İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Ved Tro faldt Jerikos Mure, efter at de vare omgåede i syv Dage.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Ved tro falt Jerikos murer, da de hadde gått omkring dem i syv dager.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Věrou zdi Jericha padly, když je obcházeli za sedm dní.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Vierou padly múry Jericha, keď ich obchádzali za sedem dní.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Wiarą mury Jerycha upadły, gdy je obchodzono przez siedm dni.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Δια πιστεως επεσον τα τειχη της Ιεριχω, αφου εκυκλωθησαν επι επτα ημερας.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Верою пали стены Иерихонские, по семидневном обхождении.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Вірою стїни Єрихонські попадали, після семидневних обходин,
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Но всички тия, ако и да бяха засвидетелствувани чрез вярата им, пак не получиха изпълнението на обещанието,
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.באמונה נפלו חומות יריחו אחרי הקיפו אותן שבעת ימים׃
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.بالايمان سقطت اسوار اريحا بعد ما طيف حولها سبعة ايام.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.以 色 列 人 因 著 信 、 圍 繞 耶 利 哥 城 七 日 、 城 牆 就 倒 塌 了
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.以色列人 因 著信 、 圍繞 耶利哥城 七 日 、 城牆 就 倒 塌了
Kimileri, slot makinelerinin bir tür dolandırıcılık olduğunu düşünür.Някой биха казали, че ротативките са друг вид измама.
Kimileri, slot makinelerinin bir tür dolandırıcılık olduğunu düşünür.他のクスリと同じように、
Kosinüsü veya sinüsü bulabiliriz, eğer çemberin çevresini dolanacak olursak bir milyon açıya ulaşabiliriz.Puoi calcolare il seno e il coseno di, sai, 1 milione di gradi e continui a girare intorno al cerchio.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Ale keď vyjde nečistý duch z človeka, chodí po miestach, kde nieto vody, hľadajúc odpočinutie a nenachádza,
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Cuando el espíritu inmundo ha salido del hombre, anda por lugares secos buscando reposo, y no lo encuentra
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Duhul necurat, cînd a ieşit dintr'un om, umblă prin locuri fără apă, căutînd odihnă, şi n'o găseşte.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Kadar pa zapusti nečisti duh človeka, hodi po suhih krajih in išče pokoja, in ga ne najde.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Když pak nečistý duch vyjde od člověka, chodí po místech suchých, hledaje odpočinutí, ale nenalézaje, dí:
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Khi tà ma ra khỏi một người, thì nó đi đến nơi khô khan kiếm chỗ nghỉ, nhưng kiếm không được;
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Khi tà_ma ra khỏi một người , thì nó đi đến_nơi khô_khan kiếm chỗ nghỉ , nhưng kiếm không được ;
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.더러운 귀신이 사람에게서 나갔을 때에 물 없는 곳으로 다니며 쉬기를 구하되 얻지 못하고
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Kun saastainen henki lähtee ihmisestä, kuljeksii se autioita paikkoja ja etsii lepoa, eikä löydä.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Ora, havendo o espírito imundo saido do homem, anda por lugares áridos, buscando repouso, e não o encontra.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Quando lo spirito immondo esce da un uomo, se ne va per luoghi aridi cercando sollievo, ma non ne trova
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Когато нечистият дух излезе от човека, той минава през безводни места да търси покой, и не намира.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Когда нечистый дух выйдет из человека, то ходит по безводным местам, ища покоя, и не находит;
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.Як же нечистий дух вийде в чоловіка, то блукав по безвіддях, шукаючи відпочинку, та й не знаходить.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.והרוח הטמאה אחרי צאתה מן האדם תשטט במקמות ציה לבקש לה מנוחה ולא תמצאנה׃
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.اذا خرج الروح النجس من الانسان يجتاز في اماكن ليس فيها ماء يطلب راحة ولا يجد.
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.污 鬼 離 了 人 身 、 就 在 無 水 之 地 、 過 來 過 去 、 尋 求 安 歇 之 處 、 卻 尋 不 著
‹‹Kötü ruh insandan çıkınca kurak yerlerde dolanıp huzur arar, ama bulamaz.污 鬼離 了 人身 、 就 在 無水 之 地 、 過來過 去 、 尋求 安歇 之 處 、 卻尋 不 著
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.100억 불이 넘는 신용카드 사기를 저질렀습니다.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.100億ドルを超えます 毎年 2兆ドルの損害を世界経済に与えている -
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Au fraudat carduri de credit cu profituri de peste 10 miliarde de dolari.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Defraudacja kart kredytowych, którą przeprowadzili przyniosła im ponad 10 miliardów dolarów zysku.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Hanno diretto una frode sulle carte di credito che gli ha fruttato più di 10 miliardi di dollari.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Họ tiến hành hành vi lừa đảo thẻ tín dụng trị giá hơn 10 tỷ đô la.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Ils ont commis une fraude de carte de crédit qui leur a rapporté plus de 10 milliards de dollars.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Llevaron a cabo un fraude con una tarjeta de crédito que les dejó 10 mil millones de dólares.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Sie haben durch Kreditkartenbetrug über 10 Milliarden Dollar erschlichen.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Zij pleegden een credit-cardfraude die hen meer dan 10 miljard dollar opbracht.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Διεξήγαγαν μια απάτη πιστωτικών καρτών που τους καταλόγισε ζημιές άνω των 10 δισεκατομμυρίων δολαρίων.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Они совершили мошенничество с кредитными картами на 10 млрд долларов.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Те извършиха измама с кредитна карта, като откраднаха над 10 милиарда долара.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Шляхом шахрайства вони зняли з кредитних карток понад 10 мільярдів доларів.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.הם ביצעו הונאת אשראי שהניבה להם יותר מ-10 מיליארד דולר.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.قاما بعمليات إحتيال على بطاقات الإئتمان حققت لهم مكاسب فاقت ال10 مليار دولار.
Lafı dolandırıyorsun ve hala bana kim olduğunu söylemiyorsun.Csak kerülgeted a forró kását és nem mondod meg kiről van szó?
Lafı dolandırıyorsun ve hala bana kim olduğunu söylemiyorsun.Κάνεις υπεκφυγές και δεν μου λες ποιός είναι. Αχ!
Lafı dolandırıyorsun ve hala bana kim olduğunu söylemiyorsun.انت تدورين في حلقة مفرغة ولم تقول بعد من هو
Lafı dolandırmayacağım... ...çünkü açıkça söylesem de söylemesem de bir şey değişmeyecek.Nem kerülgetem a forró kását. Mert ugyanaz lenne az eredménye, ha nyíltan elmondanám, meg akkor is, ha nem.
Lafı dolandırmayacağım... ...çünkü açıkça söylesem de söylemesem de bir şey değişmeyecek.Γιατί είμαι ανυπόμονος και θα σου έλεγα το ίδιο πράγμα ακόμα και αν το έκανα έμμεσα.
Lafı dolandırmayacağım... ...çünkü açıkça söylesem de söylemesem de bir şey değişmeyecek.سأكون صريحا معك بما انني مستعجل سأطلب منك نفس الشيء, حتى ولو طرحت سؤالي بطريقة مختلفة
Lafı dolandırmayı bırak.Ne tereld a témát.
Lafı dolandırmayı bırak.Σταμάτα να αλλάζεις το θέμα.
Lafı dolandırmayı bırak.لا تغير الموضوع
Lafı dolandırmıyorum. Ciddiyim.Δεν αλλάζω το θέμα, μιλάω σοβαρά.