Lafı dolandırmıyorum. Ciddiyim.انا لا اغير الموضوع انا جدي
Lafı dolandırmıyorum.Nem terelem a témát.
Manyetik alan çubuğun arkasından dolanıp ön tarafa doğru gelir sonra tekrar arkaya doğru gider.Así que el campo magnético iría detrás y en frente y va así.
Manyetik alan çubuğun arkasından dolanıp ön tarafa doğru gelir sonra tekrar arkaya doğru gider.Takže magnetické pole půjde zadem i předem, tímto směrem.
Manyetik alan çubuğun arkasından dolanıp ön tarafa doğru gelir sonra tekrar arkaya doğru gider.Така, магнитното поле отива отзад и отпред и изглежда ето така.
Manyetik alan çubuğun arkasından dolanıp ön tarafa doğru gelir sonra tekrar arkaya doğru gider.השדה המגנטי נמצא מאחורי התייל ולפניו, בצורה הזאת.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Asi sa niekde fláka, lebo je už prijatá na univerzitu.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Chị ấy có lẽ đang lười biếng Bây giờ chị ấy đã được nhận vào trường đại học!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Dia mungkin saja bermalas-malasan sekarang karena sudah diterima di universitas.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Elle se repose probablement ici et là maintenant qu'elle a été acceptée à l'université !
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Hon latar förmodligen sig nu i och med hon har blivit antagen i universitetet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Hun dovner sikkert rundt nu hvor hun er blevet accepteret af universitetet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Pewnie się gdzieś teraz włóczy kiedy ją już przyjęli na uniwersytet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Probabil ca pierde timpul prin prejur acum ca a fost acceptata la universitate!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Probabilmente starà oziando ora che é stata accettata all'università!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Sie rennt jetzt vermutlich herum, weil sie jetzt auf einer Uni aufgenommen wurde!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Ze waarschijnlijk rond aan het luieren nu dat ze geaccepteerd is in de universiteit!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Πιθανώς θα τεμπελιάζει τριγύρω τώρα που την πήραν στο πανεπιστήμιο!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Сигурно се шляе наоколо, сега като знае, че е приета в университет.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Теперь, когда её приняли в университет, она наверно мается ерундой!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!היא בטח מתבטלת כל היום בגלל שהיא כבר התקבלה לאוניברסיטה
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!أنها ربما تتكاسل الأن هي قد قبلت في الجامعة !ـ
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!あんた どこでそんな言葉 習ったの?!
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imaginaţi-vă că Moise vine acum, şi vede aceeaşi vacă, mergând pe stradă.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Immaginate che arrivi adesso Mosè, e veda
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.그 소를 봤다고 상상해보세요.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.la même vache marcher dans la rue.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.אותה פרה מסתובבת בכביש.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.نفس البقرة تتجول في الشارع.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.間違いなく こう言うでしょう
Neden birbirimizi dolandırmaya çalışıyoruz?De ce ne mai tachinăm unii pe alții ?
Neden birbirimizi dolandırmaya çalışıyoruz?¿Por qué nos estamos estafando los unos a los otros?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Kamu bisa pergi berkeliaran seperti ini?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Powinieneś tak cobie wędrować?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Trebuie sa hoinaresti asa?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Πρέπει να τριγυρίζεις έτσι;
Neden orada dolanıyorsun?Ce te invarti pe aici?
Neden orada dolanıyorsun?Kenapa kau berada disini?
Neden orada dolanıyorsun?Lượn đi lượn lại hả?
Neden orada dolanıyorsun?Minek lófrálsz itt?
Neden orada dolanıyorsun?Perchč te ne stai lė?
Neden orada dolanıyorsun?¿Por qué estamos aquí?
Neden orada dolanıyorsun?Proč se potuluješ okolo?
Neden orada dolanıyorsun?Que fais-tu ici ?
Neden orada dolanıyorsun?Защо се навърташ тук?
Neden orada dolanıyorsun?Чего здесь околачиваешься?
Neden orada dolanıyorsun?لماذا تتسكعين هنا؟
[neşeli caz müzik] Ben o zamanlarda, Roxbury'de kendimi 'küçük dolandırıcı' olarak adlandırırdım.> Ich selbst bezeichnete mich damals in Roxbury als kleiner Abzocker.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.تعلمون، أنه في رأسي، والأعضاء على ذقني، والأفكار تدور
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Cuộc đối thoại đang ở trong đầu tôi, tinh hoàn ở trước cằm, nhứng ý niệm nảy ra.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Dat gaat om in mijn hoofd, met testikels op mijn kin, en gedachten die rondspringen.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.És ez jár a fejemben, a herék az államon, a gondolatok meg csak úgy pörögnek.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.그것이 제 머리 속에 있었고, 고환들은 턱에 매달려 있었고요, 이런저런 생각들이 머리 속에서 돌아다녔습니다.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Ni vet, allt det där är i mitt huvud, testiklar på min haka, tankarna flyger omkring.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Quindi, questo è nella mia testa, i testicoli sono sul mio mento, i pensieri rimbalzano intorno.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Saben, eso está en mi cabeza, los testículos están en mi barbilla, los pensamientos brincan alrededor.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Ştiţi, asta era în capul meu, testiculele pe bărbie, gîndurile mi se învărteau haotic prin cap.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.To mi chodzi po głowie, jądra na brodzie, myśli się kłębią.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Tu vois, c'est dans ma tête, les testicules sont sur mon menton, mes pensées rebondissent partout.
Neyse aklımda bu var, çenemde testisler, düşünceler dolanıp duruyor.Wissen Sie, das geht mir durch den Kopf, als ich die Hoden an meinem Kinn habe, die Gedanken springen umher.