Ana içeriğe geç
Sözlük

doldurdu ile cümle

doldurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Neyse, 9 dakikayı doldurdum.Wie auch immer, erkenne ich, dass ich bereits 9 Minuten gedrückt haben.
Neyse, 9 dakikayı doldurdum.Zresztą zdałem sobie sprawę, że przekroczyłem już dziewięć minut.
Okul genellikle, çocuk yedi yaşını doldurduğunda başlar.Koulu alkaa tavallisesti sinä vuonna, kun lapsi täyttää seitsemän vuotta.
Okul genellikle, çocuk yedi yaşını doldurduğunda başlar.La escolarización suele comenzar durante el año en el que el niño cumple siete años.
Okul genellikle, çocuk yedi yaşını doldurduğunda başlar.L'école commence normalement l'année des sept ans de l'enfant.
Okul genellikle, çocuk yedi yaşını doldurduğunda başlar.Skolan börjar vanligtvis det året då barnet fyller sju år.
Okul genellikle, çocuk yedi yaşını doldurduğunda başlar.Школа обычно начинается в тот год, когда ребёнку исполняется семь лет.
Okul genellikle, çocuk yedi yaşını doldurduğunda başlar.تبدأ الدراسة في المدرسة عادةً في تلك السنة التي يبلغ فيها الطفل سبع سنوات من عمره.
Okul öncesi eğitim genelde çocuğun altı yaşını doldurduğu sene başlar.Généralement, l’enseignement préscolaire commence l’année où l’enfant a six ans.
Okul öncesi eğitim genelde çocuğun altı yaşını doldurduğu sene başlar.Generalmente, la enseñanza preescolar comienza el año en que el niño cumple seis años.
Okul öncesi eğitim genelde çocuğun altı yaşını doldurduğu sene başlar.Vanligtvis börjar förskoleundervisningen det år då barnet fyller sex år.
Okul öncesi eğitim genelde çocuğun altı yaşını doldurduğu sene başlar.Yleensä esiopetus alkaa sinä vuonna, jona lapsi täyttää kuusi vuotta.
Okul öncesi eğitim genelde çocuğun altı yaşını doldurduğu sene başlar.Обычно подготовительное обучение начинается, когда ребёнку исполняется шесть лет.
Okul öncesi eğitim genelde çocuğun altı yaşını doldurduğu sene başlar.عادة ما يبدأ التعليم الأولي في تلك السنة التي يتم الطفل فيها ست سنوات من عمره.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.De discipelen hadden twaalf manden nodig om het overschot op te halen.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.I sebrali a naplnili dvanácte košů drobtů z pěti chlebů ječných, kteříž pozůstali po těch, jenž jedli.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.이에 거두니 보리떡 다섯개로 먹고 남은 조각이 열 두 바구니에 찼더라
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.Zbero torej in napolnijo dvanajst košev koscev od petih hlebov ječmenovih, ki so ostali tem, ki so jedli.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.Зібрали ж і наповнили дванайцять кошів окрушин із пяти хлїбів ячних, що зосталось у тих, що їли.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.И собрали, и наполнили двенадцать коробов кусками от пяти ячменных хлебов, оставшимися у тех, которые ели.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.ויאספו וימלאו שנים עשר סלים בפתותי חמש ככרות לחם השערים הנותרים לאכליהם׃
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.فجمعوا وملأوا اثنتي عشرة قفة من الكسر من خمسة ارغفة الشعير التي فضلت عن الآكلين.
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.他 們 便 將 那 五 個 大 麥 餅 的 零 碎 、 就 是 眾 人 喫 了 剩 下 的 、 收 拾 起 來 、 裝 滿 了 十 二 個 籃 子
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.他 們便將 那 五 個大麥餅 的 零碎 、 就是 眾人喫 了 剩下 的 、 收拾 起來 、 裝滿 了 十二 個 籃子
Onları karbondioksit ve çok yüksek dozda ozanla doldurdum.Da? Aproape cea mai mare concentratie din tara. In regula.
Onları karbondioksit ve çok yüksek dozda ozanla doldurdum. Evet?Los llené de particulas diminutas, dióxido de carbono y altas dosis de ozono.
Onları karbondioksit ve çok yüksek dozda ozanla doldurdum. Evet?התמלאו בחלקיקי אבק, פחמן דו חמצני וריכוז גבוה מאוד של אוזון.
Onları karbondioksit ve çok yüksek dozda ozanla doldurdum.미세 입자, 이산화탄소, 그리고 매우 높은 수준의 오존으로 채워졌죠.
Onları karbondioksit ve çok yüksek dozda ozanla doldurdum.أصبحت مليئة بالجسميات، ثاني أوكسيد الكربون، وجرعات عالية من الأوزون.
Onları karbondioksit ve çok yüksek dozda ozanla doldurdum.国で最も高濃度のオゾンです
Örneğin, elimde cam bir küre olsun. ve diyelim ki bu cam küreyi tamamen suyla doldurdum. -Například, pokud bych měl skleněnou kouli, řekněme, že ji zcela naplním vodou.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Allora la nube coprì la tenda del convegno e la Gloria del Signore riempì la Dimora
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Alors la nuée couvrit la tente d`assignation, et la gloire de l`Éternel remplit le tabernacle.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Áng mây bao phủ hội mạc và sự vinh hiển của Ðức Giê-hô-va đầy dẫy đền tạm,
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Áng mây bao_phủ hội mạc và sự vinh_hiển của Ðức_Giê - hô-va đầy_dẫy đền tạm ,
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.A oblak zakryl stán shromaždenia, a sláva Hospodinova naplnila príbytok,
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Atunci norul a acoperit cortul întîlnirii, şi slava Domnului a umplut cortul.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Da bedeckte die Wolke die Hütte des Stifts, und die Herrlichkeit des HERRN füllte die Wohnung.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Da dækkede Skyen Åbenbaringsteltet, og HERRENs Herlighed fyldte Boligen;
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Da dekket skyen sammenkomstens telt, og Herrens herlighet fylte tabernaklet.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Då övertäckte molnskyn uppenbarelsetältet, och HERRENS härlighet uppfyllde tabernaklet;
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Então a nuvem cobriu a tenda da revelação, e a glória do Senhor encheu o tabernáculo;
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Entonces la nube cubrió el tabernáculo de reunión, y la gloria de Jehovah llenó la morada
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.És a felhõ befedezé a gyülekezet sátorát, és az Úrnak dicsõsége betölté a hajlékot.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.In oblak je pokril shodni šator, in slava GOSPODOVA je napolnila prebivališče.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Kemudian turunlah awan menutupi Kemah TUHAN, dan Kemah itu penuh dengan cahaya kehadiran TUHAN
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.그 후에 구름이 회막에 덮이고 여호와의 영광이 성막에 충만하매
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Sitten pilvi peitti ilmestysmajan, ja Herran kirkkaus täytti asumuksen;
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Tedy okrył obłok namiot zgromadzenia, a chwała Pańska napełniła przybytek.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Tedy přikryl oblak stánek úmluvy, a sláva Hospodinova naplnila příbytek.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Toen bedekte de wolk de tent van de ontmoeting en de heerlijkheid van de HERE vulde de tabernakel.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Τοτε εκαλυψεν η νεφελη την σκηνην του μαρτυριου και δοξα Κυριου ενεπλησε την σκηνην.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.И покрыло облако скинию собрания, и слава Господня наполнила скинию;
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.Тогава облакът покри шатъра за срещане, и Господната слава изпълни скинията.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.ויכס הענן את אהל מועד וכבוד יהוה מלא את המשכן׃
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.ثم غطت السحابة خيمة الاجتماع وملأ بهاء الرب المسكن.
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.當 時 雲 彩 遮 蓋 會 幕 、 耶 和 華 的 榮 光 就 充 滿 了 帳 幕
O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.當時雲彩 遮蓋會 幕 、 耶和華 的 榮光 就 充滿 了 帳幕
O zaman sunağın çevresine akan su hendeği doldurdu.Apa curgea în jurul altarului, şi au umplut cu apă şi şanţul.
O zaman sunağın çevresine akan su hendeği doldurdu.cho đến đỗi nước chảy chung quanh bàn thờ, và đầy cái mương nữa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doldurdu ile cümle - Sayfa 17 - doldurdu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App