dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birbirine daha yakın dolanan cisimler için bu böyle değildir.However, it is not particularly similar to any of its closest relatives.
Kimseyi dolandırmadım, haksız kazanç sağlamadım.I have wronged none, I have done no evil.
Sputnik Planum, sonradan uçucu buzlarla dolan bir çarpış havzası olarak meydana gelmiş olabilir.Sputnik Planitia may have originated as an impact basin that subsequently collected volatile ices.
Fakat dolandırma işi ilgisini çekiyor ve Sawyer'dan bunu kendisine de öğretmesini istiyor.Cassidy is also intrigued, and asks Sawyer to teach her how to con someone.
FDA, "büyük ölçüde dolandırıcılık" olduğuna karar verdi.The FDA concluded that they were dealing with a "fraud of the first magnitude".
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.The premolars and molars are at the back of the mouth.
İnternet dolandırıcılığı.Internet Crime.
Kaynak: Forbes Dergisi. ^ Dolan, Kerry A. (March 7, 2012).Dolan, Kerry A. (7 March 2012).
Düğün arabaları köyü dolanıp damat evine gitmektedirler.Bicycle sharing services are coming to the village.
24 yaşındaki hırslı broker birçok yatırımcıyı dolandırdı.The 24-year-old specialises in jumping events.
Böylece kap dolana kadar devam edilir.We'd keep going until the money ran out.
Göktürk ordusu ise Kögmen Ormanı'nı dolanarak geri döndü.But the timid people force Varna back into the forests.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.I found a boy from the local orphanage wandering around the front line.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.I've only been following for the past few years.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.They conducted a credit card fraud that netted them over 10 billion dollars.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.This is a measurement we obtained a few years ago from a Mars-orbiting satellite called Odyssey.
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Now why are you just wandering around saying this obvious thing?"
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.And we'll wind in the target.
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?You walk through the building to see how it is?
Ve helikopterle iki hafta boyunca dolandık durduk.And we hung around with a helicopter for two whole weeks.
Bazen para için insanları dolandırır.Sometimes scams people for money.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.The nitrogen sort of floats around in our blood and tissues.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.The word "addiction" is thrown around.
Dolandýrýcýlýđýn dik alasý. Ýngiltere'deki yayýmcýlardan biri geçen yýl 3 milyar dolar kar etti.One publisher in Britain made a profit of three billion dollars last year.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.That swindler is a regular here.
O dolandirici salak degil.The swindler is not an idiot.
Bizi dolandırmaya nasıl cürret edersin?How dare you con us?
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.It involves light cones and quantum entanglement, and I don't really understand any of that.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Me and my colleagues at Independent Diplomat went around the U.N. Security Council.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.A good citizen was scammed by swindlers and has incurred damages.
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?How long are you just going to chase her?
Peşinde dolanma.Don't just chase her.
Dolandýrýcýydý benim babam Ezel. Gerçekten mi?My father used to be a swindler, Ezel
Dolandýrmadýđýmýz ţehir, kasaba kalmamýţtýr.There was no city or town that we didn't swindle
Uçurtma gibi süzülüyor. ya da dolanıyor.We fly people on wires, like this.
Aslında her gün haberlerde dolandırıcılara dair örnekler görüyoruz.In fact, every day when we open the news we see examples of people cheating.
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.So we just walked around, and we met a woman, and I showed her my book.
Bir motoru vardı, etrafta dolanıyordum.I had one with a motor I could drive around.
Böcekler çevremizde dolanan altı bacaklı hayvanlardır.Insects are animals that walk around on six legs.
Aslında bu klasik bir dolandırıcılık olan "güvercin düşürme"ydi ve ben de güvercindim.So this is a classic con called the pigeon drop, and I was the pigeon.
Dolanmam için şehrin sokaklarındaWalk around the city streets
Ve aç gözlülük ve gurur dikkatsizlik söz konusu olduğunda sıkıca birbirine dolanmıştır.And greed and hubris are intimately intertwined when it comes to recklessness.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Well, so I looked at these things called Brownian motion -- just goes around.
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""I feel gypped out of something awesome here."
Gerçekten daha fazla lafı dolandırmaya gerek yok,There really isn't much reason to beat around the bush,
Bana baktı, ben de gülümsedim ve sonra gözlerine dolan yaşları gördüm.And he looked at me, and I smiled, and then I saw the tears start welling up in his eyes.
Manyetik alan çubuğun arkasından dolanıp ön tarafa doğru gelir sonra tekrar arkaya doğru gider.So the magnetic field would go behind and in front and it goes like that.
Çemberin çevresini dolanabilirsiniz.And you could keep going around the circle.
Bu değerleri çemberin çevresinde dolanarak bulabilmeniz gerekiyor.And you should be able to figure out all of these values going around the unit circle.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.If you ever have that thought ricocheting in your brain, it will hurt a lot.
Neden orada dolanıyorsun?Why hang around here?
Yani bir kez daha çemberin etrafında dolanmış oluyoruz.So once again, I mean we've gone around the circle once.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.They deceive these people, costs them a lot of money, cost them a lot of emotional anguish.
Tüyü bıraktığınız zaman kalemin etrafına dolanacak ve vazonun düşmesine engel olacaktırAnd when you let go of the feather, it wraps around the pencil, breaking the fall of the vase.
Odaklanamıyor ama etrafta dolanıp insanları canlandırmayı çok seviyor" demedi.He can't focus, but he loves walking around and getting people energized."
Yoksa bugün ortalıkta dolanan bu kadar çok sayıda Taylandlı olmazdı.Otherwise there wouldn't be many Thais walking around today.
Aklında binbir tilki dolanıyor değil mi ? çok cingözsün ! Ya sen ?Thousand foxes wandering your mind, isn't it? how about you ?
Bazen de tepelerde dolanırım. Birkaç şey buldum.And I wander about the hills, and I have found a few things.
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.There must be a fun rumor going around.
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.Eventually, you need that tool set but at first it really gets in the way.

İlgili Sayfalar