dolar ile cümle

dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Üç yüz dolar ödünç almam gerekiyor.I need to borrow three hundred dollars.
Tom'a 300 dolar borçluyum.I owe Tom 300 dollars.
Buna 30 dolar verdim.I paid 30 dollars for that.
Buna 30 dolar para verdim.I paid 30 dollars for that.
Buna 30 dolar ödedim.I paid 30 dollars for that.
Bu gitara 300 dolar verdim.I paid 300 dollars for this guitar.
Bu gitara 300 dolar para verdim.I paid 300 dollars for this guitar.
Bu gitara 300 dolar ödedim.I paid 300 dollars for this guitar.
Bir milyon dolardan daha fazla mücevher Cannes'teki bir otel odasından çalındı.More than $1 million of jewels were stolen from a hotel room in Cannes.
Benim yirmi dolarlık bir banknotum vardı, ama onu kaybettim.I had a twenty dollar bill but I lost it.
Asgari ücret saatlik 2.13 dolar.The minimum wage is $2.13 an hour.
Tom, bana on dolar ödünç verir misin?Tom, would you mind lending me ten dollars?
Tom fidye ödemek için bankadan üç yüz bin dolar çekti.Tom withdrew three hundred thousand dollars from the bank to pay the ransom.
Tom dün kendi kişisel hesabından üç yüz dolar çekti.Tom withdrew three hundred dollars from his personal account yesterday.
Tom Mary'ye üç yüz dolar içeren bir zarf verdi.Tom gave Mary an envelope containing three hundred dollars.
Tom bana cüzdanında üç yüz dolar olduğunu söyledi.Tom told me he had three hundred dollars in his wallet.
Bunun için üç yüz dolardan daha az almayacağım.I won't take less than three hundred dollars for this.
Tom üç ay önce üç yüz dolar ödünç aldı.Tom borrowed three hundred dollars three months ago.
Tom yaklaşık yüz milyon dolar değer.Tom's worth about a hundred million dollars.
Tom'un cüzdanında sadece otuz dolar var.Tom has only thirty dollars in his wallet.
Bu ayakkabılar için otuz dolar ödedim.I paid thirty dollars for these shoes.
Tom masaya otuz dolar koydu.Tom put thirty dollars on the table.
Sana onun için üç dolar vereceğim.I'll give you three dollars for it.
Tom tezgahtara otuz dolar verdi.Tom gave the clerk thirty dollars.
Her birinize otuz dolar vereceğim.I'll give you each thirty dollars.
Teklifimizi 3000 dolara yükselttik.We've upped our offer by $3,000.
Tom üç bin dolar kazandı.Tom won three thousand dollars.
Bunun için otuz dolar ödeyeceğim.I'll pay thirty dollars for it.
Sana otuz dolar vereceğim.I'll give you thirty dollars.
Size otuz dolar vereceğim.I'll give you thirty dollars.
Tom Mary'den 300 dolar ödünç aldı.Tom borrowed $300 from Mary.
Tom, Mary'ye bir dolar verdi.Tom gave Mary a dollar.
Hesap 30 dolardı.The bill was $30.
30 dolar borç alabilir miyim?Can I borrow $30?
30 dolar tuttu.That'll be $30.
Toplam 30 dolar.That'll be $30.
Sana 30 dolar borçluyum.I owe you $30.
Size 30 dolar borçluyum.I owe you $30.
Tom, bana on dolar ödünç verebilir misin?Tom, could you lend me ten dollars?
O, milyonlarca dolarlık bir köşkte yaşıyor.He lives in a multimillion-dollar mansion.
O, bir dolar mağazasında satılıyordu.That was being sold at a dollar store.
Ricardo galibiyet için 500 Amerikan doları aldı.Ricardo got US$ 500 for winning.
Evinizi on bin dolara satın alacağım.I will buy your house for ten thousand dollars.
Tom üç yüz dolar dediyse, üç yüz dolar demek istedi.If Tom said three hundred dollars, he meant three hundred dollars.
Tom, Mary'ye üç dolar ve John'a otuz dolar verdi.Tom gave Mary three dollars and John thirty dollars.
Tom üç yüz bin dolara ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed three hundred thousand dollars.
Kasamda yaklaşık üç bin dolarım var.I have almost three thousand dollars in my safe.
Gerçekten sana üç yüz dolara mı mal oldu?Did that really cost you three hundred dollars?
Tom'un kirası aylık üç yüz dolar.Tom's rent is three hundred dollars a month.
Senin otuz bin dolar borcun var.You're thirty thousand dollars in debt.
Tom bunun için üç yüz dolar istiyor.Tom wants three hundred dollars for it.
Tom'un üç bin dolar borcu var.Tom is three thousand dollars in debt.
Sana onun için otuz dolar vereceğim.I'll give you thirty dollars for that.
Onların tanesi otuz dolar.They're thirty dollars each.
Tom'a bir dolar ver.Give Tom a dollar.
Tom bana 300 dolar verdi.Tom gave me $300.
Yargıç Tom'a üç bin dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined Tom three thousand dollars.
Hakim Tom'u üç bin dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined Tom three thousand dollars.
Otuz dolar yeter mi?Will thirty dollars be enough?
Otuz dolar yetecek mi?Will thirty dollars be enough?

İlgili Sayfalar