Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Jediné, čo som musel urobiť, bolo ísť von, zdvihnúť ich a dať ich vypchať do zbierky.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.제가 할 수있는 일은 밖으로 나가 그것들을 주워 전시를 위한 박제품을 만드는 것이었습니다.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.La seule chose que j'avais à faire était de sortir, les ramasser, et les empailler pour la collection.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.La sola cosa che dovevo fare era andar fuori, prenderli e inserirli nella collezione.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Lo único que tenía que hacer era salir, recogerlas y mandarlas a disecar para la colección.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Saya hanya perlu keluar mengambilnya dan mempersiapkannya untuk dipajang.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Tot ce aveam de făcut era să ies afară, să le iau de jos și să le împăiez pentru colecție.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Wystarczyło wyjść na zewnątrz, pozbierać je i zanieść do wypchania.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Το μοναδικό που έπρεπε να κάνω ήταν να βγω έξω, να τα μαζέψω, και να τα φυλάξω για τη συλλογή.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Единственное, что мне приходилось делать — это выходить на улицу, забирать их и делать чучела для коллекции.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.Отже єдине, що мені лишалось, - виходити на двір, збирати мертвих птахів та робити з них опудала для колекції.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.כל מה שנותר לי לעשות הוא לצאת החוצה, להרים אותן, ולדאוג לפחלץ אותן עבור האוסף.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.كلّ ما كان عليّ فعله هو الخروج، جمع جثثها، ثمّ حشوها لإضافتها للمجموعة.
Benim yapmam gereken tek şey ise dışarı çıkmak, kuşları toplamak ve koleksiyonum için içlerini doldurmaktı.標本にしてコレクションに 加えるだけでいいんです (笑)
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Carregue para preencher uma região.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Cliquez pour remplir une zone.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Fai clic per riempire una regione.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Haga clic para rellenar una región.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Kattintson ide terület kitöltéséhez.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Klicka för att fylla i ett område.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Klicken Sie, um einen Bildbereich zu füllen.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Klik for at udfylde et område.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Klikkaa täyttääksesi kuvan alue.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Kliknij, by wypełnić obszar.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Kliknite za zapolnitev področja.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Kliknutím vyplníte oblasť.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.klik om een gebied op te vullen.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.영역을 채우려면 클릭하십시오.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Oblast vyplníte kliknutím.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Κλικ για το γέμισμα μιας περιοχής.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Клацніть, щоб заповнити ділянку.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Щёлкните для применения заливки
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.Щракнете, за да запълните област.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.לחץ ומלא אזורים.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.انقر لتملئ منطقة ما.
Bir bölgeyi doldurmak için tıklayın.クリックで領域を塗りつぶします。
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Ein Trichter wird zur Befüllung von Gefäßen mit enger Öffnung mit Flüssigkeit oder feinem Puder verwendet.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.En tragt kan bruges til at fylde en smalhalset beholder med en væske eller med fint pulver.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.En tratt kan användas för att fylla en smalhalsad behållare med en vätska eller ett fint pulver.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Lejka używa się do napełnienia płynem lub proszkiem naczynia o wąskiej szyjce.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Um funil pode ser usado para encher uma vazilha estreita com um líquido ou um pó fino.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Un embudo se puede usar para llenar un vaso de cuello estrecho con un líquido o con un polvo fino.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Un imbuto può essere usato per riempire un contenitore a collo stretto con un liquido o con una polvere fine.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Воронкою можна скористатися для наповнення посудини з тонкою шийкою рідиною або сильно подрібненою речовиною.
Bir kereden fazla, d-blok doldurmak, ya da dolgu gitmek일단 d를 채우면, 또는 역으로 채운다면,
Bir kereden fazla, d-blok doldurmak, ya da dolgu gitmekثم بعد ملئ المقطع-d، تعود لتملآ
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Chtěl jsem to zkusit a zaplnit stránky podobnou náladou, myšlením a emocemi jako v tom scénáři.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Halusin kirjoittaa samassa hengessä ja herättää samoja tunteita kuin se.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Ik wilde de pagina's vullen met hetzelfde soort kracht en overpeinzing en emotie die dat script had.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Jeg ville prøve og fylde sider med den samme ånd og tanker, og følelser, som manuskriptet gjorde.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.저도 이 각본에 있듯 제 정신과 생각, 감정들을 각본에 쏟아내고 싶었습니다
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Queria tentar encher páginas com o mesmo tipo de espírito, pensamento e emoção que aquele guião tinha.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Quería tratar y llenar páginas con ese mismo espíritu y pensamiento y emoción que ese guión tenía.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Vroiam să umplu pagini cu acelaşi tip de spirit şi gânduri şi emoţie aşa cum acel scenariu o făcea.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim."Zwyczajnych ludzi". Starałem się pisać z podobną fantazją i emocjami jak tam.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Исках да запълня страниците със същия дух и мисли и емоции като в сценария.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.Я старался наполнять страницы похожим духом, мыслями и эмоциями в сценарии, который я писал.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.רציתי לנסות למלא דפים באותו סוג של אווירה ומחשבה ורגש כמו שהתסריט הזה יצר.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.كنت أرغب في محاولة لملأ الصفحات بنفس النوع من الروح والفكر والعاطفة التى قدمها هذا السيناريو.
Bir sürü sayfayı bu senaryonun yaptığı gibi ruh, düşünce ve duyguyla doldurmak istedim.あの脚本のような精神と思考と感情で 私はAppleコンピュータが好きです 夢中です