dolar ile cümle
dolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O kitabın fiyatı beş dolar.The price of that book is five dollars.
Bankadan bir milyon dolar ödünç aldığın doğru mu?Is it true that you borrowed a million dollars from the bank?
O umut verici bir işte iki yüz dolarlık yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a promising business.
Üye olmayanlar elli dolar daha ödeyecek.Non-members pay 50 dollars more.
Bir pound beş dolardı.A pound was five dollars.
Bu, 64.000 dolarlık bir sorudur.That's the sixty-four thousand dollar question.
"İşte bir dolar. Git ve bir fincan kahve al." "Bu yeterli değil.""Here's a dollar. Go and buy a cup of coffee." "That's not enough."
Bana yüz dolar ver.Give me a hundred dollars.
Tom Mary'ye yirmi dolarlık bir fatura uzattı.Tom handed Mary a twenty-dollar bill.
Şimdi dolar ne kadar?How much is the dollar now?
Neden Tom'a onun üç yüz dolar borçlu olduğunu söylemedin.Why haven't you told Tom that he owes 300 dollars?
Ben sadece üç bin dolar yaptım.I just made three grand.
Tom'un gerçekten ihtiyacı olan tüm şey yaklaşık on dolardı.All Tom really needed was about ten dollars.
Yaklaşık üç yüz bin dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred thousand dollars.
Son on dolarını bana vermene izin veremem.I can't let you give me your last ten dollars.
Sadece yüz dolara ihtiyacım var.I only need one hundred dollars.
Tayvan doları değer kazandı ve Tayvan ihracatının düşmesine neden oldu.The Taiwanese dollar appreciated, causing Taiwanese exports to slump.
Onun borcu yüz dolara ulaştı.His debt reached a hundred dollars.
Bir dolar istiyorum.I want a dollar.
Yirmi dolarımı geri istiyorum.I want my 20 dollars back.
Tom bir milyon dolar istedi.Tom wanted a million dollars.
Tom bana gitarın için sadece iki yüz dolar istediğini söyledi.Tom told me you only want two hundred dollars for your guitar.
O disk on dolara mal oldu.That disc cost ten dollars.
Kitap için bana bir dolar ver.Give me one dollar for the book.
Bu kitabın maliyeti beş dolar.The book costs five dollars.
Kitabın maliyeti beş dolar.The cost of the book is five dollars.
Sadece iki dolarımız var.We have only two dollars.
Bizde sadece iki dolar var.We have only two dollars.
Bu dolarları değiştirir misin?Can you change these dollars?
Dolar için döviz kuru nedir?What is the exchange rate for the dollar?
Dolar kuru ne kadar?What is the exchange rate for the dollar?
Kitap dört dolar.The book costs 4 dollars.
Keşke bir milyon dolarım olsa.I wish I had a million dollars.
İki milyon dolarlık ceza tazminatı ödüyoruz.We award punitive damages in the amount of two million dollars.
Yargıç onu beş dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined him five dollars.
Şirketin milyonlarca dolarlık bir sermayesi var.The company has a capital of a million dollars.
Bana dolar olarak karşılığını ver.Give me the equivalent in dollars.
Sadece üç dolarım kaldı.I have just three dollars left.
Tüm ihtiyacımız olan iki yüz dolardı.Two hundred dollars was all we needed.
Buna üç yüz dolara sahip olmana izin verebilirim.I can let you have this for three hundred dollars.
Evsiz bir adama yirmi dolar verdim.I gave a homeless man twenty dollars.
Yaklaşık üç yüz dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred dollars.
13 milyon dolarım var.I have 13 million dollars.
Birkaç dolarım var.I have a few dollars.
İlk milyon dolarımı zaten kazandım.I've already made my first million dollars.
Cüzdanımda otuz dolarım var.I've got 30 dollars in my wallet.
Cebimde tam on üç dolarım var.I've got exactly 13 dollars in my pocket.
Nakit üç yüz dolarım var.I have three hundred dollars in cash.
Üç milyon dolarım var.I have three million dollars.
Sanırım bana on dolar borçlusun.I think you owe me ten dollars.
Az önce Tom'a 30 dolar verdim.I just gave Tom 30 dollars.
Dolar ve euro arasındaki dönüştürme oranını biliyor musun?Do you know the conversion rate between dollars and euros?
Ben sadece yüz dolar kaybettim.I just lost a hundred dollars.
Sadece üç yüz dolara ihtiyacım var.I just need three hundred dollars.
Ben sadece sana yaklaşık üç yüz dolar biriktirdim.I just saved you about three hundred dollars.
Neredeyse üç bin dolardan fazla para harcadım.I just spent over three thousand dollars.
Sadece otuz dolar istedim.I just wanted thirty dollars.
Saatte on üç dolar kazanırım.I make thirteen dollars an hour.
Ona bin dolar borçluydum.I owed him a thousand dollars.
Üç yüz dolara daha ihtiyacım var.I need another three hundred dollars.