18 yaşını doldurduysanız, Finlandiya’da sürücü belgesi alma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.В Финляндии вы можете сдать экзамены и получить водительское, если вам исполнилось 18 лет.
18 yaşını doldurduysanız, Finlandiya’da sürücü belgesi alma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.يمكنك أن تؤدي دورة رخصة القيادة في فنلندا إذا كنت قد أتممت سن 18 سنة من العمر.
18 yaşını doldurduysanız, Finlandiya’da sürücü belgesi alma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.年满18周岁的人可在芬兰考取驾驶执照。对于外国驾照的规定,视情况决定。
18 yaşını doldurduysanız;ha cumplido 18 años;
18 yaşını doldurduysanız;olet täyttänyt 18 vuotta;
18 yaşını doldurduysanız;vous avez 18 ans révolus ;
18 yaşını doldurduysanız;вам исполнилось 18 лет;
18 yaşını doldurduysanız;إذا كنت قد أتممت 18 سنة من العمر،
18 yaşını doldurduysanız;有时还需满足其它条件。
61 yaşını doldurduysanız asgari yaşlılık emekliliği yaşınızdan önce kısmi emekliliğe ayrılabilirsiniz.Jos olet täyttänyt 61 vuotta, voit jäädä osittain eläkkeelle jo ennen alinta vanhuuseläkeikääsi.
61 yaşını doldurduysanız asgari yaşlılık emekliliği yaşınızdan önce kısmi emekliliğe ayrılabilirsiniz.Om du har fyllt 61 år kan du få partiell pension redan före din lägsta ålderspensionsålder.
61 yaşını doldurduysanız asgari yaşlılık emekliliği yaşınızdan önce kısmi emekliliğe ayrılabilirsiniz.إذا أتممت 61 سنة من عمرك، فبإمكانك أن تصبح متقاعداً جزئياً قبل سن التقاعد الأدنى لك.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.Du kan få folkpension när du har fyllt 65 år.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.Se puede percibir la pensión nacional cuando se han cumplido los 65 años de edad.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.Voit saada kansaneläkettä, kun olet täyttänyt 65 vuotta.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.Vous pouvez bénéficier d'une retraite nationale après avoir eu 65 ans.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.Народная пенсия может выплачиваться вам по достижении 65 лет.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.بإمكانك أن تحصل على التقاعد الوطني، عندما تتم 65 سنة من عمرك.
65 yaşını doldurduğunuzda halk emekliliği alabilirsiniz.丧失工作能力者可以在达到法定退休年龄前领取退休金。
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.(A Cherubowie stali po prawej stronie domu, gdy wchodził on mąż, a obłok napełnił sień wnętrzną.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.A Kérubok pedig állanak a háztól jobbra, mikor a férfi beméne, és a felhõ betölté a belsõ pitvart.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.(Cherubínové pak stáli po pravé straně domu, když vcházel muž ten, a oblak hustý naplnil síň vnitřní.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Cherubi stáli z pravej strany domu, keď vošiel muž. A oblak naplnil vnútorný dvor.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Die Cherubim aber standen zur Rechten am Hause, und die Wolke erfüllte den innern Vorhof.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Ja kerubit seisoivat temppelin oikealla puolella, kun mies meni; ja pilvi peitti sisemmän esipihan.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Keruberne stod sønden for Templet, da Manden gik derhen, og Skyen fyldte den indre Forgård.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Kerubimi pa so stali na desni strani hiše, ko je šel mož noter, in oblak je polnil notranje dvorišče.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Khi người vào , thì các chê - ru-bin đứng bên hữu nhà ; mây đầy hành_lang trong .
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Khi người vào, thì các chê-ru-bin đứng bên hữu nhà; mây đầy hành lang trong.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.그 사람이 들어갈 때에 그룹들은 성전 우편에 섰고 구름은 안 뜰에 가득하며
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Les chérubins étaient à la droite de la maison, quand l`homme alla, et la nuée remplit le parvis intérieur.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Och keruberna stodo till höger om huset, när mannen gick ditin, och molnet uppfyllde den inre förgården.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Og kjerubene stod på høire side av huset da mannen gikk inn, og skyen fylte den indre forgård.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Ora i cherubini erano fermi a destra del tempio, quando l'uomo vi andò, e una nube riempiva il cortile interno
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Τα δε χερουβειμ ισταντο εν δεξιοις του οικου, οτε εισηρχετο ο ανηρ και η νεφελη εγεμισε την εσωτεραν αυλην.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.А херувимите стоеха отдясно на дома, когато влизаше мъжът: и облакът изпълни вътрешния двор.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.Херувимы же стояли по правую сторону дома, когда вошел тот человек, и облако наполняло внутренний двор.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.והכרבים עמדים מימין לבית בבאו האיש והענן מלא את החצר הפנימית׃
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.والكروبيم واقفون عن يمين البيت حين دخل الرجل والسحابة ملأت الدار الداخلية.
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.那 人 進 去 的 時 候 、 惹 韁 皎 站 在 殿 的 右 邊 . 雲 彩 充 滿 了 內 院
Adam oraya girdiğinde, Keruvlar tapınağın güney tarafında duruyordu. Bulut tapınağın iç avlusunu doldurdu.那 人 進去 的 時候 、 惹韁皎 站在 殿 的 右邊.雲彩 充滿 了 內院
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.A rempli les albums de photos de ses parents de ballons rouges et de glaçage jaune.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.A umplut albumul foto al părinţilor cu baloane roşii şi glazură galbenă.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.Füllte die Fotoalben ihrer Eltern mit roten Ballons und gelben Zuckergüssen.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.Fyllde sina föräldrars fotoalbum med röda ballonger och gul glasyr.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.엄마 아빠의 사진 앨범을 빨간 풍선과 노란 장식으로 가득 채웠죠.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.Llenó el álbum de fotos de sus padres con globos rojos y glaseado amarillo.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.Riempì gli album di foto dei genitori con palloncini rossi e glassa gialla.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.מילאה את אלבומי התמונות של ההורים שלה בבלונים אדומים וציפוי עוגה צהוב.
Aile albümlerini kırmızı balonlar ve sarı şekerlemelerle doldurdu.充たした その赤ちゃんは そばかすのない
Ama bunlar 3. seviyeye dönüp doldurdular gibi bir şey.세번째 에너지 껍질에 역으로 채우는 것입니다.
Ama bunlar 3. seviyeye dönüp doldurdular gibi bir şey.Questi infatti si sono ritirati nel 3° guscio energetico.
Ama bunlar 3. seviyeye dönüp doldurdular gibi bir şey.Vnější slupka je 4s2
Ama bunlar 3. seviyeye dönüp doldurdular gibi bir şey.Но все они попадают на третий энергетический уровень.
Ama bunlar 3. seviyeye dönüp doldurdular gibi bir şey.الا عادت لملئ مساوى الطاقة الثالث
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.A zrazu povstal z neba zvuk ako zvuk nesúceho sa silného vánku a naplnil celý dom, kde sedeli.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Deodată a venit din cer un sunet ca vîjîitul unui vînt puternic, şi a umplut toată casa unde şedeau ei.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.De repente veio do céu um ruído, como que de um vento impetuoso, e encheu toda a casa onde estavam sentados.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.In eens kwam er uit de hemel een geluid, alsof er een storm opstak. Het was in het hele huis te horen.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.I stal se rychle zvuk s nebe, jako přicházejícího větru prudkého, a naplnil všecken dům, kdež seděli.