Ana içeriğe geç
Sözlük

dolgu ile cümle

dolgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.elnyelék a vékony gabonafejek a hét kövér és teljes gabonafejet. És felserkene a Faraó, és ímé álom [vala.]
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.I pożarły te kłosy cienkie, siedem onych kłosów pięknych i zupełnych; i ocknął się Farao.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.그 세약한 일곱 이삭이 무성하고 충실한 일곱 이삭을 삼킨지라 바로가 깬즉 꿈이라
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Les épis maigres engloutirent les sept épis gras et pleins. Et Pharaon s`éveilla. Voilà le songe.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Le spighe vuote inghiottirono le sette spighe grosse e piene. Poi il faraone si svegliò: era stato un sogno
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.og de golde Aks slugte de syv tykke og fulde Aks. Så vågnede Farao, og se, det var en Drøm.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Og de tynne aks slukte de syv frodige og fulle aks. Da våknet Farao, og skjønte at det var en drøm.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Spicele slabe au înghiţit pe cele şapte spice grase şi pline. Şi Faraon s'a trezit. Iată visul.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.и пожрали тощие колосья семь колосьев тучных и полных. И проснулся фараон и понял, что это сон.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.И тънките класове погълнаха седемте дебели и пълни класове. А като се събуди Фараон, ето, беше сън.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.ותבלענה השבלים הדקות את שבע השבלים הבריאות והמלאות וייקץ פרעה והנה חלום׃
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.فابتلعت السنابل الرقيقة السنابل السبع السمينة الممتلئة. واستيقظ فرعون واذا هو حلم.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.這 細 弱 的 穗 子 、 吞 了 那 七 個 又 肥 大 又 飽 滿 的 穗 子 . 法 老 醒 了 、 不 料 是 個 夢
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.這細 弱 的 穗子 、 吞 了 那 七 個 又 肥大 又 飽滿 的 穗子 . 法老 醒了 、 不料 是 個夢
Dolgu YokIngen udfyldning
Dolgu YokKeine Füllung
Dolgu Yok채우지 않기
Dolgu YokNessun riempimento
Dolgu YokNincs kitöltés
Dolgu YokPas de remplissage
Dolgu YokSem Preenchimento
Dolgu YokSin relleno
Dolgu YokΧωρίς γέμισμα
Dolgu YokБез заливки
Dolgu YokБез запълване
Dolgu YokНе заповнювати
Dolgu Yokללא מילוי
Dolgu Yokلا تملئ
Dolgu Yok塗りつぶさない
Dolgu YokEi täytettä
Dolgu YokFără umplere
Dolgu YokFyll inte
Dolgu YokGeen opvulling
- Dolgun, şehvetli.Erg vol.
- Dolgun, şehvetli.Muy carnosos, muy sensuales.
- Dolgun, şehvetli.Olyan teltek és érzékiek.
- Dolgun, şehvetli.ممتلئتان و شهيتان
Dolgu YokBez výplně
Dolgu YokBez výplne
Dolgu YokBrak wypełnienia
Dolgu YokBrez zapolnjevanja
Dördüncü periyodun durumda, gidin ve dolgu이 경우 4번째 주기인 경우는 역으로 채우면
Dördüncü periyodun durumda, gidin ve dolguففي حالة الدورة الرابعة ستعود لتملآ
Galeride seni gördüğüm an da ne kadar güzel dudakların olduğunu fark ettim. - Dolgun, şehvetli.Dès que je vous ai aperçue, à la galerie, j'ai remarqué que vous aviez de très belles lèvres,
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.De så fyldigere af blonder end nogensinde før her til morgen, men hendes øjne var ikke lo ad alle.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.De såg fylligare av spets än någonsin i morse, men hennes ögon var inte skratta åt alla.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Ei au privit mai pline de dantelă decât oricând în această dimineaţă, dar ochii ei nu s-au râs la toate.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Eles pareciam mais cheios de rendas do que nunca, esta manhã, mas seus olhos não estavam rindo todos.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.He näyttivät täydellisempää pitsistä kuin koskaan tänä aamuna, mutta hänen silmänsä eivät naura kaikki.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Họ đã xem xét đầy đủ hơn về ren hơn bao giờ hết buổi sáng này, nhưng đôi mắt cô không cười tất cả.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Ils ont regardé plus complète de la dentelle que jamais, ce matin, mais ses yeux ne riaient pas au tous.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.그들은 오늘 아침 어느 때보 다도 레이스의 풀러 보았다,하지만 그녀의 눈은 웃고되지 않았습니다 모두.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Mereka tampak lebih penuh renda dari sebelumnya pagi ini, tapi matanya tidak tertawa di semua.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Néztek teljesebb a csipke, mint valaha ma reggel, de a szeme sem nevet minden.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Sembravano più completa di pizzo che mai questa mattina, ma i suoi occhi non ridevano tutti.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Se veían más completa de encaje que nunca esta mañana, pero sus ojos no se reían de todos.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Sie sahen voller Spitzen als je zuvor an diesem Morgen, aber ihre Augen waren nicht zu lachen alle.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.So videti polnejše čipke kot kdajkoli prej danes zjutraj, a njene oči niso smejali vse.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Vypadali plnější krajky, než kdy jindy dnes ráno, ale její oči se nesměji všechny.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.Vyzerali plnšie čipky, ako inokedy dnes ráno, ale jej oči sa nesmú všetkých.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod