Ana içeriğe geç
Sözlük

doldurdu ile cümle

doldurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.فحملني روح وأتى بي الى الدار الداخلية واذا بمجد الرب قد ملأ البيت.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.靈 將 我 舉 起 、 帶 入 內 院 . 不 料 、 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.靈將 我 舉起 、 帶入內院 . 不料 、 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Sağ afişlerle sokakları doldurdu오른쪽 포스터와 거리를 가득
Sağ afişlerle sokakları doldurdulachwekkend om de Europeanen in China dergelijke troepen sloeg terreur
Sağ afişlerle sokakları doldurduמילאו את הרחובות עם כרזות הנכונים
Sağ afişlerle sokakları doldurduملأت الشوارع بملصقات حق
Sağ afişlerle sokakları doldurdu西ヨーロッパには庭がなかった
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.A Bôh otvoril jej oči, a videla studňu, v ktorej bola voda. A išla a naplnila kožicu vodou a napojila chlapca.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.A otevřel Bůh oči její, aby uzřela studnici vody. I šla a naplnila láhvici vodou, a napojila dítě.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Dio le aprì gli occhi ed essa vide un pozzo d'acqua. Allora andò a riempire l'otre e fece bere il fanciullo
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Ðoạn, Ðức Chúa Trời mở mắt nàng ra; nàng bèn thấy một cái giếng nước, và đi lại múc đầy bầu cho đứa trẻ uống.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.E abriu-lhe Deus os olhos, e ela viu um poço; e foi encher de água o odre e deu de beber ao menino.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.하나님이 하갈의 눈을 밝히시매 샘물을 보고 가서 가죽부대에 물을 채워다가 그 아이에게 마시웠더라
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Og Gud åpnet hennes øine, så hun så en brønn; da gikk hun dit og fylte sekken med vann og gav gutten å drikke.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Otworzył tedy Bóg oczy jej, że ujrzała źródło wody; a szedłszy napełniła łagiew wodą, i dała pić dziecięciu.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Tedaj odpre Bog oči njene, da vidi studenec; in gre in napolni meh svoj z vodo in da dečku piti.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Toen opende God haar ogen en zij zag een bron. Ze vulde haar waterzak en gaf het kind te drinken.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.И Бог открыл глаза ее, и она увидела колодезь с водою, и пошла, наполнила мех водою и напоила отрока.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.Тогава Бог й отвори очите, и тя видя кладенец с вода; и отиде да напълни меха с вода и даде на момчето да пие.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.ויפקח אלהים את עיניה ותרא באר מים ותלך ותמלא את החמת מים ותשק את הנער׃
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.وفتح الله عينيها فابصرت بئر ماء. فذهبت وملأت القربة ماء وسقت الغلام.
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.神 使 夏 甲 的 眼 睛 明 亮 、 他 就 看 見 一 口 水 井 、 便 去 將 皮 袋 盛 滿 了 水 、 給 童 子 喝
Sonra Tanrı Hacerin gözlerini açtı, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi.神 使 夏 甲 的 眼睛 明亮 、 他 就 看 見 一 口 水井 、 便 去 將 皮袋 盛滿 了 水 、 給 童子 喝
Şöyle düşünüyorum, siz bir orbitali doldurduğunuzda, o bir yere kadar durağanlaşır. - -A ako to ja chápem je - keď raz máte zaplnený orbitál, ten orbitál sa stane tak trochu stabilným.
Şöyle düşünüyorum, siz bir orbitali doldurduğunuzda, o bir yere kadar durağanlaşır. - -Ja myślę o tym tak - zapełniasz orbital, żeby ten orbital stał się w pewnym sensie stabilny.
Şöyle düşünüyorum, siz bir orbitali doldurduğunuzda, o bir yere kadar durağanlaşır. -내 생각에는 이것들이, 일단 여러분이 궤도를 채웠다면, 그 궤도가
Şöyle düşünüyorum, siz bir orbitali doldurduğunuzda, o bir yere kadar durağanlaşır. - -Můžeme říct, že jakmile se zaplní celý orbital, bude ten orbital docela stabilní.
Şöyle düşünüyorum, siz bir orbitali doldurduğunuzda, o bir yere kadar durağanlaşır. - -Як я про це думаю - одразу, коли ви заповнили орбіталь, ця орбіталь стає до певної міри стійкою.
Suyu doldurdu...Aku mengisinya dengan ai..
Suyu doldurdu...Am umplut cu ap..
Suyu doldurdu...Napełniłam już wan...
Suyu doldurdu...Το γέμισα με νερ...
Suyu doldurdu...Я наполнила ванную
- Tanımlanamayan izler. - Ekranımı doldurdular. Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor.Richting Atlantische kust.
- Tanımlanamayan izler. - Ekranımı doldurdular. Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor.Отиват към Атлантическия бряг.
- Tanımlanamayan izler. - Ekranımı doldurdular.- De myldrer på min skærm.
- Tanımlanamayan izler. - Ekranımı doldurdular.Dirigem-se para a costa atlântica.
- Tanımlanamayan izler. - Ekranımı doldurdular.Màn hình tôi có dầy đặc!
- Tanımlanamayan izler. - Ekranımı doldurdular.Πέντε άγνωστα ίχνη.
Thomas Edison'un ilk ticari ampulü, 1881'de 1.500 saat doldurdu.la prima lampadina commerciale di Thomas Edison durava 1500 ore.
Thomas Edison'un ilk ticari ampulü, 1881'de 1.500 saat doldurdu.Primul bec pe care Thomas Edison l-a produs pentru comert a ars pentru 1500 de ore.
Thomas Edison'un ilk ticari ampulü, 1881'de 1.500 saat doldurdu.Thomas Edison první komerční žárovka (neprodávaná) z roku 1881 vydržela 1500 hodin.
Thomas Edison'un ilk ticari ampulü, 1881'de 1.500 saat doldurdu.Ο πρώτος εμπορικός λαμπτήρας του Τόμας Έντισον που πουλήθηκε το 1881 κράτησε 1.500 ώρες.
Umarım, gösterdiğim örnek, mantıklı gelmiştir. - Neyse, 9 dakikayı doldurdum.Bon, tout devrait normalement commencer à faire sens maintenant.
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.Jo, föreställ dig att samma ballong fylls med vatten- helt och hållet fylld med vatten.
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.Og lad os fylde denne ting med noget væske som skal være blå.
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.Pojďme tento objekt naplnit nějakou kapalinou. Kapalinu znázorním modře.
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun. sıvımız bu.Poďme tento objekt naplniť kvapalinou.
- Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.Tämä on suurempi ja tämä täytetään jollain nestelllä
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.yo se que un liquido es incompresible?
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.И нека напълним това нещо с течност, която да е синя.
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.נמלא את הכלי הזה בנוזל מסוים, בצבע תכלת.
Ve bu tüpü bir sıvıyla doldurduk diyelim. rengi mavi olsun.وسوف نملؤه بكمية من سائل ازرق اللون
ve diyelim ki bu cam küreyi tamamen suyla doldurdum. - -On va la remplir avec de l'eau.
ve diyelim ki bu cam küreyi tamamen suyla doldurdum. -Por exemplo, se eu tenho uma esfera de vidro
ve diyelim ki bu cam küreyi tamamen suyla doldurdum. -נגיד שאנו ממלאים את כולו במים. עמדתי להגיד שאנו בסביבה נטולת גרביטציה,
ve diyelim ki bu cam küreyi tamamen suyla doldurdum. -لنقل بأننا قمنا بملئها تماما بالماء وكنت سأفترض اننا فى بيئة منعدمة الجاذبية
ve diyelim ki bu cam küreyi tamamen suyla doldurdum. -無重力の状況を仮定しようと思ったけど、 必要ないかな。
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.15.000 mennesker har udfyldt blanketterne og sagt de vil forsøge det.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod