dolar ile cümle

dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Doların değeri enflasyonun yükselme oranında düşer.The value of the dollar declines as the rate of inflation rises.
Amerika'nın dış borcu 500 milyar doları aştı.America's foreign debt shot past $500 billion.
Bayan, bir milyon dolar kazandığını öğrendiğinde gerçekten kafayı yedi.The lady really flipped out when she learned she had won a million dollars.
O kamerayı satın almak için bir on dolara daha ihtiyacın var.You need another ten dollars to buy that camera.
Senden elli dolar ödünç almak istiyorum.I would like to borrow fifty dollars from you.
Varsayalım ki on bin doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had, say, ten thousand dollars?
Adaya uçmak sana 100 dolara mal olacak.It will cost you $100 to fly to the island.
Yedi dolar, lütfen.Seven dollars, please.
Toplam 7.65 dolar, lütfen.That's $7.65, please.
Beş bin dolar büyük miktarda paradır.Five thousand dollars is a large sum of money.
İşte 5 dolar.Here's $5.
Beş dolar'dan biraz fazla param var.I have little more than 5 dollars.
Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.Five hundred dollars is a small sum for him.
Biz 50 dolar depozito istiyoruz.We'd like a deposit of $50.
Lütfen benim hesabıma 450 dolar aktar.Please transfer 450 dollars to my account.
Hiç çeyrek doların var mı?Do you have any quarters?
Amerika'da günde bir dolarla yaşayabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can live on a dollar a day in America?
Bir dolar borç verebilir misin?Can you spare a buck?
Bir dolarlık banknotunuz var mı?Do you have any ones?
Bana bir dolar bozar mısın?Could you give me change for a dollar?
Bir dolar yüz sente eşittir.A dollar is equal to a hundred cents.
Bir dolar para cezasına çarptırıldım.I was fined a dollar.
Bırak bir doları bir sentim bile yokI don't have a cent, let alone a dollar.
Bana bir dolar geri verin, lütfen.Give me $1.00 back, please.
Japonya'nın ihracatı 1998'de ithalatını 77.8 milyar dolar aştı.Japan's exports exceeded imports by $77.8 billion in 1998.
10 dolardan daha fazla harcamak istemiyorum.I don't want to spend more than $10.
On doları beşimizin arasında bölüştük.We divided ten dollars among the five of us.
Fiyatı on dolara indirebilir misiniz?Can you lower the price to ten dollars?
On dimen bir dolara eşittir.Ten dimes are equal to one dollar.
Yüz dolar sadece bozuk para.One hundred dollars is just chicken feed.
100 dolar beni ne kadar taşıyacak merak ediyorum.I'm wondering how long $100 will carry me.
100 dolar yolculuk için tüm giderlerini karşılayacaktır.One hundred dollars will cover all your expenses for the trip.
Yüz dolar ile halledebilirim.With a hundred dollars, I could manage.
Yüz sent bir dolar yapar.One hundred cents makes one dollar.
1000 dolar büyük bir yekundur.A thousand dollars is a large sum.
Bin dolar, parti için tüm masrafları kapsayacak.One thousand dollars will cover all the expenses for the party.
Diyelim bin doların vardı, onunla ne yapardın?Suppose you had a thousand dollars, what would you do with it?
"Otuz dolar bu küçük oda için çok fazla" diye düşündü."Thirty dollars is a lot for that small room," he thought.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Eski televizyon seti 10 dolara satıldı.The old television set went for 10 dollars.
Beş dolarlık bir banknot bozabilir misin?Can you change a five-dollar bill?
Toplamı yaklaşık on bin dolar.The total is approximately ten thousand dollars.
Dolar için bugünkü kur 140 yendir.Today's rate is 140 yen to the dollar.
Bu günlerde bir dolarla çok şey alınmaz.A dollar does not go very far these days.
En fazla 100 dolar harcayabilirsiniz.You may spend a maximum of 100 dollars.
Dört kollu adam bankayı soydu ve 4 milyon dolar ile kaçtı.Four armed men held up the bank and escaped with $4 million.
İlk başta her insan 10 ABD doları ödemişti.At first each man had paid $10.
Sana bir dolar ödersem, eşit oluruz.If I pay you a dollar, we'll be even.
İstediğim ceket üç yüz dolara fiyatlandırıldı.The coat I wanted was priced at three hundred dollars.
Ona verdiğim para miktarı, 10.000 doları buluyor.The money I have given him amounts to $10,000.
Seksen bin dolara yeni bir ev satın aldık.We purchased a new house for eighty thousand dollars.
Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik.We offered him the house for $300,000.
Onun kayıplarının 100 dolar olduğunu tahmin ettik.We estimated his losses at 100 dollars.
Fazladan bir on dolara ihtiyacımız olacak.We'll need an extra ten dollars.
İki yüz dolar bana göre çoktur.Two hundred dollars is a lot to me.
10 dolarlık ödenmemiş bir borcum var.I have an outstanding debt of 10 dollars.
Benim eski arabam bana 100 dolar getirdi.My old car brought me $100.
30 dolara bir kamera satın aldım.I bought a camera for 30 dollars.
On dolar ödemeye niyetim yok.I am not about to pay ten dollars.
On bin yeni dolara çevirmek istiyorum.I want to change ten thousand yen to dollars.

İlgili Sayfalar