Top atıcı antrenmana gelmemiştir ve bunun üzerine Peter onun yerini doldurur.Hän edustaa Lahden Ampumaseuraa ja häntä valmentaa Peeter Päkk.
3. Kuvvet daima kendi yönündeki açı doğrultusunda ikinciyi doldurmaya meyillidir.2. Myyrää on siirrettävä aina suoraan eteenpäin.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Istumapaikat on katettu.»
Farklı amaçları doldurmak için farklı türde yiyecek macunları vardır.Eri käyttötarkoituksiin on kehitetty useita erityyppisiä diodeja.
Bunlar yiyeceklerle doldurulur ve daha sonra kömür ile yakılırdı.Savi annettiin kuivua ja sitten se poltettiin keramiikaksi.
Vincent'ın yeri Mark St. John ile dolduruldu.Harmanin paikan täytti kuvernööri Arthur St. Clair.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Aikansa kuluksi Päts kirjoitti.
Karınlarınızı onunla dolduracaksınız.Esera Tavai Tuaolo (s.
İki yıl sonra bursunun süresi doldu ama 1931de 1851 Sergi Bursu ile ödüllendirildi.Ehdot olivat suoraa kiristystä, mutta Maunu hyväksyi lainan kesällä 1351.
Topun eletrikli ateşleme sistemi ve yarı otomatik doldurma sistemi bulunuyordu.Vaunun pääase on varustettu sähköisellä laukaisujärjestelmällä ja puoliautomaattisella lukolla.
Bu odaların ikisi de aynı çeşit gazla doldurulmuştur ve gazın sıcaklığı her iki odada da aynıdır.Jos kahdella kaasulla kaikki nämä suureet ovat samat, sanotaan molempien kaasujen olevan samassa tilassa.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Joissakin leivänpaahtimissa on mahdollista paahtaa leivän pintaan erilaisia kuvioita.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.Tulipalon vaaran vähentämiseksi joihinkin huoneisiin oli varastoitu satoja vesisankoja.
Ardından ortaya çıkan kütle bez torbalara doldurulur ve süzülmeye bırakılır.Lopuksi se puristetaan ja pakataan ilman kypsentämistä.
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.Vallihauta täytettiin myöhemmin.
Sık sık 11 bin kişilik arenayı dolduracak şovlar yapıyorlardı ki o dönemlerde önemli bir rakamdı bu.Yhtiössä oli tuhat osaketta, mikä sen ajan oloissa oli suuri määrä.
70'e yakın plak doldurdu.Lehteä ilmestyi 70 numeroa.
Cenazesine kendi şehrinin sokaklarını dolduran 30.000-40.000 kişi katıldı.Hänen hautajaisiinsa New Yorkissa kaduille kerääntyi jopa 100 000 ihmistä.
1982 anayasası ise 21 yaşını dolduran vatandaşlara seçme hakkı tanıdı.Yleinen äänioikeus koskee 21 vuotta täyttäneitä.
Yine arka plan mümkün olduğu kadar dolduruluyordu.Rakennus päätettiin palauttaa niin lähelle alkuperäistä tilaansa kuin mahdollista.
Tyrkis orkestrası My Little Chinese Love isimli bir plak doldurdu.Laulun levytti joukko tunnettuja brittilaulajia nimellä Band Aid.
Buffy, "The Gift"te ikinci kez ölünce, onun yerini Scooby'ler doldurmuştu.Buffy on kuollut jaksossa "The Gift" ja Buffybot korvaa häntä.
Haber onu üzüntü ile doldurdu.Uutinen sai hänet surun valtaan.
Onu tam doldurun.Pankaa se ihan täyteen.
Yani mermi doldurulunca otomatik olarak kapanıyordu.Με την εισαγωγή πλήρους γεμιστήρα, το κλείστρο όπλιζε αυτόματα.
Oluşan sıcak sıvı cam şişelere doldululur.Τα φυτεμένα μοσχεύματα σκεπάζονται με γυάλινα ποτήρια.
Daha sonra, katılımcılar bir anket doldurdular.Αμέσως μετά, οι συμμετέχοντες συμπλήρωναν μια εξέταση.
18 Yaşını dolduran herkes aday olabilir.Οποιοσδήποτε είναι άνω των 18 ετών μπορεί να υποβάλλει αίτηση.
17. yüzyılda Beşiktaş koyu doldurulmaya başlandı.Στο 17ο αιώνα άρχισε η πλήρης κατάπτωσή της.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Ως πρόωρος τοκετός ορίζεται κάθε τοκετός που πραγματοποιείται πριν από την 37η εβδομάδα της κύησης.
Bu o kadar korkunç bir savaştı ki toprağın üzeri cesetlerle doldu.Η πάλη ήταν τόσο φοβερή, που τα πτώματα των πεσόντων κάλυψαν το έδαφος.
Pasaportunun süresi doldu.Την ημερομηνία λήξης του πιστοποιητικού.
Yeryüzü zulümle dolu iken, o, Dünya'yı adaletle doldurur.Αλήθεια θα βλαστήσει από τη γη και δικαιοσύνη θα κοιτάξει από τους ουρανούς.
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.Οι περιοχές τους προοδευτικά κατοικήθηκαν και ο πληθυσμός της πόλης αυξήθηκε.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Πλέον φοβάται για τη ζωή της.
Sucuk: dövülüp doğranmış et bağırsağa doldurulur, fırında ya da bacalara asılarak kurutulur.Σπάμε τα αυγά, τα ρίχνουμε σε ένα βαθύ σκεύος και τα χτυπάμε καλά με σύρμα ή πιρούνι.
Tepeleme bir kaseye doldurulan buz şurup için hazırdır.Βάλτε όλα τα υλικά σε ένα σέικερ που είναι γεμάτο παγάκια.
Onsekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.Μέλος μπορεί να εκλεγεί κάποιος που έχει κλείσει το δέκατο όγδοο έτος της ηλικίας του.
Bir alan kullanılmadığında sıfır ile doldurulur.Αν δεν χρησιμοποιείται ολόκληρο συμπληρώνεται με μηδενικά.
Doldurun, lütfen.Γεμίστε το, παρακαλώ.
Zamanında çok tutuldu ve plaklar doldurdu.Φορά κρατήθηκε γεμίζουν και τις πλάκες.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.I løbet af de følgende dage blev 838 uranstave indført og reaktoren blev kritisk.
Tyrkis orkestrası My Little Chinese Love isimli bir plak doldurdu.Tyrkis også udgav et album, "My Little Chinese Love".
Ziegler'in Sampdoria ile sözleşmesi 30 Haziran 2011'de doldu..Kontrakten med SønderjyskE udløb 30. juni 2011.
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Et andet medlem af familien Young ved navn Stevie Young afløste ham midlertidigt.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783 - Ved Versailles opsender brødrene Montgolfier den første bemandede varmluftsballon.
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.I halvdelen af optagelserne løj de.
Maç, bir takım hedef skora ulaştığında veya süre dolduğunda biter.Spillet er slut, når en spiller eller et hold når et bestemt antal point, eller når tidsfristen er udløbet.
Bunun nedeni ise, 18 yaşını doldurmadan yeni sözleşmeye imza atmak istemediğini söylemiş olmasıdır.Hun havde underskrevet en kontrakt, der erklærede, at hun ikke kunne opsøge sin datter, indtil hun var atten.
Bu barı yemek yiyerek doldurabilirsiniz.Derfor kan hele bælgen spises.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Den er drøvtygger, så den fordøjer sin mad i flere omgange i forskellige maver.
70'e yakın plak doldurdu.Nu fylder programmet 70.
Bu yüzden topun doldurma işlemi uzuyor ve ateş gücü düşüyordu.Hermed sænkes temperaturen i brandtrekanten og ilden begrænses.
Tüm veriler Rusça doldurulur.De er alle udgivet på russisk.
Kendisinin yeri çabuk bir şekilde Bartolommeo Ammaniti tarafından dolduruldu.Han blev efterfulgt af Bartolommeo Ammanati.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Flere professionelle bands havde denne gang fundet vej til plakaten.
Seçme yaşı, bir vatandaşın kanûnen seçimlerde oy kullanabilmesi için doldurmuş olması gereken azâmî yaştır.Valgretsalder er den alder en person skal have for at kunne stemme til et valg.
Orkların sert sesleri havayı doldurdu.Vinden har udfyldt klippelavningerne med sand.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Slet omgang fordærver gode sæder."
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.Stadionet blev senere revet ned.