Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Kar nastane šum z neba kakor piš silnega vetra in napolni vso hišo, kjer so sedeli.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.홀연히 하늘로부터 급하고 강한 바람 같은 소리가 있어 저희 앉은 온 집에 가득하며
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Og med ett kom det en lyd fra himmelen som av et fremfarende veldig vær og fylte hele huset der de satt.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Thình lình, có tiếng từ trời đến như tiếng gió thổi ào ào, đầy khắp nhà môn đồ ngồi.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Thình_lình , có_tiếng từ trời đến như tiếng gió thổi ào_ào , đầy khắp nhà môn_đồ ngồi .
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.И внезапно сделался шум с неба, как бы от несущегося сильного ветра, и наполнил весь дом, где они находились.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.И внезапно стана шум от небето като хвученето на силен вятър, и изпълни цялата къща дето седяха.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.І роздав ся зразу гук (шум) із неба, мов би од віючого буйного вітру, й сповнив увесь дім, де вони сиділи.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.ויהי פתאם קול רעש מן השמים כקול רוח סערה וימלא את כל הבית אשר ישבו בו׃
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.وصار بغتة من السماء صوت كما من هبوب ريح عاصفة وملأ كل البيت حيث كانوا جالسين.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.忽 然 從 天 上 有 響 聲 下 來 、 好 像 一 陣 大 風 吹 過 、 充 滿 了 他 們 所 坐 的 屋 子
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.忽然 從天 上有 響聲 下來 、 好像 一 陣 大風 吹過 、 充滿 了 他 們所 坐 的 屋子
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -W_BAR_yobraźmy sobie ten sam balon całkowicie wypełniony wodą.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -A ako teda vieme, že kvapaliny sú nestlačiteľné? Predstavte si rovnaký balón naplnený vodou.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -A jak to vím? Představte si stejný balon naplněný vodou, zcela naplněný vodou.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Então qual a diferença entre um líquido e um gás?
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Kuvittellaan sama pallo täytettynä vedellä- täysin täytettynä vedellä.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Vel, tænkt dig den samme ballon fyldt med vand - helt fyldt med vand.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Voici un exemple:
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Ами, да си представим същия балон, изцяло напълнен с вода.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -דמיינו את אותו בלון מלא כולו במים, עד הסוף.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -حسنا, تخيّل نفس البالون ممتلئ بالماء ممتلئ تماما بالماء
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.A inni ludzie je wypełniali.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Andere mensen vullen ze in.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.E la gente va lì e le riempie.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Et d'autres gens passent et les remplissent.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Iar alți oameni vin și le completează.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.그리고 사람들이 빈 말풍선을 채웁니다. [#: 자본주의가 가난을 낳는다.]
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.(Risos)
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Und andere Menschen gehen hin und füllen sie aus.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Và những người khác đến rồi điền vào chúng.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Y otras personas las llenan.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.А други хора отиват и ги запълват.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.А інші люди на них пишуть.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.И люди, проходившие мимо, заполняли их.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.ואנשים אחרים ממלאים אותן.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.وترك شرف ملئها للناس الآخرين
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.(笑い)
Başvuru formunu doldurduktan sonra Enter Finland hizmetindeki hesabınızı takip etmeyi unutmayın.Kun olet täyttänyt hakemuksen, muista seurata tiliäsi Enter Finland -palvelussa. Jos
Başvuru formunu doldurduktan sonra Enter Finland hizmetindeki hesabınızı takip etmeyi unutmayın.När du fyllt i ansökningen, kom ihåg att följa ditt konto i Enter Finland-tjänsten.
Başvuru formunu doldurduktan sonra Enter Finland hizmetindeki hesabınızı takip etmeyi unutmayın.Una vez relleno el formulario, recuerde consultar periódicamente su cuenta de Enter Finland.
Başvuru formunu doldurduktan sonra Enter Finland hizmetindeki hesabınızı takip etmeyi unutmayın.بعد قيامك بتعبئة الطلب، تذكر متابعة حسابك على خدمة - Enter Finland.
Başvuruyu bu hizmet üzerinden doldurduktan sonra kimliğinizi doğrulamak için üç ayınız vardır.Après avoir rempli votre demande en ligne, vous avez trois mois pour aller vous faire identifier sur place.
Başvuruyu bu hizmet üzerinden doldurduktan sonra kimliğinizi doğrulamak için üç ayınız vardır.Kun olet täyttänyt hakemuksen palvelussa, sinulla on kolme kuukautta aikaa käydä tunnistautumassa.
Başvuruyu bu hizmet üzerinden doldurduktan sonra kimliğinizi doğrulamak için üç ayınız vardır.När du fyllt i ansökningen i tjänsten har du tre månader på dig att styrka din identitet.
Başvuruyu bu hizmet üzerinden doldurduktan sonra kimliğinizi doğrulamak için üç ayınız vardır.Una vez relleno el formulario en el servicio, tiene un plazo de tres meses para acudir a identificarse.
Başvuruyu bu hizmet üzerinden doldurduktan sonra kimliğinizi doğrulamak için üç ayınız vardır.В течение трех месяцев с момента заполнения заявления на сайте вы должны подтвердить свою личность.
Başvuruyu bu hizmet üzerinden doldurduktan sonra kimliğinizi doğrulamak için üç ayınız vardır.بعد قيامك بتعبئة الطلب عن طريق الخدمة، فإنه يكون لديك ثلاثة أشهر للذهاب للتعريف بشخصيتك.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.A naplnil ho duchem Božím, moudrostí, rozumností i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.a naplnil ho duchom Božím, múdrosťou a rozumnosťou a umením a to v každej práci,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.e o encheu do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.És betöltötte õt Istennek lelkével, bölcseséggel, értelemmel és tudománynyal minden mesterségben:
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.han har fylt ham med Guds Ånd, med visdom, med forstand og med kunnskap og med dyktighet til alle slags arbeid
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.Il l`a rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.I napełnił go Duchem Bożym, mądrością, i umiejętnością wszelkiego rzemiosła;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.in ga je napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti, razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.하나님의 신을 그에게 충만케 하여 지혜와 총명과 지식으로 여러가지 일을 하게 하시되
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.L -a umplut cu Duhul lui Dumnezeu, duh de înţelepciune, pricepere, şi ştiinţă, pentru tot felul de lucrări.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.und hat ihn erfüllt mit dem Geist Gottes, daß er weise, verständig, geschickt sei zu allerlei Werk,