Sabah sabah, yüzünü bile yıkamadan etrafta mı dolanıyorsun?Où étais-tu en train de traîner de bonNmatin sans même t'être lavé le visage ?
Sabah sabah, yüzünü bile yıkamadan etrafta mı dolanıyorsun?Δεν έχεις πλύνει το πρόσωπο σου, αλλά που ήσουν από το πρωί;
Sabah sabah, yüzünü bile yıkamadan etrafta mı dolanıyorsun?انت لم تغسلي حتى وجهك, اين ذهبت في هذا الوقت المبكر؟
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Cały dzień włóczyła się po wiosce w samej bieliźnie.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Dan sepanjang hari dia berkeliling hanya dengan memakai celana dalam.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.De hele dag liep ze rond in slechts haar ondergoed.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.E passava o dia inteiro só com roupa interior vestida.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.És nap mint nap csak az alsóneműjében sétált.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Et toute la journée, elle se promenait en sous-vêtements.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.그리고 그애는 하루 종일 속옷만 입고 돌아 다녔죠.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Og hele dagen gik hun rundt kun i sit undertøj.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Se ne andava in giro tutto il giorno in mutande.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Sie lief den ganzen Tag nur in ihrer Unterwäsche herum.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Şi toată ziua se plimba doar cu lenjeria pe ea.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Todo el tiempo deambulaba en ropa interior.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Và cả ngày, cô đi vòng vòng với duy nhất bộ đồ lót trên người.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Тя се разхождаше по цял ден само по бельо.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Целыми днями она ходила только в нижнем белье.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.Цілими днями вона розходжувала в одній спідній білизні.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.ולאורך כל היום מסתובבת רק בתחתוניה.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.وطوال اليوم تتجول .فقط في ملابسها الداخلية
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.うろつきまわっていました 「あの子は誰ですか?」と私が尋ねると
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Chắc hẳn có một tin đồn nào đó.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Ci devono essere dei pettegolezzi divertenti che si stanno diffondendo.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Coś zabawnego się szykuje.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Det måste vara roliga rykten som går runt.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Es muss Spaß machen Gerüchte zu hören.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Il doit y avoir une rumeur amusante qui court.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Pasti ada gosip menyenangkan yang terjadi di sekitar.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Po škole asi kolujú nejaké klebety, čo?
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Trebui sa fie un zvon amuzant care circula .
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Πρέπει να υπάρχει κάποια αστεία φήμη που κυκλοφορεί.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Сигурно обикаля забавен слух?
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.Там, должно быть, весело, такие слухи вокруг.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.لابد أن هنالك إشاعة مرحة تدور في الأرجاء
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.うちの学校の学生なんだけど 片思いの男を置いて
"Şahıs" hep zamana dolanmış olma özelliğini taşır.Come te stesso, è molto difficile, anche l' "io" trova molto difficile
"Şahıs" hep zamana dolanmış olma özelliğini taşır.Y no hablemos del Ello el Ello se caracteriza por estar atrapado en el tiempo
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.왜냐하면 남성들이 유리 천장을 만들어 놓고 그 위에 있는 사악한 사기꾼들로 보기 때문입니다.
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.Потому что мужчины представляются бесчестными обманщиками, которые устанавливают этот "стеклянный потолок".
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.כי הגברים הם אותם נוכלים ערמומיים, שם למעלה, שהניחו את תקרת הזכוכית הזו.
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.敵対的なものになってしまったのです そして我々女性はいつもガラスの下階に追いやられます
Seçimin DolanmasıSvevende utvalg
Sen niye böyle dolanıyorsun?-Jag har varit i Stockholm.
Sen niye böyle dolanıyorsun?- Miksi matkustelet tällä lailla?
Sen niye böyle dolanıyorsun?Pourquoi tous ces voyages ?
Sen niye böyle dolanıyorsun?- Wieso reist du hier herum.
Sen niye böyle dolanıyorsun?- Wieso reist du hier herum.
Sen niye böyle dolanıyorsun?¿Y qué haces iendo y viniendo de esta manera?
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Acum de ce fugi de colo-colo spunand acest lucru care este evident?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?De áruld már el, minek futkosol itt körbe ezt a nyilvánvaló dolgot hirdetendő?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Dlaczego chodzisz i powtarzasz tę oczywistość?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Kenapa tidak Anda katakan saja demikian?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?왜 그렇게 뻔한 얘기만 하며 돌아다니니?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Perché continui ad insistere nel voler dire una cosa così ovvia?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?¿Pero por qué razón andas diciendo algo tan evidente?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Porque é que andas a dizer uma coisa tão óbvia?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Pourquoi cours-tu donc partout pour dire cette chose évidente ? "
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Prečo len tak pobiehaš a hovoríš očividné veci?"
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Proč tedy všude kolem hlásáš tak samozřejmé věci?"