dolar ile cümle

dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, en fazla 50 dolar ödeyecek.She will pay 50 dollars at most.
O, onun için on dolarlık para cezasına çarptırıldı.She was fined 10 dollars for that.
O, öğle ve akşam yemeği için günde üç dolar harcar.She spends three dollars a day for lunch and dinner.
Masraf binlerce doları bulacak.The cost will run into thousands of dollars.
Giderler ortalama günde on dolar.The expenses average ten dollars a day.
Ne yazık ki yanında sadece beş dolar vardı.Unfortunately she only had five dollars with her.
Kocam bir yılda 100,000 dolar kazanır.My husband earns $100,000 a year.
Babam cüzdanını çıkarıp bana 10 dolar verdi.My father took out his wallet and gave me ten dollars.
Avukatlar davaları kazandıklarında çok miktarda dolar kazanırlar.Lawyers make mega bucks when they win cases.
İlaveten 5 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay 5 dollars in addition.
Kayıp dolar nerede?Where is the missing dollar?
10 dolarlık normal kurşunsuz,lütfenTen dollars of regular unleaded, please.
İhracatımız 30 milyar dolara yükselmiştir.The exports increased by 30 billion dollars.
Kâr üç milyon dolara varacak.The profit will amount to three million dollars.
Üye olmayanlar fazladan 50 dolar öder.Non-members pay an additional 50 dollars.
Şu gömlek için sadece on dolar ödedi.He only paid ten dollars for that shirt.
O, haftada en az 1.000 dolar kazanır.He earns at least $1,000 dollars a week.
O on beş dolardan daha azdı.It was less than fifteen dollars.
Arabayı tamir ettirmek 300 dolara maloldu.It cost $300 to get the car fixed.
Piyangoda on milyon dolar kazansan, o parayla ne yaparsın?If you won ten million dollars in a lottery, what would you do with that money?
Sana beş dolar vereceğim.I'll give you five dollars.
Sana beş dolar veririm.I'll give you five dollars.
Yirmi dolar yüz kırk yuan eder.Twenty dollars are one hundred and forty yuan.
Yaklaşık elli dolar ödedim.I paid about 50 bucks.
Yaklaşık elli dolar ödeme yaptım.I paid about 50 dollars.
Bu kitap için beş dolar ödedim.I paid five dollars for this book.
On kağıt tabağın maliyeti bir dolar eder.Ten paper plates cost one dollar.
Kitap on beş dolara malolur.The book costs fifteen dollars.
Havuç üç dolar.The carrots cost three dollars.
Doların değeri artıyor.The value of the dollar is going up.
Onlar bana çanta için beş dolar ödedi.They paid me five dollars for the bag.
Burası üç yıldızlı bir oteldir; bir gece üç yüz dolardır.This is a three-star hotel; three hundred dollars a night.
Bir günde 500 dolar harcadım.I've spent 500 dollars in one day.
Bir dolar bozar mısın?Do you have change for a dollar?
O, bin beş yüz dolar kazandığını hesapladı.She calculated that she had earned 1,500 dollars.
Onun evi on bin dolara satıldı.His house was sold for ten thousand dollars.
Onun tablolarından biri, açık artırmada bir milyon dolardan daha fazla getirdi.One of his paintings fetched more than a million dollars at auction.
Ben sadece üç dolar harcadım.I only spent three dollars.
Biz bin dolarlık zarar tahmin ediyoruz.We estimate the damage at one thousand dollars.
Hasarın bin dolar olduğunu tahmin ediyoruz.We estimate the damage at one thousand dollars.
Bir kitap için on dolar harcadım.I spent ten dollars on a book.
Sonunda o antik radyo için 500 dolardan fazla ödemek zorunda kaldım.In the end, I had to fork over $500 for that antique radio.
Hiç bir dolarlık bankanotların var mı?Do you have any one dollar bills?
İçecekler için toplam fatura 7000 dolara ulaştı.The total bill for drinks came up to 7000 dollars.
Her kişi bin dolar ödedi.Each person paid a thousand dollars.
Biz içeceklere toplam yedi bin dolar harcadık.We spent seven thousand dollars on drinks in total.
İstediğim ceket üç yüz dolara mal oldu.The jacket, which I wanted, costed three hundred dollars.
Beni zamanında havaalanına yetiştirmesi için taksiciye on dolar bahşiş verdim.I tipped the cabbie ten bucks for getting me to the airport on time.
"Bu kamera ne kadar değer? " " Yaklaşık 100 dolar. ""How much is this camera worth?" "About 100 dollars."
Giderler için 2200 dolar ayrıldı.2200 dollars have been allocated for expenses.
Eski arabamı 100 dolara sattım.I sold my old car for one hundred dollars.
Gazinodaki üç saatten sonra, o, 2.000 dolar borçlu.After three hours in the casino, he's $2,000 in the hole.
Bilgisayarımı almak için yüz dolar ödemek zorunda kaldım.To buy my computer, I had to pay €100.
Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.This pencil cost me at least a hundred bucks.
Gecelik oda ücreti vergi dahil 100 dolar.The room charge is $100 a night plus tax.
Vergi hariç geceliği 1,000 dolara mal olur.It costs $100 a night not counting tax.
Amerika Birleşik Devletleri milyarlarca dolar değerinde yolcu uçakları ihraç etmektedir.The U.S. exports billions of dollars' worth of passenger airplanes.
Caddede bulduğum 20 doları sakladım.I kept the $20 I found in the street.
İki dolarlık banknotlar Amerika'da nadirdir.Two-dollar bills are rare in the United States.
Doların Avroya karşı kuru inişe geçti.The exchange rate of the dollar versus the euro has declined.

İlgili Sayfalar