dolar ile cümle

dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Wall Street Journal'a göre Katolik Kilisesi geçtiğimiz yıl 97 milyon dolar topladı.The Catholic Church pulled in 97 billion dollars last year according to the Wall Street Journal.
"Lütfen, bir dolar bayan, lütfen, lütfen, lütfen, bebeğim için!""Please, one dollar madam, please, please, please, for my baby!"
Ona bir doları verdim ve yüzünde gülümsemenin belirmesini izledim.I gave him the dollar and watched the smile split his face.
Eğer 5 dolarları varsa, cappuccino ve biscotti satın alıyorlar.If they have $5, they'll buy a cappuccino and a biscotti.
Bunlar, 7500 dolarımızla varabildiğimiz sonuçlar.And these are the results we can get with our 7,500 dollars.
Çünkü aslında dolar ile satılmaz, peso ile satılır.Because actually it's not the dollar. It's actually the peso in Buenos Aires.
12 yaşında fuhuşa zorlanan bir kızın gecelik fiyatı 1 doların altında.Girls as young as 12 being prostituted for less than a dollar a night.
Bunlar olmadan hayatı şiddetle dolar ve her şeyi kaybederiz.Without these qualities life will be violent and all will be lost.
Bunun bir multi milyar dolarlık hükümet projesi olması gerekmiyor.This doesn't need to be a multi-billion-dollar government project.
Ekonominize milyarlarca dolar yatırım yapmak isteyen yatırımcılar var.You've got investors who want to invest billions of dollars in your economy.
İşte bunlar özgürlük Dolar'ları, kardeşim!These are freedom dollars, Brother!
Gelin 195.000 milyar dolarlik... gunumuz dunyasindaki bir servet hakkinda... konusalim.Let's talk about the 195,000 billion dollars of wealth in the world today.
Ve aldıkları karşılık 200 dolardı.And the answer they got back was $200.
Böylece müdür buna bakar ve yüzde 3 için 300.000 dolar mı? der.So the principal looks at it and says, 3 percent for 300,000 dollars?
Neden 135 milyar dolar harcıyoruz?Why are we spending $135 billion?
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."We're going to pull you out of school because the 13-dollar school fees are too much for us.
Aynı zamanda, orada, köyde çalışayan küçük bir grup vardı, ona 65 dolarlık borç verdiler.At the time, there was a microlending group in the village that gave her a 65-dollar loan.
Hepsi negatif çıktı. Testlerin maliyeti 100,000 dolardan fazla.Everything came back negative, over 100,000 dollars worth of tests.
Cunku onlar maliyeti cifti 200 dolardan, cifti dort dolara cektiler.Because they brought the cost down from $200 a pair, down to just $4 a pair.
Bu yirmi dolardan ne kadar indirim alacağımı nasıl hesaplayacağım?How would I think about how much I'm going to get off of that $20 ?
20 doları mor renkte yazalım.We'll write twenty dollars in purple.
Ve eğer matematiğini yaparsanız sonuç 6 dolar olur.And if you were to do the maths you would get 6 dollars.
İndirimin 3 dolar olduğunu bulurduk.The discount would be 3 dollars.
100 dolarlık bir ürün de olabilirdi, o zaman da indirim 30 dolar olurdu.It might be a $100 product, then the discount would be 30 dollars.
İş hayatına girişim işte bu 100 dolarlık minik sermayelerle oldu.And my introduction to business was in these $100 little infuses of capital.
Kiva 500.000 dolarlık kredi temin etti.Kiva facilitated $500,000 in loans.
Bu rakam yılda 130 milyar dolar civarında.That's around 130 billion dollars a year -- it's a lot.
Yılda 20 milyar dolar.20 billion dollars a year.
Amerika'da çoğu okul bir çocuğu eğitmek için yılda 7.500 dolardan az harcıyor.Most schools in America spend less than 7,500 dollars a year teaching a child.
Bu saatte 5 doların altına tekabül ediyor.That comes down to under five dollars an hour.
Çoğunuz bebek bakıcısı çağırdığınızda saatte 10-15 dolar harcıyorsunuz.Most of you spend 10, 15 dollars an hour for babysitters when you have them.
Yani, eğitim sistemine saatte 5 dolardan daha az harcıyoruz.So we're spending less than 5 dollars an hour on the educational system.
İnsanlar, "Aman Tanrım, biz bu 8 milyar doları nerden bulacağız?" diye soruyor.People say, "Oh my God, where are we going to get 8 billion?"
Bu ülkede, yılda 110 milyar doları ayaküstü yemeğe harcıyoruz.In this country, we're spending 110 billion dollars a year on fast food.
Yılda 100 milyar doları zayıflama ilaçlarına harcıyoruz.We spend 100 billion dollars a year on diet aids.
Öğle yemeğine bir dolardan daha az harcıyoruz, peki.So we're spending less than a dollar, OK, on lunch.
Ve her yıl, "Yeni bir özellik ekledik ve size 99 dolara satıyoruz." diyorlar."We've added more features, and we'll sell it to you for $99."
Yıllar zarfında Photoshop'a 4000 dolar harcamış bir adam tanıyorum.I know one guy who's spent $4,000 just on Photoshop over the years.
Burada 500 tane makina var; herbiri 200,000 dolar civarinda.There are 500 of these machines; they're worth about 200,000 dollars each.
Tank ne kadar sürede dolar?How long will it take you to fill it up?
İndirme, yazdırma ve normal, eski bir kitabı kesme yaklaşık 3 Dolara mâl oluyor.It costs about three dollars to download, print and bind a normal, old book.
Ve bunlardan benim favorim olanın bir tanesi 100 dolarlık bir dizüstü bilgisayar.And one of my favorites in this is the $100 laptop.
Bugün 1 dolara 2 Mhz'lik bir işlemci satın alabilirsiniz.You can buy a two-megahertz microprocessor for a dollar now.
Yani verimlilik için optimize etmezsiniz, dolar başına düşen güç için optimize edersiniz.So you don't want to optimize for efficiency, you want to optimize for power per dollar.
Bu yaprakların herbiri yaklaşık 1 dolar, hafif, plastikten yapılma ve aluminyum kaplama.These petals cost about a dollar each -- they're lightweight, injection-molded plastic, aluminized.
Diyelim ki 200.000 dolarlık bir mortgage kredisi almak söylüyorlar.Let's say you take out a $200,000 mortgage loan.
Yani sıfır gün, 200.000 dolarlık kredi var.So on day zero, you have a $200,000 loan.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.The shuttle is costing a billion dollars a launch.
Uzay mekiğinde gitmenin maliyeti kişi başı 100 milyon dolar civarında.Arguably, it's about 100 million dollars a person on the space shuttle.
Bugün 20 milyon dolara gidip bilet alabileceğinizi biliyoruz, fakat bu ne kadar ucuzlayabilir?We know -- 20 million dollars today, you can go and buy a ticket, but how cheap could it get?
100 dolar.100 bucks.
Bugün Boeing'ler ve Lockheed'ler kendi paralarından Ar-Ge'ye bir dolar bile harcamıyorlar.Today, the Boeings and the Lockheeds don't spend a dollar of their own money in R&D.
Biliyorsunuz kar amacı gütmezseniz, bir dolara karşılık 50 sent kazanırsınız.And you know, when you give to a nonprofit, you might have 50 cents on the dollar.
Bağış yaparsanız, genellikle bir dolar karşılığı 2, 3 dolar alırsınız.If you have a matching grant, it's typically two or three to one.
Fakat bir ödül başlatırsanız, bir dolara karşılık 50 kazanırsınız.If you put up a prize, you can get literally a 50 to one leverage on your dollars.
"Enstitü olarak 10 ödül başlatırsanız, bir dolara 500 kazanırsınız" dedi."Well, if you back a prize institute that runs a 10 prize, you get 500 to one."
Birileri o işi yapmanız için çıkıyor 10 milyon dolar teklif ediyor.Someone's offering 10 million dollars to go and do this thing.
Mesela, ürününüzün liste fiyatının 100 dolar olduğunu varsayalım.So let's assume that the list price of your product is $100.
Bu yüzden, şimdilik üretim maliyetini 33 dolar olarak kabul edelim.And so let's assume for the sake of discussion that that was $33, $33 to build my product.
Şimdilik binamdaki ışıkları açık tutabilmenin maliyeti 53 dolar.And so right now it's $53 just to keep the lights on in my building.

İlgili Sayfalar