dolar ile cümle
dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ev sahibi kiramızı ayda 200.00 dolara yükselttiği zaman şok olduk.We were shocked when the landlord raised our rent by $200.00 a month.
Tom piyangoda 10.000 dolar kazandı.Tom won $10,000 in the lottery.
Bana 1,000 dolar borçlusun.You owe me $1,000.
Bu CD 10 dolar.This CD costs $10.
Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.My dad gives me an allowance of $10 a week.
Yedi gün için kırk dolar.40 dollars for seven days.
Hawaii gezisi yaklaşık 200 dolar tutar.A trip to Hawaii costs around 200 dollars.
Bugün kırk dolarlık benzin aldım.I bought forty dollars' worth of gasoline today.
Ayda üç yüz dolarla geçimimi sağlıyorum.I live off 300 dollars a month.
Her biri bin dolar ödedi.Each person paid one thousand dollars.
Onlar doların değerinin çok yüksek olduğunu düşünüyorlardı.They thought the value of the dollar was too high.
O otuz bin dolar kazandı.She made thirty thousand dollars.
Savaş, her ay 2.000 milyon dolara mal oldu.The war cost 2,000 million dollars every month.
Doların değeri düşmeye başladı.The value of the dollar began to drop.
Hükümet milyonlarca dolar borçlandı.The government owed millions of dollars.
1835'te, bir varil un altı dolara mal olurdu.In 1835, a barrel of flour cost six dollars.
McKinley, üç buçuk milyon dolar harcadı.McKinley spent three-and-a-half-million dollars.
New York'ta, dolar sekiz şiline değerdi.In New York, the dollar was worth eight shillings.
Bu CD on dolar.That CD costs 10 dollars.
Ben beş dolar daha ödemek zorunda kaldım.I had to pay five more dollars.
O beni elli dolar kazıkladı.He stiffed me for fifty bucks.
Amerikan dolarlarımı euro ile değiştirmek istiyorum, lütfen.I would like to change my American dollars to euros please.
Marcel çok sıkı çalışsa da yılda yalnızca 30.000 Kanada doları kazanıyor.Even though Marcel works hard, he only earns 30 000 Canadian dollars per year.
Bir avro 1.5 dolar eder.One euro is one-point-five dollars.
Bu şapka on dolara mal oldu.This hat cost ten dollars.
Sana on milyon dolar verilse, onu nasıl harcarsın?If you were given ten million dollars, how would you spend it?
Yola çıktığımız zaman yanımızda yalnızca 200 dolarımız vardı.When we started out, we had only 200 dollars between us.
Bin dolarlık bir bağış için bana güvenebilirsin.You can count on me for a one thousand dollar donation.
İki yüz dolara kaç tane elma alabileceğine şaşıracaksın.You'd be amazed how many apples you can buy for two hundred dollars.
Kullanılmış arabamı 100 dolara satabildim.I was able to sell my used car for 100 dollars.
O, en fazla sadece yirmi dolar ödeyebilir.He can only pay twenty dollars at most.
Tom, bir solucan yediğim takdirde bana otuz dolar vereceğini söyledi.Tom said that he'd give me thirty dollars if I ate an earthworm.
Tom, öğle yemeğine sadece üç dolar harcadı.Tom only spent three dollars for his lunch.
Tom öğle yemeği için sadece üç dolar harcadı.Tom only spent three dollars for his lunch.
Tom bir kıyı otelinde çalışarak haftada 900 dolar yapar.Tom makes $900 a week working at a resort hotel.
Tom geçen ay otuz bin dolar kazandı.Tom made thirty thousand dollars last month.
Tom'un bankada üç milyon doları var.Tom has three million dollars in the bank.
Tom o bankaya, üç milyon dolardan fazla para yatırdı.Tom has over three million dollars deposited in that bank.
Tom birkaç dolar daha ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a few more dollars.
O zaman Tom'un cebinde elli doları vardı.Tom had fifty dollars in his pocket at the time.
Tom bankadaki on milyon dolardan fazla parası ile öldü.Tom died with over ten million dollars in the bank.
Tom kapanma saatinden önce bankaya üç bin dolar yatırdı.Tom deposited three thousand dollars in the bank just before closing time.
Tom tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.Tom deposited 1,000 dollars in his saving account.
Tom yeninin yaklaşık yarısını dolara ve diğer yarısını avroya çevirdi.Tom converted about half of his yen into dollars and the other half into euros.
Toplamın 900 doların üzerinde olacağını hesapladı.Tom calculated that the total would be over 900 dollars.
Tom parti için üç yüz dolarlık bütçe ayırdı.Tom budgeted three hundred dollars for the party.
Tom otuz dolara bir kazak aldı.Tom bought a sweater for thirty dollars.
Tom, 500 dolara bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for 500 dollars.
Tom isimsiz bir şekilde sevdiği hayır kurumuna bir milyon dolar yardımda bulundu.Tom anonymously donated a million dollars to his favorite charity.
Tom'a yüz dolar ödedim.I paid Tom one hundred dollars.
Tom bin doların biraz üstünde Mary'ye borçlu.Tom owes Mary slightly over a thousand dollars.
Tom Mary'ye otuz dolar ödünç verdi.Tom lent thirty dollars to Mary.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Eğer doğru hatırlıyorsam, Tom arabasını Mary'ye sadece 500 dolara sattı.If I remember correctly, Tom sold his car to Mary for just 500 dollars.
O işle, o ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.He earns over 500 dollars a month with that job.
O işten, ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.He earns over 500 dollars a month from that job.
O işte, ayda 500 doların üzerinde kazanıyor.He earns over 500 dollars a month at that job.
Onun için 10 dolar harcadım.I spent 10 dollars on it.
Bana on dolara mal oldu.It cost me 10 dollars.
O, bana 10 dolara mal oldu.It cost me 10 dollars.