Ana içeriğe geç
Sözlük

dolayısıyla ile cümle

dolayısıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
500'den fazla olamaz dolayısıyla toplamları 500'e küçük eşittir 500.Direito, não pode ser mais de 500, então a soma tem que ser menor ou igual a 500.
500'den fazla olamaz dolayısıyla toplamları 500'e küçük eşittir 500.la somma deve fare meno di 500 o uguale a 500 la somma deve fare meno di 500 o uguale a 500
500'den fazla olamaz dolayısıyla toplamları 500'e küçük eşittir 500.Адже не може бути більше 500, і так сума має бути меньшою або дорівнювати 500.
500'den fazla olamaz dolayısıyla toplamları 500'e küçük eşittir 500.Така, не може да с повече от 500, и затова сборът трябва да е по-малък или равен на 500.
500'den fazla olamaz dolayısıyla toplamları 500'e küçük eşittir 500.これh、合計 500 以下です。 500 以下です。 では、これらが
6'dan biraz fazla olacak, dolayısıyla bu da 2'den biraz daha fazla olacak.그러니까 이것은 6보다 약간 큽니다. 그러니까 이것은 2보다 약간 큽니다.
6'dan biraz fazla olacak, dolayısıyla bu da 2'den biraz daha fazla olacak.Also wird es ein wenig mehr als 6, werden, so wird dies ein bisschen mehr als 2 sein.
6'dan biraz fazla olacak, dolayısıyla bu da 2'den biraz daha fazla olacak.Je to o něco větší než 6, takže tohle bude o něco větší než 2.
6'dan biraz fazla olacak, dolayısıyla bu da 2'den biraz daha fazla olacak.Porque 36 es 6 al cuadrado. Asi que va a ser un poco más que 6, por lo que esto va a ser un poco más que 2.
6'dan biraz fazla olacak, dolayısıyla bu da 2'den biraz daha fazla olacak.Малко повече от 6 делено на 3 е малко повече от 2.
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı.6개의 양자를 가지도 있지만 중성자는 8개를 가집니다.
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı.Deci numărul de neutroni variază, dar acest este carbon 12 aici în dreapta.
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı.Den har fortfarande 6 protoner men har också 8 neutroner
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı. Yani nötron sayısı değişebilir.Počet neutronů tedy můžeme měnit, ale teď se zabýváme uhlíkem 12.
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı.שישה פרוטונים, אך יהיה לנו 8 ניוטרונים.
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı.ستة بروتونات، و لكن له ثمانية نيوترونات
6 proton, dolayısıyla 8 nötron olmalı.つまり中性子の数は違うことがあります.
7 + 1/2 uzaklığından daha yakın olmamız gerekiyor. Dolayısıyla bu noktalar dahil değil. -Det skal være mindre end 7 og 1/2 fra 0, så ingen af de her punkter er med.
ABD ve Küba'nın gelişen diplomatik ilişkileri dolayısıyla ABD aşıdan yararlanma durumunu düşünüyor.Ahora que están mejorando las relaciones entre los Estados Unidos y Cuba, los EE.
AB ve AC kenarlı eşit, dolayısıyla ABC açısı = ACB açısı. .Strany AB a AC jsou stejné, takže úhel ABC je úhel ACB.
AB ve AC kenarlı eşit, dolayısıyla ABC açısı = ACB açısı. .Tieto dve strany sú zhodné, čo znamená, že aj tieto dva uhly sú zhodné.
AB ve AC kenarlı eşit, dolayısıyla ABC açısı = ACB açısı. .Страните AB и AC са равни и следователно ъгъл ABC = ъгъл ACB.
Ama bu fikir parasal sisteme tamamen ters. Dolayısıyla, farklı bir sisteme ihtiyacımız var.Aber die ganze Idee steht im Widerspruch mit dem Geldsystem, deswegen benötigen wir ein anderes System.
Ama bu fikir parasal sisteme tamamen ters. Dolayısıyla, farklı bir sisteme ihtiyacımız var.A realidade é a realidade, e só pode haver uma e é melhor definida pela observação científica.
Ama bu fikir parasal sisteme tamamen ters. Dolayısıyla, farklı bir sisteme ihtiyacımız var.Но цялата идея е в разрез с монетарната система, така че ни е нужна друга система.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Aber das ist ein wichtiger Teil der Bibel, also dachte ich mir, ich muss mich damit befassen.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ale jde o velkou část Bible, takže jsem si říkal, že ji musím aplikovat.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ampak je velik del Biblije, zato sem se lotil tudi tega.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Dar este o parte mare din Biblie, așa că m-am gândit cum să o abordez.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.De ez elég hangsúlyos a Bibliában, úgyhogy úgy gondoltam, nem hagyhatom figyelmen kívül.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ini salah satu bagian utama dalam Kitab Suci, jadi saya pikir saya harus mengikutinya.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.하지만 그것은 성경의 큰 부분이기 때문에 어쨌든 이 부분을 다루어야 한다 싶었지요.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Maar het is een groot onderdeel van de Bijbel, dus vond ik het nodig om het uit te voeren.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mais c'est une grande partie de la Bible, donc je me suis dis que je devais y prêter attention.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mas essa é uma grande parte da Bíblia, por isso achei que devia fazê-lo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Men det är en stor del av bibeln, så jag tänkte att jag måste ta itu med det.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mutta se on suuri osa Raamattua, joten minunkin tuli ottaa se asiakseni.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Nhưng đó là một phần lớn trong kinh thánh, nên tôi đã hình dung là tôi phải nhắm vào đó.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Pero es una gran parte de la Biblia, así que suponía que tenía que abordarlo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Stanowi to pokaźną część Biblii, tak więc uznałem, że muszę to jakoś wykonać.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Αλλά αποτελεί μεγάλο μέρος της Βίβλου, κι έτσι σκέφτηκα ότι έπρεπε να ασχοληθώ.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но това е една голяма част от Библията, така че реших, че трябва да й обърна внимание.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но этому посвящена большая часть Библии, я подумал, что мне нужно иметь это в виду.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.אבל זה חלק מאוד גדול מהתנ"ך, אז הייתי חייב לגשת לזה.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.لكنه يحتل جزءا كبيرا من الكتاب المقدس فحسبت انه علي ان اشير اليه.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.但喺依樣喺聖經裏面好大嘅一部分。 所以我想我一定要回應依個問題。
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.取り組もうと考えました 姦通者を石を投げる体験をしました
Ama bunu söyleyemezdiniz, çünkü bunu yapmadınız. Dolayısıyla söyleyemezsiniz.Dar nu vei putea să-i spui asta, pentru că n-ai făcut-o, aşa încât nu poţi.
Ama bunu söyleyemezdiniz, çünkü bunu yapmadınız. Dolayısıyla söyleyemezsiniz.Ma non potrete dirlo perché non l'avrete fatto.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Aber uns fehlen die Wörter, also fügen wir eine dritte Technologie hinzu.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Ale ješte pořád nemáme ta slova, takže přidáme třetí technologii.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Ale nie mamy jeszcze słów, więc dodajemy trzecią technologię.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Dar nu avem cuvintele încă, aşa că adăugăm o a treia tehnologie.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.De még nincsenek meg a szavak, szóval egy harmadik technológiát is hozzáadunk.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.하지만 아직 여기에 사용할 단어들이 없어서 세번째 기술을 도입했습니다.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Mais nous n'avons pas encore les mots, alors nous ajoutons une troisième technologie.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Ma non abbiamo ancora le parole, quindi aggiungiamo una terza tecnologia.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Mas nós não temos as palavras ainda, então adicionamos uma terceira tecnologia.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.Pero como no tenemos todavía texto, hay que añadir una tercera tecnología.
Ama daha elimizde kelimeler yok, dolayısıyla üçüncü bir teknoloji ekliyoruz.We hebben de woorden nog niet, dus voegen we een derde technologie toe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod