Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Makea on miehelle petoksella saatu leipä, mutta perästäpäin hän saa suunsa täyteen soraa.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Onrechtmatig verkregen goed smaakt aanvankelijk zoet, maar verandert tenslotte in een mondvol scherpe stenen.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Orättfånget bröd smakar mannen ljuvligt, men efteråt bliver hans mun full av stenar.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Pînea minciunii este dulce omului, dar mai pe urmă gura îi este plină de pietriş. -
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Sabroso es al hombre el pan mal adquirido; pero cuando haya llenado su boca, se convertirá en cascajo
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Sladek je možu prisleparjeni kruh, ali pozneje dobi polna usta peska.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Smaczny jest drugiemu chleb kłamstwa; ale potem piaskiem napełnione będą usta jego.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Sødt smager Løgnens Brød, bagefter fyldes Munden med Grus.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Suave é ao homem o pão da mentira; mas depois a sua boca se enche de pedrinhas.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Ο αρτος του ψευδους ειναι γλυκυς εις τον ανθρωπον μετα ταυτα ομως το στομα αυτου θελει γεμισθη χαλικων.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Сладок для человека хлеб, приобретенный неправдою; но после рот его наполнится дресвою.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.Хлябът спечелен с лъжа е сладък за човека; Но после устата му ще се напълнят с камъчета.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.ערב לאיש לחם שקר ואחר ימלא פיהו חצץ׃
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.خبز الكذب لذيذ للانسان ومن بعد يمتلئ فمه حصى.
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.以 虛 謊 而 得 的 食 物 、 人 覺 甘 甜 . 但 後 來 他 的 口 、 必 充 滿 塵 沙
Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir.以 虛謊 而 得的 食物 、 人覺 甘甜 . 但 後來 他 的 口 、 必 充滿 塵沙
Hırsızlık, dolandırıcılık... ...ve diğer suç faaliyetleri...lopásba, csalásba és különböző más bűncselekményekbe.
Hırsızlık, dolandırıcılık... ...ve diğer suç faaliyetleri...Κλοπή, απάτη...
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Ik zei: "Ik bestudeer niet wat er misloopt.
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Khi tro cốt của cháu đựơc mai táng, bà mẹ nói:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."심한 장애를 가졌던 그 아이는 간병인의 태만으로 인해 세상을 떠났습니다. 화장 후 재를 안치할 때, 그 어머니가 말했습니다.
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Lorsque ses cendres ont été inhumées, sa mère a dit,
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."Y en el entierro de sus cenizas, su madre dijo:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."У него была тяжёлая степень инвалидности. Он умер он недостатка ухода. Во время похорон его мать сказала:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."ילד בעל נכות קשה שמת בגלל רשלנות של מטפל. וכשאפרו נטמן, אמרה אימו,
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."طفل مصاب بإعاقة شديدة، ماتَ من جراء إهمال رعايته. وعندما دُفنَ رماده، قالت أمه:
"İki kere dolandırıldığım için af diliyorum, önce istediğim çocuğumu çaldılar şimdi de sevdiğim çocuğumu."遺灰を埋める時 母親はこう言いました 「2度に渡って奪われた罪を お赦しいただきたく 祈ります
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Dan gaat het over kegels en kwantumverstrengelingen, en die dingen begrijp ik niet echt.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Envolve cones de luz e emaranhamento quântico, e eu não percebo muito sobre isso.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Es kommen Lichtkegel vor und Quantenverwicklungen und ich verstehe nicht wirklich etwas davon.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Este ceva legat de conuri de lumină și încurcătură cuantică, și nu prea înțeleg nimic din acestea.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Ha a che fare con coni di luce e entanglement quantistico, e io non ci capisco niente.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Ils parlent de cônes lumineux, de liaisons quantiques, et ce sont des choses que je ne comprend pas vraiment.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Ini melibatkan kerucut cahaya dan keterkaitan kuantum, saya tidak begitu mengerti tentang semua itu.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.'빛원뿔', '양자얽힘' 뭐 그런 말을하는데 전 한마디도 이해를 못하죠.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Nó bao gồm dải sáng hình nón và chồng chập lượng tử, và tôi không hiểu hết chỗ đó.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Se trata de conos luminosos y conexiones cuánticas, y realmente no entiendo nada de eso.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Tartoznak ide fénykúpok, meg kvantumbonyodalmak, és ezek egyikét sem igazán értem.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.To się łączy ze stożkami czasoprzestrzennymi i ze stanem splątanym, a ja naprawdę nic z tego nie rozumiem.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Zahrnuje to světelné kužely a nějaké kvantové věci a opravdu nerozumím ani jednomu.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Περιέχει κώνους φωτός και κβαντική σύμπλεξη, και δεν πολυκαταλαβαίνω τίποτα από αυτά.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Тут використовуються світлові конуси та квантова заплутаність, і я насправді на всьому цьому не розуміюсь.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Тя включва снопове светлина и квантови оплитания, и аз не разбирам нито един от тях.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.Это что-то о световых конусах и квантовом связывании, и я в этом не разбираюсь.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.זה קשור לקונוסי אור ותסבוכת קוונטית, והאמת היא שאני לא מבין שום דבר מזה.
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.فكلامه يعتمد على مخاريط الضوء .. وميكانيكا الكم المتشابكة وانا لا افهم معظم هذا
Işık konileri ve kuantum dolanması içeriyorlar ve ben onlardan pek anlamıyorum.どれも私にはよくわかりません しかしこの地図ならわかります
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Bởi đức tin, các tường thành Giê-ri-cô đổ xuống, sau khi người ta đi vòng quanh bảy ngày.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Bởi đức_tin , các tường thành Giê-ri-cô đổ xuống , sau khi người_ta đi vòng_quanh bảy ngày .
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.C`est par la foi que les murailles de Jéricho tombèrent, après qu`on en eut fait le tour pendant sept jours.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Durch den Glauben fielen die Mauern Jerichos, da sie sieben Tage um sie herumgegangen waren.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Genom tron föllo Jerikos murar, sedan man i sju dagar hade gått runt omkring dem.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Hit által omlottak le Jérikónak kõfalai, midõn hét napig köröskörül járták.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.믿음으로 칠일 동안 여리고를 두루 다니매 성이 무너졌으며
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Pela fé caíram os muros de Jericó, depois de rodeados por sete dias.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Per fede caddero le mura di Gerico, dopo che ne avevano fatto il giro per sette giorni
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Por la fe cayeron los muros de Jericó después de ser rodeados por siete días
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Po veri je padlo zidovje Jeriha po sedemdnevnem obkroževanju.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Prin credinţă au căzut zidurile Ierihonului, după ce au fost ocolite şapte zile.
İsrailliler yedi gün boyunca Eriha surları çevresinde dolandılar; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı.Uskon kautta kaatuivat Jerikon muurit, sittenkuin niiden ympäri oli kuljettu seitsemän päivää.