dolan ile cümle
dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Und wir werden den Köder einholen.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Vom lansa ţinta.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.We halen het lokaas binnen.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Y levantaremos la carnada. Y le pondremos una etiqueta acústica que dice:
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.Ще извадим нашата цел.
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.ואנחנו נניח את המטרה. ונמקם עלייה תג אקוסטי
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.وسوف نلف الهدف وسوف نضع بطاقة صوتية
Hedefin etrafında dolanacağız. ve akustik bir etiket koyacağız, akustik sonarlı.音響タグは "OMSHARK 10165"などと呼ばれ
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Amnesty International?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Czy oni wszyscy kłamią, oszukują nas - Amnesty international?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?- Mas, é claro!!! E o senhor diz que isso é mentira?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Mereka semua mengelabui, menipu kita... Amnesty International?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Mindegyik becsap minket, hazudik nekünk. Mint az Amnesty International?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?¿Nos están engañando, nos mienten? ¿Amnistía Internacional?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Seveda! Vsi nam lažejo? Vključno z Amnesty International?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Sie alle manipulieren uns, belügen uns - Amnesty International?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Stanno tutti ingannandoci, mentendoci? Amnesty International?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Všetci nás podvádzajú, klamú nám? Amnesty international?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Δηλαδή όλοι μας εξαπατούν, μας λένε ψέματα; Ακόμα και η Διεθνής Αμνηστία;
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Амнести интернешънал също ли?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?Все они надували нас, лгали нам - Международной Амнистии?
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü??האם כולם מרמים אותנו, משקרים לנו ?אמנסטי אינטרנשיונל
Hepsi bizi dolandırıyor, yalan mı söylüyorlar - Uluslararası Af Örgütü?アムネスティが中でやってます
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Deci, în fiecare secundă, jumătate din Biblioteca Congresului este plimbată prin mașinăria asta.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Dunque, ogni secondo, mezza Libreria del Congresso corre nella macchina. È una grande macchina.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Eli joka sekunnissa, puolet siitä viuhahtaa laitteen sisällä.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Entonces cada segundo, la mitad de la Librería del Congreso esta pasando por esta máquina.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Iedere seconde zwiert de helft van de Library of Congress rond in deze machine. Het is een grote machine.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Jede Sekunde schwirrt also die halbe Nationalbibliothek in dieser Maschine herum. Es ist eine große Maschine.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.그렇다면 의회도서관의 절반 정도가 이 기계 안에서 돌아가고 있는 셈이죠. 거대한 기계입니다.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Tehát másodpercenként a fél Kongresszusi Könyvtár átsuhan ezen a gépezeten.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Varje sekund så swischar halva Library of Congress omkring i den här maskinen.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Więc każdej sekundy połowa Biblioteki Kongresu przemieszcza się w tej maszynie.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Έτσι κάθε δευτερόλεπτο, το ήμισυ της βιβλιοθήκης του Κογκρέσου στροβιλίζεται σε αυτό το μηχάνημα.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Така всяка секунда половината библиотека на Конгреса се върти в тази машина. Това е една голяма машина.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.То есть каждую секунду половина Библиотеки Конгресса проносится через эту машину.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.אז כל שניה מחצית מספריית הקונגרס מרשרשת ביעף במכונה הזו, זו מכונה גדולה.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.أذن كل ثانية، نصف مكتبة الكونغرس تجري في هذه الآلة، أنها آلة ضخمة.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.マシンの中を駆け抜けているのです 巨大なマシンです 他にも計算してみました 1日のクリック数は1000億回で
Her şeyi orantılı çizmekle uğraşmayacağım... ...ama etrafında dolanan iki elektronu vardır.Có lẽ tôi ko nên vẽ theo đúng tỉ lệ nhưng nó có 2 electron bay xung quanh
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Alles wird, wie Richard Dawkins beanstandete, auf die Wirkung der Gene zurückgeführt.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Het draaide altijd, zoals Richard Dawkins klaagde, de hele tijd om genen.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.이것은 항상, 리차드 도킨스가 아주 오래전에 푸념했듯이, 항상 유전자로 귀착됩니다.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.On en revient toujours aux gènes, ainsi que s'en est plaint Richard Dawkins il y a un moment déjà.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Siempre volvía, como Richard Dawkins se quejaba hace ya tiempo, siempre volvía a los genes.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Si torna sempre lì, come si lamentava Richard Dawkins già così tanto tempo fa, si torna sempre ai geni.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Totul, se plângea şi Richard Dawkins cu ceva timp în urmă, totul se rezumă la gene.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.To wyjaśnienie zawsze powraca. Jak skarżył się Richard Dawkins dawno temu, to zawsze sprowadza się do genów.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Vždycky to skončí, jak si Richard Dawkins stěžoval tehdy dávno, vždycky to skončí zpátky u genů.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Винаги се стига, както се е оплаквал Ричард Доукинс толкова отдавна, винаги се стига пак до гените.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.Все возвращается, как сетовал Ричард Докинз давным-давно, сводится обратно к генам.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.הכל חוזר - כפי שהתלונן ריצ'רד דוקינס לפני זמן כה רב - הכל חוזר לגנים.
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.وهو يعود الى الوراء كما يقول ريتشارد داوكنز في الماضي، كان يعود الى الجينات
Her zaman konu dönüp dolanıp, Richard Dawkins'in de bir zaman önce yakındığı gibi genlerimize geliyor.いつも 遺伝子に戻ってきます ミーム学のポイントは「いや違う」ということです
Herzaman olduğu gibi bu sefer de beni dolandıramayacaksın bay güneşgözlüğü!Et pysty huijata vastaani herra aurinkolasit kokoajan
Herzaman olduğu gibi bu sefer de beni dolandıramayacaksın bay güneşgözlüğü!Non ti lascerò imbrogliare con me, signor occhiali-da-sole-tutto-il-tempo!
Herzaman olduğu gibi bu sefer de beni dolandıramayacaksın bay güneşgözlüğü!Oh não, não fique confuso senhor "Eu tenho meus óculos de sol o tempo todo"
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.A takhle se střídají každý týden bez jakéhokoli povolení.
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.Ανταλλάσουν κάθε εβδομάδα χωρίς καμία εξουσιοδότηση.
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.И това продължава всяка седмица, без разрешение.