dolar ile cümle
dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kilosu 8 dolar.It's $8 per pound.
Evet, kilosu 8 dolar.So it is $8 per pound.
4.80 dolara eşit.So this is equal to $4.80.
Kısacası Blend(karışım) toplamda bize 9.40 dolara mal olucak.It's going to cost us a total of $9.40 for the blend.
Cimriler nasıl bir milyon dolar biriktirir?How to be a Cheapskate. Raise your Head.
Eğer 54 dolar harcıyacaksam deneme programına göre 4 1/2 seansa katılabilirim.If I 54 to spend, I can attend 4 1/2 sessions under the trial plan.
Temel programa 54 dolara göre kaç seans gidebilirim?Under the basic plan how many sessions can I attend for 54 dollars?
54 dolar ile çok az farkla deneme programında daha fazla kalabiliyorum.Well for 54 I can attend a slight longer amount of session under the trial plan.
Dedi ki, anlaţma 3 milyon dolarmýţ.She said the deal was for three million dollars!
Yazıcının şu andaki maliyeti 800 dolar.The printers cost 800 bucks now.
Raket ve topun birlikte fiyatı 1.10 dolar.A bat and a ball together cost $1.10.
Raket, toptan bir dolar daha fazlaysa, topun fiyatı nedir?The bat costs a dollar more than the ball. How much does the ball cost?
Eğer top 10 sentse, raket... çok kolay, 1.10 dolar tutar.If the ball costs 10, the bat costs... this is easy, $1.10. Yeah.
Öyleyse ikisi birlikte 1.20 dolar eder.So, together they would cost $1.20.
Yakıt verimliliği teknolojisine milyarlarca dolar döküyoruz.We put billions of dollars into fuel-efficient technologies.
İki milyon dolarlık bir çalışmaydı bu.It was a two million dollar study.
Bu 25 bin dolarlık bir gülümseme demek.(Laughter) That's like 25 grand a smile.
Daha da önemlisi, bu sistemler on binlerce dolara mal oluyor.And on top of that, these systems actually cost in the tens of thousands of dollars.
Ortalama fiyatları, geçen sene, 48 dolardı.Their average price, for last year, was 48 dollars.
30 dolar DVD için belki uydurma olan Wal-Mart izdihamını duymuşsunuzdur.You're aware of the perhaps apocryphal Wal-Mart stampede over the 30-dollar DVD.
Ocak 2000'de, fiyatı 10000 dolardı veya gün başına 27 dolar.In January 2000, the price was 10,000 dollars, or 27 dollars a day.
Ve ilginç olan bu fiyat dakika başına iki dolardan fazlayken sadece 1990 yılıydı.And what's interesting is that it was just 1990 when it was more than two dollars a minute.
Bu şeyleri, kilosu 5.000 dolara kadar herhangi bir fiyata satıyorlardı.They could sell these things for anything between $5,000 a kilo.
(Alkış) 2008'de, koruma teşkilatları 5.7 milyon dolar gelir elde ettiler.(Applause) In 2008, conservancy generated 5.7 million dollars.
Taklidini 200 dolara almak varken neden 1000 dolar ödeyesiniz?If you can get it for 200 bucks, why pay a thousand?
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.Another reason is you can make a million dollars.
Bir milyon dolar.One million dollars.
Rakamlarla vermek gerekirse dünya bazında 32 milyar dolarlık bir sektör.If you look at the figures, it is a 32 billion dollar a year industry.
Bu 16 milyar dolarlık pazarda ABD'de yaklaşık 1600 tane firma var.In this 16-billion-dollar market in the United States, there are approximately 1600 companies.
16 milyar dolarlık pazarı götüren.That drives the 16 billion-dollar market.
Şu anda yaklaşık 350 kişi, bizi ayda 10 ila 100 Dolar arasındaki meblağlarla destekliyorlar.We have about 350 people like that people doning from 10 to 100 bucks a month.
Rite Aid'de her defter için 2 dolar ödedi.That's going to be equal to the amount he spent at Rite Aid.
Bu, kaç Dolar, Sterlin veya Euro fiyat konulacağıdır.That is what is the dollar or pound amount or euro amount that I'm going to be charged.
"40 dolar para verdim."I paid $40 for it.
Yavaş hızda, her bir baz diziliminin çıkarılma maliyeti bir dolar kadardır.It costs about a dollar for each base -- a very slow way of doing it.
"Üç dolara legoları kullanarak bu robotu yapar mısınız?" diye sorduk."Hey, would you like to build this Bionicle for three dollars?
"Karşılığında size üç dolar vereceğiz." dedik.We'll pay you three dollars for it."
"Bu sefer 2.70 dolara bir tane daha yapar mısınız?" diye sorduk."Would you like to build another one, this time for $2.70?"
İnsanlara "Üç dolara bir robot yapar mısınız?" diye sorduk.We asked people, "Would you like to build one Bionicle for three dollars?"
Tekrar sorduk. "2.70 dolara bir tane daha yapar mısınız?"Then we asked them, "Do you want to build another one for $2.70?"
Bu oyunda, bilgilendirilen ortada dört dolar olduğunu biliyor.In this case, they know there's four dollars.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Last year saw 997 billion dollars in corporate fraud alone in the United States.
Bu neredeyse bir trilyon dolar.That's an eyelash under a trillion dollars.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.You gave not a 100-dollar computer, but the best computer.
Bu 15 milyon dolarlık bir seriydi.These are a -- this is like a 15 million dollar line.
Ve Hasbroö biliyorsunuz, bundan bir buçuk milyar dolar kazandı.And Hasbro made about, you know, a billion and a half dollars.
Derken 4 yıl ve 10 milyon dolar sonra, artık küçük bir Pleo'muz var.And then, four years and 10 million dollars later, we have a little Pleo.
Yani yatırdığınız her bir dolara 9-10 oranında borç verilir.That means for every dollar you deposit, it loans out about nine or 10.
Ve bu fatura 10 trilyon dolar.And it's 10 triliion dollars.
Geçen hafta sekiz dolardı, bu hafta dört dolara düştü. haftaya bir dolar.That was eight bucks last week, four bucks this week, a buck next week.
Vakfımız beş milyar dolara kadar tutabileceğini tahmin ediyor.Our foundation estimates that it could cost up to five billion dollars.
1970'lerde, Kızıl Tugaylar'ın yıllık ciroları yedi milyon dolardı.In the 1970s, the turnover of the Red Brigades on a yearly basis was seven million dollars.
Bugünün parasıyla, bu 100 ~ 150 milyon dolar ediyor.This is roughly between 100 and 150 million, today.
İnsana dilini ısırttıran bir rakam: 1.5 trilyon dolar.And it is a staggering 1.5 trillion dollars.
Milyar dolar değil, trilyon dolar.It is trillions, it's not billions.
Dünyada sirkülasyondaki bulunan dolar miktarı kadar borç alabiliyor.It can borrow against the total amount of dollars in circulation in the world.
Dolar cinsinden para aklama faaliyetleri ile Amerikan ekonomosi arasındaki kapıyı kapattı.It closed that door between the money laundering in dollars, and the U.S. economy.
"Doları bırakıp başka araçlara yatırım yapın" dediler."Get out of the dollars and go and invest somewhere else."
Sadece ABD içinde yürürlüğe kondu ve sadece Amerikan Doları için işlem gördü.It was introduced only in the United States. And it was introduced only for the U.S. dollars.
Ve birileri yine milyon dolarlar kazanırAnd you're welcome to do it.