Ana içeriğe geç
Sözlük

doldur ile cümle

doldur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bolşeviklerin koydukları devlet kotasını doldurmak ise açlıktan ölmekle aynı anlama gelmekteydi.De taal van de kolonisator niet overnemen betekende de hongerdood tegemoetzien.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)(In 2009 werden bij een archeologische opgraving in het centrum sporen van de bijbehorende gracht gevonden.)
Bazı yıllar gazetelerde de bulunamamıştır ve doldurulmayı beklemektedir.Die nummers waren al enkele jaren eerder geschreven en nooit afgerond en uitgebracht.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Hij raakte hierdoor geblesseerd aan zijn kaak.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Het is afkomstig van haar album Unwritten.
Bu boşluğu doldurmak için takım birçok öneride bulundu.Een zware lijst tracht deze leegte op te vullen.
Ayrıca kahve dolduran kadına bakan erkeğe de bakar gibidir.Ook in De plaaggeest is zij te zien als koffiejuffrouw.
Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır.De status van kinderen tot 19 jaar lijkt goed.
Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir.Als een speler de paal raakt mogen alle medespelers die af zijn weer het speelveld in.
Balık eti pirinç veya ekmek içiyle doldurularak dolma halinde de hazırlanabilir.Ook kan het in brood worden verwerkt of met rijst en kruiden worden gevuld.
Şarap bardaklara doldurulduktan sonra dört kişi tarafından içilir.De wijn werd vier jaar in de kelders bewaard om te rijpen.
Çerçeve yeterince iyiydi ancak içinin doldurulması gerekiyordu."Het waaide niet hard, maar toch wel genoeg om er last van te hebben."
Bu boşluğu bir bakıma Virna Lisi ile doldurdular.Dit dal werd daardoor ten dele weer opgevuld met fluvioglaciale zanden.
Yağmur yağarken küpü doldurmak gerek.Men moet het bloempje plukken, terwijl het bloeit.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Kłącze Gęsto rozgałęziające się.
Burr'un yeri Nicko McBrain ile dolduruldu.Jego miejsce zajął Nicko McBrain.
Sağında ve solunda bulunan iki melek İsa'dan akan kanı kadehlere doldurmaktadır.Ponad nim umieszczono rzeźby dwóch aniołów, z których jeden trzyma w ręku krzyż, a drugi – koronę cierniową.
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.Zmuszona była zamknąć połowę swoich placówek.
Tüm veriler Rusça doldurulur.Wszystkie przedmioty po rosyjsku.
Yerleri Gaël Givet ve kiralık gelen Hugo Ibarra ile dolduruldu.Obaj zostali zastąpieni przez Gaël Givet i Hugo Ibarra, ten drugi został wypożyczony.
İçerisine su doldurulur.Do wewnątrz została doprowadzona woda.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Następnie wsypać pokruszony lód do pełna szklanki.
70'e yakın plak doldurdu.Znajdował się w kadrze na MŚ 70.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Wklejono je tekstem do góry nogami.
Buraya doldurulan su hem içilebilir hem de temizlikte kullanılır.Woda jest tak czysta, że można ją pić.
Çerçeve yeterince iyiydi ancak içinin doldurulması gerekiyordu."Szkielet całości był wystarczająco dobry, lecz wymagał uzupełnienia.
Yine arka plan mümkün olduğu kadar dolduruluyordu.Dalsze plany zmierzają do przywrócenia możliwie pierwotnego kształtu.
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.Przekaz pustki nie może być uczyniony przez słowa.
Vincent'ın yeri Mark St. John ile dolduruldu.Vincenta zastąpił Mark St.
"Bizi bir kamyona doldurdular.Na ciężarówkach przewieziono min.
Başlıca kullanım gereği astronomi data setlerindeki boşlukların doldurulmasıdır.Zamiast zwykłego indeksowania, w przestrzennych bazach danych używa się indeksów przestrzennych.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Mówię NIE wypełniaczom albumu.
Karınlarınızı onunla dolduracaksınız.I napełnili je aż po brzegi.
Burada oynadığı futbolla göz doldurdu ve FC Porto'ya 6 milyon euro karşılığında transfer oldu.Został piłkarzem FC Porto, które zapłaciło za niego 3 miliony euro.
Bir alan kullanılmadığında sıfır ile doldurulur.Gdy pole to nie jest używane przyjmuje wartość zero.
Ceza süresini dolduran Llort 27 Şubat 2014 günü salıverilmiştir.Aan został zwolniony z zakładu karnego 27 stycznia 2014.
Bu göllerden birisi mevcut yönetimin uğraşlarıyla 2012 yılında doldurulmuştur.W 2012 ostał zburzony przez obecnego właściciela.
18 yaşını doldurduktan sonra da yetişkin filmlerinde oynamaya başlamıştır.Kiedy miała 18 lat zaczęła występować w filmach.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.Oryginalny odlew został w całości przetopiony.
Bu doldurma işlemi güvenli olmadığı için artık uygulanmamaktadır.Ze względu na łatwość łamania tego rodzaju szyfrów, nie są one już stosowane.
İlk plağını 1930’da Columbia Plak Şirketi adına doldurdu.W roku 1937 wydaje pierwszą płytę gramofonową w wytwórni Columbia.
Bugün göl tarla sahibi tarafından doldurulmuştur.Dziś miejsce to zajmowane jest przez pomnik Tarasa Szewczenki.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Czas przeszły dokonany.
Bu boşluk yakında OpenFeint, Plus +, AGON Online ve Scoreloop gibi üçüncü taraflar tarafından dolduruldu.Det fixades snart av tredjepartstillverkare såsom OpenFeint, Plus+, AGON Online och Scoreloop.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Nu är hennes liv fullbordat.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Kamos gäng smugglade in bomberna i Tiflis inuti en soffa.
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.Järnvägen blev därefter uppriven.
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Han ersattes av en annan medlem i familjen Young, Stevie Young.
Bu, her zamanki Nogger'a benziyordu, ama kapağı biraz gevrek siyahtı ve meyankökü kreması ile doldurulmuştu.Den såg ut som vanliga Nogger, men var svart med lite krisp i överdraget och fylld med lakritskräm.
1980'lerde bunun evreni dolduran kara maddeyi açıklayabileceği düşünülüyordu.Under 1980-talet föreslogs att dessa kan vara en förklaring till mörk materia, som förefaller finnas i kosmos.
"Bizi bir kamyona doldurdular."Oh, Eric har blivit påkörd av en lastbil."
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.När gården stod färdig nyttjade de två familjerna hälften var.
Her bölüm yarım saatlik zaman aralığını dolduracak şekilde 22 dakika sürmektedir.Varje avsnitt är 22 minuter långt, för att fylla ett halvtimmesblock inklusive reklam.
18 Yaşını dolduran herkes aday olabilir.Vem som helst som har fyllt 18 år kan söka dem.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783 – Den första luftballongflyningen med levande varelser utförs av bröderna Montgolfier i Paris.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.Bilen framställdes i två karosserier.
Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır.Mammaledigheten är 14 veckor, enligt EU:s minimikrav.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Underburna spädbarn, eller prematurbarn, är de som föds före vecka 37.
Sinyal sürecindeki eksik adımlar Robert F. Furchgott ve Louis J. Ignarro tarafından dolduruldu.Han delade priset med amerikanerna Robert F Furchgott och Louis J Ignarro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod