Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.15 000 Menschen füllten unsere Formulare aus und sagten, sie würden es probieren.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.E infatti abbiamo avuto circa 15mila persone che hanno fatto richiesta poiché volevano provarci.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.이 포럼에 약 만오천 명의 사람이 도전해보고 싶다고 모였어요.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Mostanra már 15.000 ember töltötte ki a kérdőíveket, és mondta, hogy támogatja ezt a kezdeményezést.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Ongeveer 15000 mensen vulden de formulieren in waarin ze zeiden dat ze het wilden proberen.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Otrzymaliśmy około 15 000 zgłoszeń ludzi, którzy wyrazili chęć podjęcia takiej próby.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Si am avut chiar 15.000 de oameni care au completat formularele spunand ca vor sa incerce.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Tivemos cerca de 15 000 pessoas a preencher os formulários dizendo que queriam tentar.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Vi har faktiskt fått ungefär 15,000 intresserade personer som kan tänka sig att ge detta en chans.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Vlastně jsme měli seznam asi 15 000 lidí, kteří říkali, že by se do toho chtěli pustit.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Y en efecto tuvimos en torno a 15,000 formularios rellenados diciendo que quieren probar.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.Всъщност събрахме около 15000 подписа на хора, уверяващи, че искат да пробват.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.І власне, 15 000 людей заповнили наші анкети кажучи, що вони б хотіли спробувати.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.На данный момент около 15 000 человек заполнили заявку и объявили о готовности начать работы.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.ולמעשה יש כ 15000 אנשים שמילאו את הטפסים הטוענים שהם רוצים לנסות.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.و فى الواقع حصلنا على 15.000 شخص سدوا كل خانات المساعدة و قالوا أنهم يريدون المحاولة.
Ve gerçekte 15,000 insan formları doldurdu ve denemek istediklerini söylediler.これをやってみたいとね 1つでも成功すれば良い訳だから 希望は持っている
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.I, by rzec krótko, osiem miesięcy później zapełniłyśmy 300 metrową galerię w Chicagowskim Centrum Kultury.
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.Na kratko, po osmih mesecih nam je uspelo napolniti 3 are veliko galerijo
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.Pe scurt, opt luni mai tarziu, am umplut galeria Centrului cultural din Chicago de 280 de metri patrati.
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.И если вкратце, то 8 месяцев спустя мы действительно заполнили 300-метровую галерею
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.Накратко, осем месеца по-късно наистина напълнихме галерията на
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.그가 아팠던, 그가 살았던 마지막 2년간 그는 저에 대한 그의 생각들을 공책에 채웠어요.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.Élete utolsó két évében, amikor beteg volt, teleírt egy füzetet a gondolataival rólam.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.En sus últimos dos años de vida, cuando estaba enfermo, llenó un cuaderno con sus pensamientos sobre mí.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.În ultimii doi ani din viaţa lui, pe când era bolnav, a umplut un caiet cu gânduri referitoare la mine.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.Negli ultimi due anni della sua vita, quando era malato, ha riempito un taccuino con i suoi pensieri su di me.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.Podczas ostatnich dwóch lat swojego życia, kiedy chorował, wypełnił swój notatnik myślami o mnie.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.Trong 2 năm cuối đời, khi ông lâm bệnh, ông lấp đầy cả một quyển vở với những suy nghĩ về tôi.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.Viimeisten kahden elinvuotensa aikana, jolloin hän oli sairas, hän täytti muistikirjan ajatuksillaan minusta.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.V posledních dvou letech jeho života, když byl nemocný, zaplnil svůj poznámkový blok svými myšlenkami o mě.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.V posledných dvoch rokoch jeho života, keď bol chorý, zaplnil svoj poznámkový blok myšlienkami o mne.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.В последние два года жизни, пока он болел, он наполнил тетрадь своими мыслями обо мне.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.Останні два роки свого життя він хворів, і за цей час списав цілий записник думками про мене.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.През последните две години от живота си, когато беше болен, изпълваше един бележник с мислите си за мен.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.בשנתיים האחרונות של חייו, כשהיה חולה, הוא מילא מחברת במחשבותיו עלי.
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.في آخر سنتين من حياته، عندما كان مريضاً لقد ملأ مذكرته بخواطره عني
Yaşamının son iki yılında, hastayken, bir not defterine benimle ilgili düşüncelerini doldurdu.一冊のノートを、私に対しての思いでいっぱいに満たしました 彼は私の強みや弱み、
- Yine neyle doldurdun kendini acaba? - Yapma! Bütün gece düţündüm, evet!Δηλαδή λες, ότι το είχες ξανακούσει.