Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.И он исполняет свои функции до тех пор, пока не истечет его президентский срок.
Şarkı dilden dile dolanıyordu.Язык существовал только как музыка.
Burlanmak, gezmek dolanmak demektir.Обезоруживать—Обкататься.
Böylece kap dolana kadar devam edilir.Во всяком случае, пока не кончатся деньги.
Tavşan delikten çıkıyor, Ağacı dolanıyor, ve deliğe geri giriyor.Итого: кролик вылезает из норы, оббегает вокруг дерева и залезает обратно в нору.
Dolandırıcı ve maceraperest.Стервочка и интриганка.
Ender vakalarda bir kişide tek bir koroner arter bulunabilir, bu aorta kökünün etrafında dolanır.В редких случаях наблюдается единственная коронарная артерия, огибающая корень аорты.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Имелись сообщения о предполагаемом мошенничестве.
Fırıncılar, dolandırıcı olarak ün salmamak için kimi zaman 12 ekmek fiyatına 13 ekmek verirlerdi.ويمكن للخباز أن يعطي 13 رغيف من الخبز بسعر 12 رغيف، للتاكيد على أنه لا يعرف الغش.
Kapı kapı dolanarak ev sakinlerinden yardım dilenme.سموا الباب دروازے روضہ.
Solucan birkaç haftanın ardından bir çubuğa dolandırılarak yavaşça çıkarılabilir.قد يمكن إزالة الدودة ببطء على مدى بضعة أسابيع عن طريق لفها على عصا.
Dolandırıcılık, en genel anlamıyla aldatma amacı ile yapılan kasıtlı eylemdir.القصد أمر بالغ الأهمية فيما يتعلق بالخداع.
Uzun boylu, sarışın, mavi gözlü. ^ Wallace, Daniel; Dolan, Hannah, ed. (2010).باتمان (كتاب قصص مصورة) Wallace, Daniel; Dolan, Hannah, ed.
Dolandırıcı ve maceraperest.تحفة الألباب ونخبة الإعجاب.
İnternet dolandırıcılığı.جرائم التزوير الإلكترونية.
Rick, Shane'in samanlık civarında dolandığını görür.Gil sente que a esfera está próxima.
Ancak, OneCare için virüs tanımları ve desteği, bir abonelik süresi dolana kadar devam eder.No entanto, as definições de vírus e suporte para o OneCare continuariam até uma caducidade expirar.
Biraz dengesizlerdir ve genellikle ilk önce dışarıdan dolanırlar.De certo modo irracionais, costumam destruir o que há pela frente.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Realmente preferiria que você não andasse por aí contando às pessoas que eu falo com você.
Kuantum dolanmasına dayanan teknolojiler günümüzde gelişmektedirler.Tecnologias baseadas no entrelaçamento quântico estão atualmente em desenvolvimento.
"Only Love Survives" (Türkçe: Sadece aşk hayatta), Ryan Dolan tarafından seslendirilen şarkı.Only loves survives é uma canção do cantor Ryan Dolan.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Pois por alguma razão a nave não iria se juntar à estação.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Íncubo (Folclore medieval) – demônio noturno masculino e estuprador.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.Na verdade, trata-se de um impostor.
İş bulmak, para kazanmak, karınlarını doyurmak için dolanırlar.Ali enganava-os prometendo trabalho e comida.
Güneş, yerin etrafında dolanırken, Vaiya'nın su kesiminden geçerdi ve o zamanlar Vaiya'nın suları ısınırdı.O Sol passa através de Vaiya no seu caminho em todo o mundo, o aquecimento é à medida que passa.
Mommy, Xavier Dolan tarafından yönetilen 2014 yapımı bir Kanada filmidir.Mommy é um filme canadense de 2014, do gênero drama dirigido por Xavier Dolan.
Jake(Rock) hem bir dolandıcıdır, hem de pek iyi bir hayatı yoktur.Jake Jake é um esquiador que não aparece muito frequentemente.
Bu yıldızlar, her 480 yılda bir birbirlerinin çevresinde dolanırlar.Estas estrelas orbitam uma em redor da outra a cada 44,6 anos.
Ay'ın Yer çevresindeki dolanımını tamamlaması için geçen süre.Mês é o tempo aproximado necessário à lua para efetuar uma volta ao redor da terra.
Eski pasaportlar süreleri dolana kadar hala kabul edilebilir.Os modelos antigos do passaporte alemão ainda podem ser usados desde que estejam na validade.
Elbette böyle bir iş yoktur ve dolandırıcı gönderilen paraya el koyar.Niets is minder waar, de leugenaar verdient er geld aan.
Dolandırıcılar hileli işlemler yapmak için kredi kartı bilgilerini kullanırlar.Handelsinformatiebureaus maken gebruik van credit scoring om een kredietprofiel op te stellen.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Ik heb echt liever niet dat je... rondbazuint tegen anderen dat ik met je praat.
Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.In de tussentijd zal de zittende president zijn ambt voortzetten.
Solucan birkaç haftanın ardından bir çubuğa dolandırılarak yavaşça çıkarılabilir.De worm kan in de loop van enkele weken worden verwijderd door deze om een stokje te rollen.
Dolanan ark aletleri tehlikelidir.Zelfgemaakte explosieven zijn riskant.
Piccard, aynı zamanda dünyanın etrafını hiç durmadan balonla dolanan uçuşun yardımcı pilotuydu.Piccard realiseerde als eerste een non-stop ballonvaart rond de wereld.
Yerel dolandırıcılıklar sıklıkla çevrimiçi çöpçatanlık servislerinde birisiyle tanışmayı içerir.Vaak treden de stadsbeiaardiers bij elkaar op in een soort uitwissellingsronde.
İkili, birbiri etrafında yaklaşık 14 günde bir dolanmaktadır.De loge komt eens in de veertien dagen bijeen.
Grup şarkıyı söylerken oyuncularda etraflarında dolanıp, dans eder, şarkı söyler ve enstrüman çalmaya çalışır.Widzimy w nim, jak członkowie zespołu tańczą, śpiewają, jeżdżą samochodem i próbują poderwać młodą kobietę.
Muhtemelen bu gezegen sisteminde dışarıda dolanan bir üçüncü gezegen daha vardır.Prawdopodobnie w systemie tym istnieje również druga planeta.
Ve Sindona dolandırıcılıkla suçlandı.Grupa została oskarżona o oszustwo.
Cartes 1989 yılında yedi ay boyunca para dolandırıcılığı suçundan hapse atıldı.W połowie 1989 roku Luhti został aresztowany za oszustwa podatkowe.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.Zatem ktoś próbuje dokonać oszustwa.
Bu iki yıldızın birbirleri çevresindeki dolanımı yaklaşık 2.500 yılda tamamlanır.Obie pary gwiazd okrążają się wzajemnie w czasie co najmniej 3700 lat.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Podejrzewano go o zdradę interesów Florencji.
Enron bununla birlikte kurumsal dolandırıcılığın ve bozulmanın en iyi bilinen örneği olmuştur.Enron har sedan dess blivit ett välkänt exempel på avsiktligt företagsbedrägeri och korruption.
Dolan, eşcinseldir ve bunu yarı otobiyografik filmi Annemi Öldürdüm filminde açıklamıştır.Dolan är homosexuell och har beskrivit Jag dödade min mamma som delvis självbiografisk.
Bu yıldızlar, her 480 yılda bir birbirlerinin çevresinde dolanırlar.Stjärnorna fullbordar ett varv runt varandra på knappt åttio år.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.För andra betydelser, se Petäjäkari.
Göktürk ordusu ise Kögmen Ormanı'nı dolanarak geri döndü.Danskarna fortsatte in i Hällaskogen.
Dolandırıcı ve maceraperest.Spökranchen och andra äventyr.
"Only Love Survives" (Türkçe: Sadece aşk hayatta), Ryan Dolan tarafından seslendirilen şarkı.Only Love Survives är en låt med den irländska sångaren Ryan Dolan.
55 Cancri her 18 saatte yıldızın yörüngesinde dolanımını tamamlıyor.55 Cancri e är väldigt nära sin stjärna; den gör ett varv runt sin stjärna på 18 timmar.
Bu gezegenin kütlesi Dünya’nın 5 katı ve ata yıldızını yaklaşık 10 yılda dolanmaktadır.Alla fem planeterna kretsar runt sin stjärna på under tio dagar.
Bu durum dolandırıcıların hırsızlıktan elde ettiği parayı aklamak istemesi de olabilir.Для цього потрібні були гроші, які вони заробляють крадіжками.
Erişim tarihi: 3 Eylül 2014. ^ Dolan, Jon.Процитовано September 3, 2014. Dolan, Jon.
Sol tarafa çeken bir yük için, uç sağa doğru 5 dolanır...Розглядаючи зліва направо : 2.
Salerno, büyük bir dolandırıcılık planlamaktadır.У Феррана визріває грандіозний план пограбування.