1950 - Senatör Joseph McCarthy ABD Dışişleri Bakanlığı'nı, Bakanlığı komünistlerle doldurmakla suçladı.1950年 - ジョセフ・マッカーシー米上院議員が国務省に共産党員が在籍していると演説。
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.^ Mozillaは1.8 Beta 1以降でE4Xをサポートしている。
En basit ve etkili yöntemse tekerlekli araçlarda tekerleklerin içerisine su doldurmaktır..最も一般的な水汲み水車は、垂直に立てられた車輪に一連のバケツがくくりつけられたものである。
Boşlukları doldurmak için Belçika iki takım, Fransa' da beş takım göderdiler.シカゴでは工場勤務で2つのシフトを掛け持ちして働きづめでした。
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".הם מחפשים את המשהו שימלא את הריק".
Havai fişekler ve atılan silahlar mahallenin sessiz havasını o gece doldurmaktadır.אנשי אותיות הח"י משולים לאש בחשכת הלילה.
Lineer interpolasyon, genellikle bir değer tablosundaki ara boşlukları doldurmak için kullanılır.אינטרפולציה ליניארית משמשת לעיתים קרובות כדי למלא פערים בטבלה.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Oficiálne pridaný bol však až v Beta 1.8.
Postyapısalcı felsefe, Postmodernizmin düşünsel felsefi arkaplanını doldurmaktadır.Filozofický pojem postmoderny sa usiluje vypracovať filozofický postmodernizmus.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Osídľuje doteraz voľné nezalesnené miesta).
Ancak toplu bir tabancayı doldurmak her zaman şarjörlü bir tabancaya göre zaman alır.Vedno ravnam z vsakim orožjem, kakor da je napolnjeno.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Bronasto medaljo je takrat zgrešil za 1,8 sekunde.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Špartanci so tudi tokrat ubranili svoje vrste.
Asya ülkelerinde yastıkları koyun yünü ile doldurmak yaygındır.Azijos šalyse labiau paplitę patiekalai iš minkštaodžių vėžlių.
(Bu noktada şunu belirtmekte fayda vardır ki; 30 kapasiteli şarjörlere 28 adet fişek doldurmak idealdir.(Võib-olla kaotas ta seegi kord, sest võimalikke tulemusi on kõigest 31.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler"."Teekond tühjade tünnidega".
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.A decedat în 1994, am fost reangajat la MIT ca s-o înlocuiesc, dar e greu.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Ella murió en 1994, y fui contratado de nuevo por el MIT para intentar cubrir su espacio, pero es muy difícil.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Elle est décédée en 1994 et j'ai été rappelé au MIT pour prendre sa place. Mais c'est tellement dur.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Hun døde i 1994, og jeg blev hyret tilbage til MIT for at prøve at fylde hendes sko, men det er så svært.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Sie starb 1994 und ich wurde zurück ans MIT geholt, um ihren Platz einzunehmen, aber es ist so schwierig.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Ze overleed in 1994. MIT wierf me weer aan om haar plaats in te nemen, maar dat valt niet mee.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Zesnula v roce 1994. Mě pak zaměstnali na MIT abych zkusil jít v jejích šlépějích, ale bylo to velmi těžké.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Zmarła w 1994 roku, a mnie przyjęli z powrotem do MIT-u. Próbuję ją zastąpić, ale jest to trudne zadanie.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Она умерла в 1994 году. А меня снова взяли в MIT на её место, но заменить её практически невозможно.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Тя почина през 1994-а и аз бях нает от МТИ да заема нейното място, но това е толкова трудно.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.היא נפטרה ב-1994, ו-אמ.איי.טי שכרו אותי כדי שאכנס לנעליה, אבל זה כה קשה.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.لقد توفيت في العام 1994. لقد وظفت مرة أخرى في المعهد لأحاول القيام بمهماتها، و كان ذلك صعبا جدا.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.私は彼女の後任としてMITに戻りましたが、彼女の偉大さにはいつも頭が下がります。 まったくミュリエル クーパーは驚くべき人物です。
5s1 gidiyoruz. 5s2. Ve daha sonra geri dönmek için gidiyoruz ve doldurmak için gidiyoruz 4d kabuk.In plaats van meteen met de volgende p schil te starten
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Apukám számára ez nyomtatványok kitöltése.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Avec mon père, ce fut de le laisser remplir des formulaires.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Bei meinem Vater funktioniert das, wenn man ihn Formulare ausfüllen lässt.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Bersama ayah saya, hal itu ternyata membuatnya mengisi borang.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Bij mijn vader betekende dat formulieren invullen.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Com o meu pai, isso acabou por ser deixá-lo preencher formulários.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Dla mojego taty to wypełnianie formularzy.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.En el caso de mi padre, el resultado fue dejarle rellenar informes.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.För min pappa visade det sig vara att fylla i formulär.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Isälleni päädyttiin antamaan kaavakkeita täytettäväksi.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.저희 아버지는 양식들을 채우는 것을 하셨습니다.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Pentru tata asta a însemnat să-l las să completeze formulare.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Per mio padre questo ha preso la forma di moduli da riempire.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.U mého táty zafungovalo vyplňování formulářů.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.U môjho otca to bolo vypĺňanie formulárov.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Với cha tôi, hoạt động đó là để ông ấy điền các giấy tờ mẫu.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Για τον μπαμπά μου διασκέδαση έγινε να συμπληρώνει φόρμες.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Для мого батька такою справою виявилось заповнення бланків.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.Оказалось, что для моего отца это заполнение бланков.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.С баща ми, това беше да го оставя да попълва формуляри.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.במקרה של אבי, התברר שזה לתת לו טפסים למילוי.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.مع والدي فإن ذلك كان أن أدعه يقوم بتعبئة الاستمارات.
Babam için bu aktivite form doldurmak oldu.父は州立大学の教授だったので 書類仕事がどんなものか知っています
Beni koru! Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru! -Hadi!Naiklah!
Beni koru! Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru!Да направим огнена завеса!Когато тези задници спрат за презареждане, ме прикривайте!
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.A única coisa que eu tinha de fazer era sair, apanhá-los e embalsamá-los para a colecção.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Csak ki kellett mennem, hogy összeszedjem és kitömessem őket a gyűjtemény számára.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Điều duy nhất mà tôi là là chạy ra nhặt xác và nhồi bông chúng cho bộ sưu tập.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Ich musste also nur rausgehen, sie einsammeln und für die Sammlung präparieren lassen.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Jediná věc, kterou jsem musel udělat, bylo, že jsem šel ven, sebral je a nechal vycpat do sbírky.