dolar ile cümle

dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.I made out a check for $25 and handed it to the salesperson.
Ben, 300 doların üzerindeki bir kamerayı maddi olarak karşılayamam.I cannot afford a camera above 300 dollars.
O at üzerine on dolar iddiaya giriyorum.I bet ten dollars on that horse.
Bu çanta için 200 dolar ödedim.I paid $200 for this bag.
Bu saat için en az 1,000 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay no less than 1,000 dollars for this watch.
Aşırı hızdan otuz dolarlık cezaya çarptırıldım.I was fined thirty dollars for speeding.
Sadece en fazla 100 dolar ödeyebilirim.I can only pay 100 dollars at most.
İşin 10.000 dolardan daha fazlaya mal olacağını tahmin ediyorum.I estimate that the work will cost more than $10,000.
Ben kitap için üç dolar ödedim.I paid 3 dollars for the book.
Kitabı on dolara aldım.I bought the book for ten dollars.
Onu yaklaşık 12 dolara satın aldım.I bought it for about twelve dollars.
Ben en fazla üç dolar harcadım.I spent no more than three dollars.
Üç dolardan daha fazla harcamadım.I spent no more than three dollars.
Ben beş dolardan daha fazlasına sahip değilim.I had no more than five dollars.
Bana saat başı on dolar ödenir.I am paid 10 dollars an hour.
Kira için haftada 50 dolardan daha fazla ödeyemem.I can pay no more than $50 a week for rent.
Bankada birkaç yeni dolarla takas ettim.I exchanged some yen for dollars at the bank.
Eski soba için on dolar teklif ettim.I bid ten dollars for the old stove.
Bugün 100 dolar harcadım.I spent 100 dollars today.
Amcama 10,000 dolar borçluyum.I'm in debt to my uncle for $10,000.
Ben 200 dolar vergi ödedim.I paid $200 in taxes.
Arabamı yıkadığı için oğluma beş dolar ödedim.I paid my son 5 dollars to wash my car.
Burada 1000 dolarlık bir birikimim var.I have a deposit of a thousand dollars here.
Caddede bir dolar buldum.I found a dollar in the street.
Yolda bir dolar buldum.I found a dollar in the street.
Ona yüz dolara arabamı yıkattım.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Ona arabamı yıkamak için bir yüz dolar verdim.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Ona beş dolar ödedim.I paid five dollars to him.
Ona dört dolar ödedim.I paid him four dollars.
Ona 100 dolar borçluyum.I owe him $100.
Ona faizsiz 500 dolar borç verdim.I lent her 500 dollars free of interest.
Kitaplara on dolar harcadım.I spent ten dollars on books.
Kitap için beş dolar ödedim.I paid five dollars for the book.
10,000 dolarlık bir kaybımız oldu.We suffered a loss of 10,000 dollars.
Biz arabayı 12,000 dolara aldık.We bought the car for $12,000.
1000 dolar zarar tahmin ettik.We estimated the damage at 1000 dollars.
Saatimi tamir ettirmem 50 dolara mal oldu.It cost me 50 dollars to have my watch fixed.
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars to have my car repaired.
Yenimi dolara çevirdim.I converted my yen into dollars.
Sel hasarı on milyon dolara ulaştı.Damages from the flood amount to ten million dollars.
Kadınların gözleri kolayca dolar.Women are easily moved to tears.
Yeni model 12.000 dolar fiyatlı olacak.The new model will be priced at $12,000.
Şirket yeni ürünü 1.000 dolara satmayı planlıyor.The company plans to sell the new product for $1,000.
Tam fiyatın ne olduğunu unuttum fakat 170 dolar civarındaydı.I forgot what the exact price was, but it was about 170 dollars.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için baş başa verip düşünüyorlar.Western nations have to put their heads together to strengthen the dollar.
Hesap üç bin dolar tuttu.The bill added up to three thousand dollars.
Hesap 25 dolardan fazla geldi.The bill came to over $25.
Bebek on dolarlık banknotu yırttı.The baby tore up a ten-dollar bill.
Ben erkek kardeşime hâlâ bana geçen hafta ödünç verdiği on doları borçluyum.I still owe my brother the ten dollars that he lent me last week.
Ön sıra koltuklar için ücret 5 dolar.The charge for a front row seats is 5 dollars.
Lütfen parayı bana yirmi dolarlık banknotlar halinde verin.Please give me the money in twenty-dollar bills.
Hepsi birlikte, 150 dolar.That's 150 dollars altogether.
Hepsi birlikte yaklaşık yüzelli dolar.About one hundred and fifty dollars altogether.
Toplam 100 dolara ulaştı.The total amounted to 100 dollars.
Kayıp on milyon dolara varıyor.The loss amounts to ten million dollars.
Kayıp bir milyon doları buluyor.The loss amounts to a million dollars.
Korkarım ki kayıp bir milyon dolar tutacaktır.I am afraid the loss will amount to one hundred million dollars.
Kayıp 1,000,000 dolara ulaştı.The loss adds up to $1,000,000.
Kayıp 2,000,000 dolara ulaştı.The loss amounted to $2,000,000.
Kayıp 100 dolara ulaştı.The loss amounted to 100 dollars.

İlgili Sayfalar