atmosfer hala barış dolu.Tuy vậy, khu vực này luôn hoà bình.
Cezaevleri tutuklu gazetecilerle doluydu.Chúng tôi hành quân cho bị bắt giữ các nhà báo.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Hạch di căn cũng đóng vai trò đáng kể.
Çünkü soygundan içi dolu bir çanta almıştır.Một tên cướp giật dây buộc túi nước.