dolar ile cümle
dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer 25 dolar verirsem 14 Euro geri alırım.If I give $25, I get EUR 14.
Eğer 55 dolar verirsem 35 TL alırım.If I get $55, I get EUR 35.
Burada 50 dolar veriyoruz.We give them $50 right there.
50 Dolar. Kişinin alacağı.The person is going to get.
Eğer 20 koyarsanız denkleme, 20-5=15 15x0,7= 10.50 dolar.If you put $20 in there, 20 minus 5 is 15.
Jade cebinde 10 dolar ile sokakta kaldı.Jade is stranded downtown with only $10 to get home.
Taksi mil başına 0.75 dolar tutuyor, ama 2.35 dolar açılış tutarı var. .Taxis cost $0.75 per mile, but there's an additional $2.35 hire charge.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.We know that she only has $10 to get home.
Tutarı 10 dolar olmalı.So her cost has to be $10.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.So we have to say, the cost has to be $10.
Milyon dolarlık ara sahnelerin kötü seslendirme yüzünden mahvolduğunu hepimiz gördük.We've all seen million dollar cutscenes just ruined by bad voice acting.
Dünyada, günde iki dolardan az parayla geçinen iki milyar insan var.There are two billion fellow human beings who live on less than two dollars a day.
Bu kişiler günde 40 doların üzerinde harcama yapıyorlar.And they consume more than $40 per day.
Bizim bunları hazırlarken katlandığımız maliyet 10 bin dolardı.So our cost for this was less than 10,000 dollars, all right.
Büyük bir mirasa kondu zaten. Mirasın sadece faiziyle bile milyonlarca dolar kazanıyor.Why should he study hard and go and, you know, tackle math and all of that?
Ve bu konuştuğumuz şirket milyon dolarlık bir şirket.And that's a multi-million dollar corporation.
Bu durum doların değerinin bir anda düşmesine neden oldu.This of course set of a rapid decline in the value of the dollar.
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.They prefer to be collecting some type of interest on that money.
TRI adındaki bir programa... ...ellerine geçen her doları aylık olarak bağışladılar.They gave a few dollars a month of what little they had To a program called Tri
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.We actually managed to drown two million dollars' worth of camera gear.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.There's an 80-billion-dollar-a-year ecotourism revenue stream into Africa.
İçine 3 dolarlık bir LED lambası ve bizim sinyal işleme teknolojisini yerleştiriyoruz.We fit in an LED light bulb, worth three U.S. dollars, put in our signal processing technology.
15 yıl boyunca günde bir doların altında yaşadık.We lived on less than a dollar a day for about 15 years.
İlk milyon dolarlık ticaretimizi 30 günde satın alıp, 21 günde satarak yaptık.We did our first million-dollars-worth of trade by buying on 30 days and selling on 21.
Çünkü gayretli yatırımcılar 7.5 milyon dolardan fazla para ortaya koydular.Because diligent investors and venture funds have committed over 7.5 million dollars in funding.
Düşmek zorunda çünkü biz günde bir dolara geçinen nüfusa hizmet vermeye çalışıyoruz.It has to be brought down because we're trying to serve populations who live on a dollar a day.
15 dolara 50 dolarlık sihir alın.15 dollars buys you 50 dollars worth of magic.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.The bubble gum was chewed up by pop star Britney Spears and sold for several hundreds of dollars.
Orada 45 dakika durduktan sonra 32 dolar kazandı.After being there for three-quarters of an hour, he made 32 dollars.
O esasında 20 dolar daha fazla kazandı, ama bunu (kazanmış olduğuna) katmadı.He actually made 20 dollars more than that, but he didn't count it.
Şu anda her yıl 750 milyon ile 800 milyon dolar arasında harcama yapıyoruz.We spend right now about 750 million to 800 million dollars a year.
Ve bu tek başarı sana bir milyar dolardan fazlaya mal olur.And it will cost you upwards of a billion dollars for that one success.
Çok yakında 1000 dolarlık genoma doğru ilerliyoruz. Harika, bu heyecan verici...Well, that's exciting.
Diyelim ki ben sizden 100 dolar borç almak istiyorum.Let's say that I want to borrow $100 from you.
Şimdi siz bana 100 dolar veriyor olun.So now you give me $100.
Benim elimde 100 dolar ve bir yıl geçti. Evet, 100 dolarım var.And then I have the $100 and a year goes by, and I have $100 here.
Ben size 100 doları direct verseydim sizin hiçbir rantınız olmayacaktı.And if I were to just give you that $100 back, you would have collected no rent.
10 dolar değil mi?Well I'm paying you $10 more, right?
Hem 100 doları hem de 10 doları geri veriyorum.I'm returning the $100, and I'm returning another $10.
Yani 10 dolar kısaca faiz.And that $10 is essentially the interest.
Bu durumda paranın getirdiği rant veya faiz 10 dolardı.So in this case the rent on the money or the interest was $10.
Yani siz şöyle demiş olacaktınız: "Sal sana 100 doları yüzde 10 faizle borç verebilirim."So you might have said, hey Sal I'm willing to lend you $100 if you pay me 10% interest on it.
Bu durumda 100 dolar faiz olacaktır fakat o yine de ana paranın yüzde 10'udur.In this case $100 would be the interest, but it would still be 10%.
Diyelim ki benim o insandan ödünç alacağım ana para 100 dolar.And let's say the principal that I'm going to borrow from this person is $100.
Yani her yıl 10 dolar ekliyor olurum.So every year I'm just adding $10.
Kısaca 100 doları ödünç almam için gereken 10 dolarlık bir ranttı değil mi?Essentially my rent per year to borrow this $100 is $10, right?
100 dolar üstüne onun %10'u olan 100 dolar.So that's $100, plus 10% of $100.
En son durumda esas para olan 100 dolara onun %10'unu ekleyip durduk.In the last situation we just kept adding 10% of the original $100.
Şimdi 110 doları esas alacağız.So now we're going to take $110.
Şimdi ise 110 doların üstüne %10'u olan miktar eklenen para borcumuz olacak.So now we're going to owe $110 plus 10% times 110.
100 çarpı 1.1'in karesi olarak da yazabilirim ve bu 121 dolara eşit olur.I could rewrite it as 100 times 1.1 squared, and that equals $121.
İkinci yılda, 121 dolar yeni ana param olur.And then in year two, this is my new principal-- this is $121-- this is my new principal.
Bileşik faizi kullandığımda 10 yılın sonunda %10 faiz ile 259 dolar borçlu olurum.When I compounded it 10% for 10 years using compound interest, I owe $259.
Basit faizi kullandığımda ise sadece 200 dolar borçlanırım.When I did it using simple interest, I only owe $200.
59 dolar artış bileşik faizin bana ne kadar mal olduğudur.So that $59 was kind of the increment of how much more compound interest cost me.
Min annesine bu çantaların ABD'de 320 dolara satıldığını söyledi.Min's sister said to her parents, "In America, this bag sells for 320 dollars."
Bu çantanın 6000 dolar ya da yuan edecek kadar değerli olmadığını söyledi."It doesn't look like it's worth that much."
Ahhh pardon Kosta Rika kahvesi 11.50 dolara satılıyor.Oh no, sorry, it's $11.50 per pound.
Kosta Rika kahvesinin kilosu 11.50 dolara satılıyor.The Costa Rican coffee is $11.50 per pound.
Bu 4.60 dolara eşittir.So this is equal to $4.60.