Ana içeriğe geç
Sözlük

dolandırıcı ile cümle

dolandırıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Plan bir dolandırıcılık başyapıtıydı.The plan was a masterpiece of fraud.
O dolandırıcılıktan suçludur.She is guilty of fraud.
Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Tom bir dolandırıcı değildir.Tom isn't a crook.
Onlar bu kentin dolandırıcı dolu olduğunu söylerler.They say this town is full of cozenage.
O büyük bir dolandırıcılığa katıldı.He took part in a big scam.
Dolandırıcı yakalandı.The impostor has been caught.
Bizim toplumumuzda, hem onurlu insanlar hem de dolandırıcılar vardır.In our society, there are both honorable people and swindlers.
Onun babası bir dolandırıcı.His father is an impostor.
Tom Nijeryalı dolandırıcılar tarafından dolandırıldı.Tom was scammed by Nigerian scammers.
Tom, 419 dolandırıcılığı kurbanıydı.Tom was the victim of a 419 fraud.
Bu bir dolandırıcılık.This is a scam.
O bir dolandırıcı ve bir yalancı.He's a cheat and a liar.
Tom dolandırıcıdır.Tom is deceitful.
Sen dolandırıcısın.You're deceitful.
Tom dolandırıcı.Tom is sharp.
O hep dolandırıcılıkla uğraşıyor.He's always involved in scams.
Tom bir dolandırıcı.Tom is a con man.
Bir dolandırıcı gibi hissediyorum.I feel like an impostor.
Dün Mary, yatırım dolandırıcılığı nedeniyle iki yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı.Yesterday Mary was sentenced to two years eight months in jail for investment fraud.
Tom Mary'yi bir dolandırıcı olarak ortaya çıkardı.Tom exposed Mary as a fraud.
Akademik dolandırıcılık, çoğu insanın düşündüğünden muhtemelen daha yaygındır.Academic fraud is probably more common than most people think.
Bir dolandırıcı ile ilişkin vardı.You had dealings with a crook.
Dan parasını bir dolandırıcıya kaybetti.Dan lost his money to a swindler.
Banker dolandırıcılık suçundan hapse girdi.The banker went to jail for fraud.
Dan bu çevredeki tek dolandırıcıdır.Dan is the only rogue around here.
Dolandırıcı Tom'du.The crook was Tom.
O bir dolandırıcı olmalı.She must be a swindler.
Açıkçası bu bir dolandırıcılık.Clearly, it's a fraud.
Elbonia dolandırıcı bir millettir.Elbonia is a rogue nation.
O bir dolandırıcı.He is a rogue.
Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.Many politicians were accused of corruption, voter fraud and theft of public money.
Gerçek şu ki, o bir dolandırıcıdan başka bir şey değildir.The truth is, he is nothing other than a deceiver.
Dürüstlük koltuk değneği üzerinde bir dilenci; dolandırıcılık taçlı bir prensestir.Honesty is a beggar on crutches; roguery is a princess with a crown.
Ben bir dolandırıcı değilim.I am not a crook.
Doktor bir dolandırıcıydı.The doctor was a fraud.
FBI, dolandırıcılık yüzünden Leyla'yı ev hapsinde tuttu.The FBI had Layla under house arrest for fraud.
Tom genellikle bir dolandırıcı olarak oynar.Bu onun sihirbaz olarak oynadığı ilk zamandır.Tom typically plays as a rogue. This is his first time playing as a wizard.
Tom bir dolandırıcı değildi.Tom wasn't a crook.
Sami dolandırıcıları çeken bir mıknatıstı.Sami was a magnet for scammers.
Sami dolandırıcılar için bir mıknatıstı.Sami was a magnet for scammers.
Tom bir dolandırıcı, değil mi?Tom is a crook, isn't he?
O satıcıdan ziyade dolandırıcı biri.He's more of a swindler than he is a salesman.
1991 yılında, Degermark dolandırıcılık ve saldırı suçundan 14 ay hapis cezasına çarptırıldı.In 1991, Degermark was sentenced to 14 months in prison for fraud and assault.
Dolandırıcı bu iletişim yöntemini güven kazanmak daha sonra da para istemek için kullanır.The scammer uses this communication to gain confidence, then asks for money.
Cartes 1989 yılında yedi ay boyunca para dolandırıcılığı suçundan hapse atıldı.Cartes was imprisoned on charges of currency fraud for seven months in 1989.
Hataların, bilgi aşırı yüklenmesinin ve dolandırıcılıkın ortaya çıkması olasılığı vardır.There is potential for the introduction of errors, information overload, and fraud.
Helena Bonham Carter ve Sacha Baron Cohen han sahibi dolandırıcı çift Thénardierleri oynuyorlar.Helena Bonham Carter and Sacha Baron Cohen as the Thénardiers, a pair of swindling innkeepers.
Lois Peter'dan kızına yeni bir gözlük alabilmek için parayı dolandırıcıdan geri almasını ister.Lois tells Peter that he needs to recover the money to buy their daughter a new pair of glasses.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.One of them cheated.
Enron bununla birlikte kurumsal dolandırıcılığın ve bozulmanın en iyi bilinen örneği olmuştur.Enron has since become a well-known example of willful corporate fraud and corruption.
Dolandırıcılık amacıyla oluşturulmuş kurgusal ülkeler de bulunmaktadır.We have others who are ready for litigation.
Dolandırıcı kurbana ilgi duyduğu belirtip çekici bir insanın resimlerini gönderir.The relief depicts a male figure facing right.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Brujon – A robber and criminal.
FDA, "büyük ölçüde dolandırıcılık" olduğuna karar verdi.The FDA concluded that they were dealing with a "fraud of the first magnitude".
İnternet dolandırıcılığı.Internet Crime.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.They conducted a credit card fraud that netted them over 10 billion dollars.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.That swindler is a regular here.
Aslında her gün haberlerde dolandırıcılara dair örnekler görüyoruz.In fact, every day when we open the news we see examples of people cheating.
Aslında bu klasik bir dolandırıcılık olan "güvercin düşürme"ydi ve ben de güvercindim.So this is a classic con called the pigeon drop, and I was the pigeon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod