dolar ile cümle
dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.They robbed a stage coach for a fistful of dollars.
Bir on bin dolar para cezası mı? Bu bir şey değil.A ten thousand dollar fine? That's nothing.
On bin dolar para cezası mı? Hiçbir şey değil.A ten thousand dollar fine? That's nothing.
Geçen yıl Tom'un brüt geliri otuz bin doların üzerindeydi.Tom's gross income last year was over thirty thousand dollars.
Bana saatte otuz dolar ödeniyor.I get paid thirty dollars an hour.
Saatte otuz dolar alıyorum.I'm paid thirty dollars an hour.
Şimdiye kadar bağışlarda sadece 3,000 doların üzerinde aldık.We've received just over 3,000 dollars in donations so far.
Tom'un hayatı üç yüz bin dolara sigortalı.Tom's life is insured for three hundred thousand dollars.
Tom Mary'nin ona verdiği yirmi dolarlık faturayı gömlek cebine koydu.Tom put the twenty-dollar bill that Mary gave him in his shirt pocket.
Bu bilgisayar üç bin dolara mal oldu.This computer cost three thousand dollars.
Ona 350.000 dolar değerinde bir inci kolye hediye etti.He gave her a string of pearls worth $350,000.
Onlar yiyecek için beş dolar ödedi.They paid five dollars for the food.
Apple mouse satın aldım. Yalnızca 69 dolar!I bought an Apple mouse. It's only $69!
Ben bunun için üç yüz dolar teklif etmeye hazırım.I'm willing to offer three hundred dollars for it.
Şimdi bana otuz dolar ver ve ben sana pazartesi günü geri ödeyeceğim.Give me thirty dollars now and I'll pay you back Monday.
Tom Mary'den üç yüz dolar çaldı.Tom stole three hundred dollars from Mary.
Tom'a 300 dolar ver.Give Tom the $300.
Onlar emlâka üç yüz bin dolar değer koydu.They've put the value of the estate at three hundred thousand dollars.
Tom genellikle saatte üç yüz dolar kazandığını söylüyor.Tom says that he usually makes three hundred dollars an hour.
Dolar ve Avro arasındaki döviz kuru nedir?What is the exchange rate between the dollar and the euro?
Tom büyük bir tomar yüz dolarlık banknot yaktı.Tom burned a big wad of hundred dollar bills.
Bana otuz dolar borç verir misin?Could you please lend me thirty dollars?
Tom'a otuz dolar borçluyum.I owe Tom thirty dollars.
Milyonlarca dolarla ne yapacaktın?What would you do with millions of dollars?
Tom'a üç yüz dolar borçlusun.You owe Tom three hundred dollars.
Bize üç yüz dolar borçlusun.You owe us three hundred dollars.
Tom bunu yemiyeceğime dair benimle otuz dolara iddiaya girdi.Tom bet me thirty dollars that I wouldn't eat this.
Tom benden üç yüz dolar ödünç para aldı.Tom borrowed three hundred dollars from me.
Tom üç yüz dolara bir bisiklet aldı.Tom bought a bicycle for three hundred dollars.
Tom tasarruf hesabına üç yüz dolar yatırdı.Tom deposited three hundred dollars in his saving account.
Tom yılda 300.000 dolar kazanır.Tom earns $300,000 a year.
Tom bize üç yüz dolar ödemeyi kabul etti.Tom has agreed to pay us three hundred dollars.
Tom bize üç bin dolar vermek için istekli.Tom is willing to lend us three thousand dollars.
Tom cüzdanından 300 dolar aldı ve onu Mary'ye verdi.Tom took 300 dollars from his wallet and gave it to Mary.
Fiyatlar bir dolarla beş dolar arasında değişir.Prices range from one to five dollars.
Bir milyon doların üzerinde mal varlığı var.He has over a million dollars in assets.
Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.Throwing eggs is a felony if the damage done by the eggs exceeds 400$.
Bu ceket yaklaşık otuz dolara satılıyor.This coat retails for about thirty dollars.
Bana biraz ödünç para verir misin? Sadece üç dolara ihtiyacım var.Could you lend me some money? I just need three dollars.
Tom bana otuz dolar verdi.Tom gave me thirty dollars.
Bunun için herhangi birinin otuz dolardan daha fazla ödeyeceğini düşünüyor musun?Do you think anybody would pay more than thirty dollars for this?
Üç dolarlık pul istiyorum.I want three dollars worth of stamps.
Facebook 19 milyon dolara Whatsapp'ı satın alacak.Facebook will buy WhatsApp for 19 billion dollars.
19 milyar doların olsa ne alırsın?What would you buy if you had 19 billion dollars?
Tom masanın üstüne üç yüz dolar koydu.Tom put three hundred dollars on the table.
Tom sanat malzemelerine üç yüz doların üzerinde harcadı.Tom spent over three hundred dollars on art supplies.
Tom'un geliri yıllık otuz bin doları buluyor.Tom's income totals thirty thousand dollars a year.
Tom'un cüzdanında sadece üç doları kaldı.Tom only had three dollars left in his wallet.
Fiyat üç yüz dolar.The price is three hundred dollars.
Otuz doların bunu ödemek için çok yüksek bir fiyat olduğunu düşünüyorum.I think that thirty dollars is too high a price to pay for this.
Bence otuz dolar etmez bu.I think that thirty dollars is too high a price to pay for this.
Tom fiyatı otuz dolar düşürürsem onu alacağını söyledi.Tom said he would buy it if I lowered the price by thirty dollars.
Tom üç ay önce o arabayı üç bin dolara satın aldı.Tom bought that car for three thousand dollars three months ago.
Üç yüz dolara her şeyi almayı önerdim.I offered to buy everything for three hundred dollars.
Tom'un eski arabasını 3.000 dolara satın aldım.I bought Tom's old car for $3,000.
Bir bit pazarında bunu üç dolara aldım.I bought this at a flea market for three dollars.
Onu üç yüz dolara almayı kabul ettim.I agreed to buy it for three hundred dollars.
Sana 30 dolar vereceğim.I'll give you $30.
Tom, Mary'ye üç bin dolar verdi.Tom gave Mary three thousand dollars.
Tom her ay bir kenara birkaç dolar koyar.Tom puts aside a few dollars every month.