Ana içeriğe geç
Sözlük

dolmuş ile cümle

dolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Aber die Erde war verderbt vor Gottes Augen und voll Frevels.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.A föld pedig romlott vala Isten elõtt és megtelék a föld erõszakoskodással.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Ale země byla porušena před Bohem, a naplněna byla země nepravostí.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Ale ziemia popsowała się była przed Bogiem; i napełniła się nieprawością.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.A terra, porém, estava corrompida diante de Deus, e cheia de violência.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.A zem bola porušená pred Bohom a zem bola naplnená ukrutnosťou.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.In de loop van de tijd werden de mensen steeds slechter en gewelddadiger in de ogen van God.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.In zemlja je bila popačena pred obličjem Božjim, in zemlja je bila napolnjena s silovitostjo.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.때에 온 땅이 하나님 앞에 패괴하여 강포가 땅에 충만한지라
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.La terre était corrompue devant Dieu, la terre était pleine de violence.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.La tierra estaba corrompida delante de Dios; estaba llena de violencia
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Ma la terra era corrotta davanti a Dio e piena di violenza
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Men jorden blev alltmer fördärvad för Guds åsyn, och jorden uppfylldes av våld.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Men jorden blev fordervet for Guds åsyn, og jorden blev full av urett.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Men Jorden fordærvedes for Guds Øjne, og Jorden blev fuld af Uret;
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Mutta maa turmeltui Jumalan edessä, ja maa tuli täyteen väkivaltaa.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Pămîntul era stricat înaintea lui Dumnezeu, pămîntul era plin de silnicie.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Tetapi semua orang lainnya jahat dalam pandangan Allah, dan kekejaman terdapat di mana-mana
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Thế gian bấy giờ đều bại hoại trước mặt Ðức Chúa Trời và đầy dẫy sự hung ác.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.Но земля растлилась пред лицем Божиим, и наполнилась земля злодеяниями.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.ותשחת הארץ לפני האלהים ותמלא הארץ חמס׃
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.وفسدت الارض امام الله وامتلأت الارض ظلما.
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.世 界 在 神 面 前 敗 壞 . 地 上 滿 了 強 暴
Tanrının gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.世界 在 神 面前 敗壞 . 地上 滿 了 強暴
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Am încercat să construim sau să reconstruim din temelii un aeroport învechit.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Chceli sme postaviť, alebo zväčša zrekonštruovať, letisko, ktoré už bolo zastarané.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Chúng tôi đã cố gắng xây dựng hay tái hiện một sân bay đã cũ kĩ quá rồi.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Estábamos tratando de construir o reconstruir en gran parte un aeropuerto que se había vuelto obsoleto.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Estávamos a tentar construir, ou a reconstruir grande parte, um aeroporto que se tinha tornado desatualizado.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.우리는 오래된 공항을 지으려고, 전체적으로 재건하려 하고 있었습니다.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Poskušali smo zgraditi, oziroma rekonstruirati zastarelo letališče.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Próbowaliśmy wybudować, czy raczej odtworzyć lotnisko, które stało się przestarzałe.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Sie versuchten, einen veralteten Flughafen zu bauen bzw. zu modernisieren.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Snažíme se zásadně rekonstruovat letiště, které už zastaralo.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Stavamo cercando di costruire, o in gran parte ricostruire, un aeroporto che era diventato obsoleto.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Vi höll på att bygga, eller delvis bygga om, en flygplats som hade blivit omodern.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.We probeerden een vliegveld te bouwen, of grotendeels te reconstrueren, omdat het verouderd was.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Προσπαθούσαμε να χτίσουμε ή μάλλον να ανακαινίσουμε μαζικά, ένα αεροδρόμιο που ήταν παλαιωμένης τεχνολογίας.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Ми намагалися побудувати, або, скоріше, реконструювати застарілий аеропорт.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Мы пытались построить, или, значительно реконструировать устаревший аэропорт.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.Опитвахме се да построим или основно да реконструираме едно летище, което беше остаряло.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.ניסינו לבנות, או לשקם את מרביתו של נמל תעופה מיושן.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.كنا نحاول بناء، أو إعادة بناء إلى حد كبير، مطار عفى عليه الزمن.
Vadesi dolmuş bir hava alanı inşa etmeye, onu yeniden yapılandırmaya çalışıyorduk.再建する大規模な プロジェクトでした 総額で約2.5億米ドルの
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .A to uděláme v dalším videu, protože jsem právě vyčerpal čas.. ..
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .E lo facciamo nel prossimo video, perche' ho appena realizzato di aver finito il tempo.
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .오늘 수업 시간이 다 되었으므로 다음시간에 배우도록 하겠습니다
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .Och vi ska göra det i nästa video, eftersom jag bara insåg jag sent.
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .Zrobimy to w kolejnym filmie, ponieważ właśnie się zorientowałem,. że skończył mi się czas.
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .І ми зробимо більше в наступних відео, бо я якраз зрозумів, що вичерпав весь час. .
Ve bunu da öteki videoda yapacağız çünkü fark ettim ki zamanım dolmuş. . .Этим мы займемся на следующем уроке, потому что я только что заметил, что у нас заканчивается время.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.A leszállóegység egy biztonságos burokban van.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.E la nostra sonda è assicurata all'interno di quello che chiamiamo un aero-shuttle.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.En de lander is veilig verstopt in, wat wij noemen, een aero-shuttle.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.착륙선은 에어로쉘이라는 것 안에 안전하게 덮여 있죠.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.Lądownik ukryty w tzw. "promie".
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.Přistávací modul je bezpečně umístěn v tom, čemu říkáme vzdušný přepravník.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.Şi naveta este bine închisă în naveta mamă.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.Unser Landemodul befindet sich sicher in etwas, das wir als Aero-Shuttle bezeichnen.
Ve iniş cihazı hava-dolmuşu diye tabir ettiğimiz cihazın içine tıkıştırılmış durumda.Và phi thuyền của chúng tôi được nhét vào vỏ bảo vệ gọi là aeroshell.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod