‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?Zdali moudrý vynášeti má umění povětrné, aneb naplňovati východním větrem břicho své,
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?Επρεπε σοφος να προφερη στοχασμους ματαιους και να γεμιζη την κοιλιαν αυτου απο ανατολικου ανεμου;
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?Мъдър човек с вятърничаво ли знание отговаря, И с източен вятър ли пълни корема си?
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?станет ли мудрый отвечать знанием пустым и наполнять чрево своеветром палящим,
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?החכם יענה דעת רוח וימלא קדים בטנו׃
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?ألعل الحكيم يجيب عن معرفة باطلة ويملأ بطنه من ريح شرقية.
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?智 慧 人 豈 可 用 虛 空 的 知 識 回 答 、 用 東 風 充 滿 肚 腹 呢
‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?智慧 人 豈 可 用 虛空 的 知識 回答 、 用 東風 充滿 肚腹呢
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiAchtergrond-invulmodus voor informatievak
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiAz információs mezők háttérkitöltési módja
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiHintergrundfüllart der Infobereiche
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiInfobox pozadí
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipi정보상자 배경 채움 모드
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiModalità di riempimento dello sfondo dei riquadri informativi
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiModo de preenchimento do fundo dos painéis
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiModo de relleno del fondo del panel informativo
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiOzadje okvirja s podatki
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiPozadie informačného textu
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiSättet att fylla i informationsrutornas bakgrund
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiTietokentän tausta
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiTryb wypełniania tła okien informacyjnych
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiType de remplissage du fond des boîtes d' informations
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiUdfyldningstilstand for infobokses baggrund
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiΓέμισμα φόντου πλαισίων πληροφοριών
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiРежим заповнення тла у Інформаційних написах
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiФон
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiФон надписи
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipiصناديق المعلومات الخلفية ملء نمط
Bilgi Kutusu Arkaplanı doldurma kipi情報ボックスの背景モード
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Đặc biệt, nó có thể phát minh ra những thứ, chẳng hạn như đường cong lấp đầy mặt phẳng.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Em particular, podia inventar coisas como uma curva capaz de preencher totalmente o plano.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.En particulier, il pouvait inventer des choses comme une courbe qui remplit un plan.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Erityisesti ihminen voi keksiä asioita kuten käyrän, joka täyttää tason.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Genauer gesagt, konnte er Dinge erfinden wie eine Kurve, die eine Ebene ausfüllt.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.In het bijzonder kan hij zaken uitvinden zoals een curve die het vlak vult.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.In particolare, si possono inventare cose come una curva che riempia un piano.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.În particular, putea inventa o curbă care umple un plan.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.특히, 그런 방식을 이용해 면을 채우는 곡선 같은 것을 발명할 수 있었습니다.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Konkrétně, že může vymyslet například křivku, která naplní plochu.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Más concretamente cosas como una curva que cubre un plano.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Napríklad, vytvorili veci ako krivku, ktorá vyplní rovinu.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Például fel tudott fedezni egy olyan görbét, amelyik betölti a síkot.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.W szczególności krzywą, która wypełnia płaszczyznę.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Συγκεκριμένα, μπορούσε να εφεύρει πράγματα όπως μια καμπύλη που γεμίζει το επίπεδο.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.В частности, они смогли изобрести кривую, которая заполняет всю плоскость до последней точки.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.Особено, че може да изобретява неща като крива, която изпълва равнината.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.ביחוד, יכול היה להמציא דברים כמו עקומות שיכולות למלא את המישור.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.وعلى وجه الخصوص ، يمكنه أن يخترع أشياء مثل منحنى يمكنه مَلْء مستوى.
Bilhassa, düzlemi dolduran eğriler gibi şeyler keşfedebildiler.平面を埋め尽くす曲線です 曲線は曲線 平面は平面
Bilinç ile dopdolu. Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'Оно заполнило комнату...Комната наполнена сознанием
Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'Ma conscience remplit cette pièce, Mooji !"
Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'Mijn bewustzijn vult deze kamer, Mooji!'
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Anda tahu, ketika anda berpikir, merk mulai mengisi kekosongan
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Bạn biết đấy, bạn nghĩ về, thương hiệu đang bắt đầu lấp vào các khoảng trống.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Gondoljuk csak meg: lehet, hogy a márkák kezdik kitölteni a réseket.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Het lijkt erop alsof merken in dat gat springen.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.아시다시피, 브랜드가 그 간극을 메우기 시작했습니다.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Man taler om, at brands er begyndt at udfylde hullerne.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Mărcile încep să umple golurile.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Marki zaczynają wypełniać tę lukę.